12 Eylül adaleti, sadece bütün ülkeye yayılmış zulüm toplamını meşrulaştırması ve ona uygun yasal kılıf hazırlaması ile değil; sadece yığınların sindirilmesinde yüklendiği tartışılmaz rolle değil; aynı zamanda kendinden sonra örgütlenen adalet mekanizmasını da yoğurup şekillendirdiği için kapsamlı bir biçimde incelenmeyi hak ediyor.
Ertuğrul Mavioğlu, 12 Eylül hesaplaşması dizisinin ikinci kitabı olan ‘Apoletli Adalet’te, dönemin hakim ve savcılarının tanıklığına başvuruyor. 12 Eylül adaletinin bizzat uygulayıcısı olanlar, yaşananların ’emir adaleti’ olduğunu anlatırken, ‘hukuktan yana’ tavır almaya çalışan savcı ve hakimlerin başına gelenlerin, ‘adalet camiasına’ boyun eğdirmekte işlev yüklendiği bugün daha net görülüyor.
‘Apoletli Adalet’te anlatımlarına yer verilen avukatların,