“Sevdiğim yazarların başında Kafka ve Dostoyevski’yi sayarsak, Tutunamayanlar’ı okuyanlar için şaşırtıcı olmaz her halde” Oğuz Atay

oguz_atay“Amerikalı, Avrupalı, kendi dışındaki kültürleri sadece inceler; bizim samimiyetimiz ve sıcaklığımızla benimsemez… Dostoyevski’ye Tolstoy’a yaklaştığımız gibi yaklaşamaz. Biz Steinbeck’in pamuk ve şeftali toplayan işçileriyle birlikte acı çekeriz, Hamlet’in meselesine katılırız.”
Oğuz Atay

Dostoyevski’nin Oğuz Atay’ın kurmaca dünyası üzerinde derin bir etkisi olduğu, yapıtlarında yer alan açık ve örtülü göndermeler sayesinde açıkça biliniyor. “Sevdiğim yazarların başında Kafka ve Dostoyevski’yi sayarsak, Tutunamayanlar’ı okuyanlar için şaşırtıcı olmaz her halde”, diye belirtmiş kendisiyle yapılan bir söyleşide. Hem bu konuda yapılmış başkaca çalışmalar olduğundan hem de metinlerarası ilinti, tek bir romanla -özellikle de Ecinniler’le- sınırlı kalmayıp epeyce dağınık olduğundan Oğuz Atay romanı, okumakta olduğunuz çalışmanın kapsamına alınmadı. Fakat Yıldız Ecevit’in, Tutunamayanlarda Selim’in felsefi/ontolojik nedenden ötürü kendini öldürdüğü ve ölümünün Kirillov’un intiharına bağlanabileceği yorumuna katıldığımı belirtmek isterim:

“…Oğuz Atay kurmacasında bunalımın ulaştığı doruk intihar olgusudur. intihar, onun iki büyük romanının ana kişilerinin yaşam karşısındaki seçimleridir: Selim ontolojik nedenden ötürü kendini öldürür, Hikmet’in belirsiz ölümüne intihar gölgesi katılmıştır. Turgut ise toplumdan kaçarak intihar yolunu seçer. ‘Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. Hayatın yaşamak zahmetine değip değmediğine [ilişkin] bir yargıya varmak, felsefenin temel sorununa karşılık vermektir. Hiç kimsenin varlığın özüyle ilgili bir kanıt uğruna öldüğünü görmedim.’ Albert Camus’nün yukarıdaki saptamasının Oğuz Atay’ı derinden etkilediği su götürmez. En sevecen yaklaştığı roman kişisi olan Selim’in intiharını bu saptamanın ışığında hazırlar Atay: “Camus’nün ‘Ontolojik mesele yüzünden ölen kimseye rastlamadım’ sözünü okuyunca: ‘Biri bu yüzden ölmeli, intihar etmeli’ diye bağır[ır]’ Selim romanda. Oğuz Atay’ı yaşamının her döneminde etkilemiş olan Dostoyevski de Ecinnilerin Kirillov’unu Albert Camus’nün “üstün intihar” diye nitelendirdiği ontolojik/metafizik nedene dayanan bir intiharla ölüme gönderir; [Karamazov Kardeşlerde] Dimitri Karamazov’u örnek alan Kolya’ya da, ‘[k]eşke bir gün ben de kendimi gerçek uğruna feda edebilsem,’ dedirtir.”

Oğuz Atay okurlarının hatırlayacakları gibi, Yıldız Ecevit’in metninde sözü geçen Hikmet Tehlikeli Oyunlar’ın, Selim’le Turgut ise Tutunamayanların roman kişilerinden. Sürrealist bir ressamın fırçasından çıkan duygulu bir tabloyu şöyle aktarıyor Turgut romanda:

“Ressam, yakın arkadaşlarını çizmiş: hatıra fotoğrafı gibi bir şey. Bir kısmı oturmuş yere ön tarafta; bir kısmı da arkada ayakta duruyor. Sanki bir mektebi yeni bitirmişler de bahçeye çıkıp resim çektirmişler. Aralarına Dostoyevski’yi de koymuş ressam. Ben de onunla aynı özlemi duyuyorum. Böyle bir fotoğraf çektirmeyi ne kadar isterdim bilsen. Bu adamların bizden uzakta ve ölmüş olmalarına dayanamıyorum. Selim’in ölümüne dayanamadığım gibi.”
Turgut’un sözlerinde açığa çıkan duygusallık, Atay’ın Rus yazara olan sevgisinin, onun meselelerini ne denli benimseyip içselleştirdiğinin de göstergesi.

Yeşim Dinçer
Ecinniler Gölgesinde
Yordam Kitap

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme
Nazilerin Türkiye’yle büyümesi

Politik bir hareket olarak Anadolu’daki milliyetçi hareketle aynı anda faaliyete geçen Naziler, Türkiye’ye gıptayla bakıyordu. Onlar için şüphesiz en temel...

Kapat