Etiket: Gilles Deleuze

İmge, Etkilenim ve Varoluşsal Yansımalar: Deleuze, Baker ve Heidegger Arasında Bir Köprü

Sinema ve İmgenin Hareketi Gilles Deleuze’ün sinema felsefesi, görüntünün zaman ve hareketle olan ilişkisini yeniden düşünmeye davet eder. Deleuze, sinemayı bir düşünce makinesi olarak ele alır; ona göre sinema, yalnızca hikâye anlatmaz, aynı zamanda algıyı ve bilinci yeniden yapılandırır. Cinema 1: Hareket-İmge ve Cinema 2: Zaman-İmge eserlerinde, hareket-imgeler ve zaman-imgeler aracılığıyla, sinemanın gerçekliği yeniden üretmediğini,

okumak için tıklayınız

Camus: Yabancılaşma ve Absürdün İzleri

Annesinin Ölümü ve Varoluşsal Boşluk Albert Camus’nün Yabancı romanı, Meursault’nun annesinin ölümüyle başlar ve bu olay, romanın temel taşlarından biri olarak varoluşsal bir boşluğu ve absürdizmi temsil eder. Annesinin ölümü, Meursault’nun hayatındaki anlam arayışının ya da daha doğrusu anlamsızlığın bir yansımasıdır. Bu olay, sıradan bir kayıp olmaktan çok, Meursault’nun dünyaya ve kendine karşı kayıtsızlığının bir

okumak için tıklayınız

Ulus Baker’in Sinema Merceğinden: Farkın Tekrarı ve Teknolojinin Eleştirisi

Fark ve Tekrarın Sinemadaki Yansıması Gilles Deleuze’ün “fark ve tekrar” kuramı, özünde varlığın sabit bir öze dayanmadığını, aksine sürekli bir oluş süreci içinde farklılaşarak tekrar ettiğini savunur. Bu, Baker’ın sinema ve imge analizlerinde, imgelerin statik anlamlar taşımadığı, her gösterimde yeni bir bağlamda farklılaştığı bir temel oluşturur. Sinema, Deleuze için, zamanın kristalleşmiş bir biçimidir; imgeler, her

okumak için tıklayınız

Zarın, iki ayrı masada oynandığını göstermek Nietzsche’ye kısmet oldu: Yeryüzü ve gökyüzü masaları. Zarlar yeryüzünde atılıyor, gökyüzünde düşüyor.

Zar Atma Oyunun iki evresi zarların iki evresidir: Atılan zarlar ve düşen zarlar. Zarın, iki ayrı masada oynandığını göstermek Nietzsche’ye kısmet oldu: Yeryüzü ve gökyüzü masaları. Zarlar yeryüzünde atılıyor, gökyüzünde düşüyor: “Şayet tanrılarla yeryüzünün ilâhi masasında zar atsaydım, yer sarsılır, yarılır ve alev ırmakları fışkırtırdı: Zira yeryüzü, yaratıcı yeni sözlerle ve ilahi zarların gümbürtüsüyle sarsılan

okumak için tıklayınız

Soğukluk ve Vahşet – Gilles Deleuze (Çeviren: Ulus Baker)

Önsöz Sacher-Masoch’un hayatına dair bilgimizin çoğu sekreteri Schlichtegroll’dan (Sacher-Masoch und der Masochismus) ile Kürklü Venüs’ün kadın kahramanının adını taşıyan ilk karısı Wanda’dan (Wanda von Sacher-Masoch, Hayatımın İtirafları) geliyor. Wanda’nın kitabı bir harikadır ama çoğu zaman bu eser hakkında öznel izlenimlerini vermekten pek öteye geçemeyen sonraki biyografi yazarları tarafından kıyasıya eleştirilmiştir. Onların görüşüne göre Wanda’nın orada

okumak için tıklayınız

Gilles Deleuze, psikanalizi ve Sigmund Freud’u kıyasıya eleştiriyor

Gilles Deleuze, psikanalizin her şeyi anne, baba ya da fallus gibi tek bir faktöre bağlamasından yakınıyor ve Freud’u eleştirirken sözünü sakınmıyor. Deleuze’ün 1988 yılında verdiği mülakatın “Arzu” bölümünü izliyoruz. Çeviri: İlker Kocael Gilles Deleuze (d. 18 Ocak 1925 – ö. 4 Kasım 1995), Fransız yazar ve filozof. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşamıştır. Kendi özgün düşüncesini

okumak için tıklayınız