Etiket: Günışığı Kitaplığı

Kırmızı Yoyo (Öyküler 12. Kitap) – Oktay Akbal

Oktay Akbal, Köprü Kitaplar’da! Gazeteci, yazar Oktay Akbal’ın çocukluk anılarıyla örülmüş öyküler geçmişi günümüze taşıyor! Usta yazar Oktay Akbal’ın, duyarlı ve samimi anlatımını, şiirsel dilini sergileyen öykü seçkisinde, edebiyat ve yaşam iç içe. 2010 Memet Fuat Yayıncılık Ödülü’yle taçlanan “Köprü Kitaplar”ın 12. kitabı olarak yayımlanan seçkinin her öyküsünde okur, hem Oktay Akbal’a hem de İstanbul’a

okumak için tıklayınız

Gücünü Yitiren Kral – Pakize Özcan

Usta bir kalemden, özgürlük için birlik olup zorbalığa karşı gelenlerin öyküsü! Çok sevilen çocuk kitaplarıyla tanınan yazar Pakize Özcan, bu ödüllü kitabında çocukları, hayvanlar dünyasına konuk ediyor. Bir ormanda yaşayan hayvanlar üzerinden modern dünyanın yöneten-yönetilen ikilemine, sık rastlanan zorbalıkla sindirme yöntemine dikkati çeken öykü, etkileyici toplumsal eleştiriler taşıyor. Egemen gücün baskı rejimini ortadan kaldırmak ve

okumak için tıklayınız

Galata’nın Tembel Martısı – Behiç Ak

Galata Kulesi onarıma girerse neler olur? Behiç Ak’tan yeni bir “gülümseten öykü”! Güneşi Bile Tamir Eden Adam, Pat Karikatür Okulu ve Kedilerin Kaybolma Mevsimi ile her yaştan okurun belleğinde silinmez bir yer edinen Behiç Ak, “gülümseten öyküler”inin yedincisinde, kentlerde insanların öteki canlılarla bir arada yaşayabilmeleri, onların yaşam hakkına saygı göstermeleri üzerine düşündürüyor. İstanbul’un tarihsel simgelerinden

okumak için tıklayınız

Fenerden Taşınan Işık – İrem Uşar

Ege’de bir deniz feneri! İrem Uşar ilk kez çocuklar için yazdı. Doğayı ve insanları derinlemesine gözlemleyerek öyküleştiren İrem Uşar, ilk çocuk kitabını gerçek bir deniz feneri üzerine kurguladı. Kültürel mirasın en bilindik, en sempatik sembollerinden olan deniz fenerleri, teknolojik gelişmelerin değiştirdiği hayatlarımızda yitirilen değerlerin simgesi olarak, öykünün merkezine oturuyor. Yakın arkadaşları hayvanlar olan, doğayla iç

okumak için tıklayınız

Beden ve Akıl (18.Kitap) ? Brigitte Labbé, Pierre-François Dupont-Beurier

Kim düşünüyor, kim karar alıyor? Akıl mı, beden mi? Akıl büyülüdür, ona dünyanın kapılarını açmamızdan hoşlanır. Öykülere, şiirlere, müziklere, sohbetlere açtır; iyi beslenmek ister. Ancak, aklın çalışabilmesi için de, bedenin iyi işlemesi gerekir. İnsan bedeni, her zaman aklından izler taşır. Bir parça akılla, bir beden güzelleşebilir. Ama, bedenimize bakmayı bildiğimiz kadar, aklımıza bakmanın yollarını da

okumak için tıklayınız

Ben ve Başkaları (16.Kitap) ? Brigitte Labbé, Pierre-François, Dupont-Beurier

İnsan doğmayız; başkalarıyla birlikte ve başkaları sayesinde insan oluruz! İnsan, dünyaya geldiği anda, bir ülkenin, bir bölgenin, bir şehrin, bir mahallenin, bir sokağın, bir apartmanın, bir ailenin… yani ?biz?in bir parçasıdır. Bir insan doğduğunda, başkaları çoktan oradadır: Hiç kimse boşluğun ortasına balıklama atlamaz. Her zaman bir kültürün içine, başkalarının arasına doğarız ve başkalarıyla birlikte, başkaları

