Ama Fareler Uyurlar Gece adlı öykü, Wolfgang Borchert

Bir başına kalmış duvardaki pencere kavuğu akşam güneşinin ilk ışıklarında mavi kırmızı esniyordu. Dimdik baca kalıntıları arasında ışıl ışıldı toz bulutları. Yıkıntı çölü pinekliyordu.
Gözlerini yummuştu. Ansızın daha da karardı çevresi. Anladı ki biri gelmişti, o anda karşısına dikilmişti biri, kara kara, usulcacık. Yakayı ele verdik! diye düşündü. Ama gözlerini kısıp da şöyle bir bakınca, biraz partal bir pantolon içinde iki bacak gördü yalnız. İki bacak, oldukça çarpık, karşısında. Aralarından arka tarafı görebiliyordu. Bir cesaret, yarı kapalı gözlerle pantolonlu ayaklardan yukarı bir bakıverdi şöyle, karşısındakinin yaşlıca bir adam olduğunu gördü. Bir bıçakla bir sepet vardı adamın elinde. Ve parmak uçlarında biraz toprak vardı.
Burada uyuyorsun galiba, ha? diye sordu adam ve yukarıdan çocuğun darmadağın saçlarında dikti gözlerini. Jürgen gözlerini kısıp adamın bacakları arasından güneşe baktı. Yo, uyumuyorum, dedi, bekliyorum. Adam başını salladı: Bekliyorsun demek. O iri sopayı da herhalde bunun için taşıyorsun yanında, ha?
Evet, diye cevapları Jürgen gözü pek ve sımsıkı sopaya sarıldı.

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme