Kudret, güç/lü olmayı ifade eder. Tapınak ise, insanların manevi / tinsel inanç ve değerlerini yaşadıkları / gerçekleştirdikleri yerlerdir. Her tapınak temsil ettiği bir güce dayanır ve o güç karşısında her bireyin boyun eğmesini ister. Kudret tapınağı ise, ?güç istenci?nin tabulaştırıldığı bir paradigmadır. Bir yandan gücün bireyde yaratılması gerektiği düşüncesi diğer yandan o gücün ?mükemmelin- esriği olduğunun benimsemesine dayandığından bir paradoks oluşturur. Bireyin güçsüzlüğü karşısında ?güç istenc?i bir tapınak duvarları gibi yükselmeye başlar. Tapınakların hangi gereksinimlerin sonucunda yapıldıkları onların yapılışındaki geçen uzun zaman diliminde unutulmaya başlanır ve artık geriye soyutlanmış bir güç kalır.
Okumak, imgelerin sıra-dizilişlerini görmektir. İmgelemin, insanın var-olma savaşındaki