okumak için tıklayınız

Haklar ve Ödevler (15.Kitap) ? Brigitte Labbé, Michel Puech

Ödevler neden var? Haklarımızın sınırı nedir? İnsanlar bir arada yaşarlar. Bu yüzden de, birbirlerine karşı sorumludurlar, birbirlerine karşı ödevleri vardır. Sanki aralarında yazılı sözleşmeler varmış gibidir. Ancak kimse onlara niçin uyduğumuzu, niçin ödevlerimizi yerine getirdiğimizi sorgulamaz. Ödevlerimizi korktuğumuz için mi yapıyoruz? Yoksa, iyi niyetten mi? Söylenerek mi? Gülümseyerek mi? Bunun önemi yok aslında… Dünya çocukları

okumak için tıklayınız

Başarı ve Başarısızlık (14.Kitap) ? Brigitte Labbe, Michel Puech

Başarının herkes için tek bir tanımı olabilir mi? Birinci olmanın, sınıfta en iyi notu almanın şart olduğunu ya da komşumuzdan daha fazla para kazanmak, mahalledeki en güzel arabaya sahip olmak gerektiğini duya duya, hayatın bir yarış olduğuna ve önemli tek başarının, başkalarını geçmek olduğuna inanırız. Oysa, başkasnın gözünde başarı olan, bizim için başarı anlamına gelmeyebilir.

okumak için tıklayınız

Liderler ve Diğerleri (13.Kitap) ? Brigitte Labbe, Michel Puech

Lider olmak ne demektir? Kimi, neyi, nasıl yönetmektir? Herkesin onu selamlamasına, şoförlü koca bir arabayla dolaşmaya ya da her zaman en iyi yere oturmaya bayıldığıiçin başkan olmak isteyenler vardır. Böyle insanlar yalnız gücü severler. Ama, yeni fikirler, yeni projeler geliştirmek, yolunda gitmeyen şeyleri düzeltmek gibi nedenlerle lider olmak isteyenler de var. Ancak, bunları yaparken, eleştirilmek,

okumak için tıklayınız

Mutluluk ve Mutsuzluk (12.Kitap) ? Brigitte Labbe, Michel Puech

Mutsuz olmak kolaydır. Peki, ya mutlu olmak? Mutsuz olmak kolaydır. Sahip olamadığımız, yapamadığımız şeyleri; geçmişte olmuş, hatta gelecekte olabilecek üzücü şeyleri düşünmek yeter. Üstelik mutsuzluk, mutluluktan daha ilginçtir ve kendimizi acındırıp dikkatleri üstümüze çekmeye yarar. Öyleyse ömrümüzü, sızlanmakla, yeri göğü suçlamakla mı geçirmeli? Mutluluğu nasıl bulmalı? Peki, herkes için tek bir mutluluk mu vardır?.. Birçok

okumak için tıklayınız

Cesaret ve Korku (11.Kitap) – Brigitte Labbe, Michel Puech

Korku gereklidir, ama cesaret olduğu sürece! Korku olmasaydı, atalarımız tehlikelerden korunamaz, hayatta kalamazlardı. Arabalardan korkmak, sağa sola bakmadan karşıya geçmemizi ya da yolun ortasından yürümemizi engeller. Böylece, korku bizi korur. Ama bazen de, bizi ezmeye, elimizi kolumuzu bağlamaya çalışan bir güce dönüşür. Neyse ki cesaret, korkuyu, harekete geçmemize yarayan bir güce çevirir. Çünkü korku korkaktır;

okumak için tıklayınız

Doğa ve Kirlilik (10.Kitap) – Michel Puech, Brigitte Labbe

Dünya koca bir çöplük mü? İnsan doğanın parçası değil mi? İnsan, zekâsı sayesinde hayatını kolaylaştıran binlerce şey icat etti. Büyük bir uygarlık yarattı.Ama bunu yaparken, kendini gitgide bütün diğer canlılardan üstün hissetmeye başladı. Doğaya istediği gibi kullanabileceği dev bir depo, her şeyi atabileceği devasa bir çöplük gibi davranmaya başladı. Sonunda insan, kendisinin de doğanın parçası

okumak için tıklayınız

Özgür Olan ve Olmayan (9.Kitap) ? Brigitte Labbé, Michel Puech

Aklına eseni yapmak özgürlük müdür? Eğer oyuncak arabamın uzaktan kumandasındaki kolu sağa itersem, arabam sağa gider. Eğer bilgisayarımı her akşam saat 10 da kapanması için programlarsam, her akşam tam o saatte kapanır. Oysa, insanlar ne uzaktan kumandalıdırlar, ne de programlanabilirler. Hiçbir insan tamamen öngörülebilir biçimde davranmaz. Çünkü insanlar özgürdür… Dünya çocukları bu diziyi okuyor! Brigitte

