“Suç ve Cezayı okuduktan sonra ilk kez, yeteneğim hakkında kesin bir kuşku duydum.” Albert Camus

Suç ve Cezayı okuduktan sonra ilk kez, yeteneğim hakkında kesin bir kuşku duydum. Ciddi olarak, bu işten vazgeçme olasılığını ölçüp tarttım. Her zaman yaratımın bir diyalog olduğuna inandım. Ama kimle? Saldırının eleştiri yönteminin yerine geçtiği, ilkesi vasat bir kötülük olan edebiyat topluluğumuzla mı? Kısaca toplumla mı? Halk bizi okumuyor, burjuva sınıfı, yılda, moda olan iki kitabı ve gazeteleri okuyor.

Aslında günümüzün yaratıcısı ancak, yakasını bırakmayan sınırsız bir yaratım tarafından yutulan yalnız bir peygamber olabilir. Bu yaratıcı ben miyim? Buna inandım. Yaratıcı olabileceğime kesinlikle inandım. Bugün bundan kuşku duyuyorum ve beni mutluyken mutsuz kılan bu ardı arkası kesilmeyen çabayı, bu boş çileyi, beni ne olduğunu bilmediğim bir şeye yönelterek gerginleştiren bu çağrıyı reddetmenin güçlü eğilimini hissediyorum. Tiyatro yapacağım, kaygı duymadan rastgele tiyatro oyunları yazacağım, belki özgür olacağım. Saygın ya da namuslu bir sanatla ne işim var? Ayrıca, düşlediğim bu şeyi yapabilecek miyim? Ya yeteneğim yoksa düşlemek neye yarar? Kendimi bundan da koparmalı ve hiçbir şeyi kabul etmemeliyim! Benden daha büyük olan başkaları bunu yaptı.

Albert Camus
8 Ağustos 1957. Cordes.

Defterler (Mart 1951 / Aralık 1959)

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
Sarıkamış’ı iki Ermeni asker anlatıyor

Prof. Taner Akçam, 4 Ocak’ta Taraf’ta yayımlanan yazısında, Sarıkamış’ta savaşan iki Ermeni askerin mektuplarına yer veriyor. Nazaret Demirciyan ve Hovsep...

Kapat