Etiket: Jale Sancak

Tanrı Kent – Jale Sancak “Adımlarım iyice ağırlaştı, hatırlamaktan nasıl yoruldum bilsen”

Bir Şehre Sığmış Bir Ülkenin Hikâyeleri: Tanrı Kent Jale Sancak ile kendi deyişiyle İstanbul’un “tam da bu gününü, bu günün insan hâllerini, yaşam koşullarını ve atmosferini edebiyatla” anlattığı kitabı Tanrı Kent üzerine konuştuk. Jale Sancak’ın Tanrı Kent’i tek bir şehre sığan tüm ülkenin hikâyesi olarak yeniden bizlerle beraber. Geçtiğimiz ay İthaki Yayınları’ndan çıkan Tanrı Kent ile adımlıyoruz İstanbul’un neredeyse tüm

okumak için tıklayınız

Uyanan Güzel – Jale Sancak “yırtıcı metallerle kuşatılmış gri bir şehir”

Jale Sancak’tan ‘Uyanan Güzel’  Jale Sancak “Uyanan Güzel”de, okura yabancı gelmeyecek, yırtıcı metallerle kuşatılmış gri bir şehir yaratıp içinde hapsolmuş kahramanı Vahide’nin orta yaşlarından sonra kendini adım adım keşfini ve bir uyanışı anlatıyor. Sancak ile ‘farkına varışlar üzerine kurulan’ romanını konuştuk. – Şiirle başlayan yazın serüveniniz boyunca pek farklı alanda esere imza atsanız da yirmi

okumak için tıklayınız

JALE SANCAK “Hepimiz sorumluyduk olup bitenlerden” – SÖYLEŞİ: Elif Şahin Hamidi

Öykücü Jale Sancak, bu kez bir romanla okurlarının karşısına çıktı. Fırtına Takvimi isimli bu ilk romanda Sancak’ın öykücülüğünün izlerini sürüyoruz. Sancak, üç farklı hikâyeyi, üç farklı yolculuğu ve yolları Yelnehir’de kesişen kahramanlarını yine öykü tekniğiyle bir araya getiriyor. Sancak ile Fırtına Takvimi ve bu ilk roman deneyimi üzerine konuştuk? Gazetede okuduğunuz üçüncü sayfa haberlerinden hareketle

okumak için tıklayınız

Bastırılan ama unutul(a)mayan – A. Ömer Türkeş

Bugüne kadar öyküleriyle tanıdığımız Jale Sancak, ilk romanı Fırtına Takvimi?nde Andolu’nun uzak bir köşesinde, kayıp bir kasabaya sıkışıp kalmış insanları, onların kırık dökük hayatlarını ve artçı sarsıntılarıyla hepsinin kaderini ortak kesen bir ölüm olayını işliyor. Sancak’ın öykülerini okumuş olanlara ?gündelik hayatın içinden çekip alınmış? roman kişileri tanıdık gelecektir. Sancak’ın ustalıklı anlatımı da öykülerini hatırlatıyor. Peki

okumak için tıklayınız

İstanbul Öyküleri Antolojisi – Hazırlayan: Jale Sancak

Yok düş kuracak vakit bile Her şeyi bir yana bırakıyoruz söylene söylene. “Düş Suda” / Edip Cansever İstanbul? Rüzgârı, yağmuru, güneşi, denizi ve toprağıyla her bahar karşı konulamaz sesleriyle sirenler şarkılarını okur, sarhoş olur onların elinden şarap içenler, şarkısını duyanlar? Kimi geçim derdinde, çocuğunu okutmakta, borç ödemekte. Kimileri de ölmekte yavaş yavaş? Cızırtılı bir eski

okumak için tıklayınız