okumak için tıklayınız

İş ve Para (8.Kitap) – Brigitte Labbe, Michel Puech

İş, yapılması zorunlu olduğundan bize çok can sıkıcı gelebilir. Çünkü, zorunlu şeyleri kimse sevmez. Okula gitmek bir iştir, bir zorunluluktur. Eğer, çocuklar okula yalnızca canları istediği günler gitselerdi, buna oyun ya da etkinlik derdik. Evet, tabii ki, çalışmak zordur; ama boşuna değildir. Hayatın kolay, daha rahat ve daha güzel olması için, çalışmanın yarattığı ürünlere ihtiyacımız

okumak için tıklayınız

Uçan Salı ? Müge İplikçi

Çağdaş edebiyatımızın özgün kalemi Müge İplikçi ilk kez çocuklar için yazdı! Columbus?un Kadınları, Kafdağı ve Kısa Ömürlü Açelyalar gibi tanınmış kitapların yazarı Müge İplikçi ilk kez çocuklar için yazdı. Okurlarını küçük bir çocuğun hayallerinin, özellikle de ?uçma tutkusu?nun peşinden sürükleyecek bu ilginç öykü, İstanbul?un yok edilen simgelerinden biri olan Kadıköy?deki eski Salı Pazarı?nda geçiyor. Hayalperest

okumak için tıklayınız

Yüksek Tansiyonlu Çınar Ağacı – Behiç Ak

Behiç Ak?tan yaşamlarımızı anlamlı kılan ortak değerleri korumak üzerine umut yansıtan bir öykü! Mizah ustası sanatçı Behiç Ak?ın çocuklar için yazıp resimlediği kitaplar arasında bir başyapıt niteliği taşıyan ünlü kitabı, yirmi üç yıl sonra Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlandı. İlk kez Japonya?da basılan ve 1986 Noma Concours Özendirme Ödülü?nü kazanan kitap, Türkçe olarak ancak sekiz yıl

okumak için tıklayınız

Savaş ve Barış (7.Kitap) – Brigitte Labbe, Michel Puech

Barış doğal değildir, onu kurmak gerekir; bu da çok çaba ister! Uzun süre savaş ortamında yaşamamış insanlar, hep birlikte barış içinde yaşamanın doğal olduğuna inanabilirler. Oysa, barışı korumak için, barışın hiç de doğal bir durum olmadığını bilmek ve bunu hiç akıldan çıkarmamak çok önemlidir. Yoksa, onu her an her yerde yeniden kurmak ve savaşın çıkmasını

okumak için tıklayınız

Bildiklerimiz ve Bilmediklerimiz (6.Kitap) – Brigitte Labbé, Michel Puech

Neyi, niçin öğreniyoruz? Öğrenmek neye yarar? Hayatta, vazgeçemeyeceğimiz bilgiler vardır. Konuşmayı, saymayı, okumayı, yazmayı bilmeden normal bir şekilde yaşamak, başkalarıyla iletişim kurmak olanaksızdır. Üstelik, hiçbir şey bilmeden, ilgimizi çeken mesleği ya da sporu nasıl seçebiliriz? Müziğin, resmin, tarihin ilgimizi çekip çekmediğini, yabancı dilleri konuşabilmenin iyi olup olmadığını nasıl bilebiliriz? Ne kadar çok şey bilirsek, o

okumak için tıklayınız

Güzellik ve Çirkinlik (5.Kitap) – Brigitte Labbe, Michel Puech

Neye güzel deriz, neye çirkin? Neden kötüler çirkin, iyiler güzeldir? Masallardaki kötü kalpli cadılar asla güzel değildir ve ne zaman kötü birini çizmek istesek, çirkin birini çizeriz. Oysa, güzelliğin iyilikle, çirkinliğin de kötülükle hiçbir ilişkisi olmadığını biliriz. Peki, neden biri nazik bir şey yaptığında, onun güzel bir hareket yaptığını söyleriz de, biri kötü bir şey

okumak için tıklayınız

Gerçekten ve Yalancıktan (3.Kitap) – Brigitte Labbe, Michel Puech

Birileri bize sürekli olarak, “Doğru söylemelisin,” ya da “Yalan söylemek çok kötüdür,” der. Yalan söylediğimizde cezalandırılırız. Oysa, her şey bu kadar basit midir? Her şeyin bir gerçekten bir de yalancıktan tarafı yoktur. Hayatta “gerçekten”lerle “yalancıktan”lar çoğunlukla birbirine karışmış durumdadır. Yalancıktan olduğunu bile bile bir filmi seyrederken ağlayabiliriz. Bazen de, çok sevdiğimiz birini üzmemek için yalan

okumak için tıklayınız