Etiket: Müren Beykan

Yarından Sonra – Gillian Cross

Carnegie, Whitebread ve Smarties gibi ödülleriyle Avrupa çocuk ve gençlik edebiyatının önde gelen yazarlarından Gillian Cross, ilk kez Türkçe’de. Paranın değerini yitirdiği, yaşamın tek amacının yiyeceğe ulaşmak olduğu bir ülkeden kaçıp başka bir ülkeye sığınanların mücadelesini anlatan romanda, Matt ve Taco isimli iki kardeş, üvey babalarıyla birlikte Fransa’ya umut yolculuğuna çıkar. Sığındıkları kampta onları bekleyen

okumak için tıklayınız

?İnsan, unutmada birinci? – Ömer Erdem

Yazarlığını geriye çeken karakteriyle, artist yazarlar neslinden ayrılır Büke. Eğer hayata dair bir öykü anlatıyorsa ilkin yalın bir gerçeklikle gelmeli önümüze yazar. Yöntemi ne olursa olsun, daha ilk cümlelerinden itibaren yazdıkları sanki gerçekmiş ve içimizde, yanı başımızda olup bitenlermiş duygusunu vermeli. Birdenbire bir kalabalığın içine giriverdiğimizde ya da sebepsiz bir köşeden dönüverdiğimizde de hissetmeliyiz o

okumak için tıklayınız

Yerde Ağır Gökte Hafif – Zoran Drvenkar

Duyarlı ve mizahi diliyle herkesi etkileyen Zoran Drvenkar, Paula?nın hikâyesinde küçüklere olduğu kadar büyüklere de, olağanın sınırlarını zorlayan bir masal anlatıyor. Okuyucuyu şiirsel, büyülü bir dünyayla buluştururken; şişmanlık-zayıflık, özgürlük-bağlılık gibi zıtlıklar ve toplumun bunlara yüklediği anlamlar üzerine düşünmeye davet ediyor. Yenilikçi ve duygu dolu söylemiyle, hayatı bir çocuğun gözünden yansıtan kitap, her yaştan insanı bu

okumak için tıklayınız

Karikatür Kitabı – Behiç Ak

30 yılı taçlandıran karikatür seçkisi! Çocuklar ve büyükler arasında bir kitap! Karikatürcü, yazar Behiç Ak, 30 yıllık karikatür birikimini taçlandıran özel bir albümle Günışığı Kitaplığı’nda. Öncelikle çocuklar düşünülerek her yaş için hazırlanan bu özel albümde yer alan 120 karikatür, sanatçının 1982’den beri günlük gazetede yayımlanan binlerce bant karikatürü arasından seçildi. Gündelik yaşamdan ufak tefek ama

okumak için tıklayınız

Söz ve Sessizlik (20.Kitap) – Brigitte Labbé, Pierre-François Dupont-Beurier

Çıtır Çıtır Felsefe 20 kitaba ulaştı! Sessizlik de sözlerden mi oluşur? Açlığı, soğuğu, neşeyi hissetmek için sözcüklere gereksinim duymayız. Düşünmek içinse, sözcüklere ve dile ihtiyacımız vardır. Düşünürken kendi kendimize konuşur, kendimizle sohbet ederiz. Kimi zaman yalnızca içimizi kirleten şeyleri dışarı atmak için konuşuruz. Söz rahatlatsın, iyileştirsin diye. Ama bazen de, kafamızı boşaltmaya, içimizde sessizlik yaratmaya

okumak için tıklayınız

Yandım Ali – Fakir Baykurt

Fakir Baykurt Köprü Kitaplar’da! Yaşamını Türkçe’ye adamış usta bir yazar ve toprak kokulu ölümsüz bir roman! Türk edebiyatının güçlü kalemi Fakir Baykurt’un unutulmaz romanı, Köprü Kitaplar’ın 13. kitabı olarak okurla yeniden buluşuyor. Burdur’daki Akçaköy’de geçen çocukluk yıllarında karşılaşıp etkilendiği bir kişilikten yola çıkan Baykurt, köylerin, bostanların, sürülerin ve yarılmış karpuzun kokusunu taşıyan romanıyla günümüz çocuğunu

okumak için tıklayınız

Akvaryumdaki Tiyatro – Behiç Ak

Galata’nın Tembel Martısı, Güneşi Bile Tamir Eden Adam ve Pat Karikatür Okulu ile küçük büyük her yaştan okuru etkileyen usta sanatçı Behiç Ak, “gülümseten öyküler”inin sekizincisinde, doğal yaşama saygıya, insanı kalıplara sokan kent yaşamına dikkat çekiyor. Okurlarını bu kez “cennet”ten bir köşe olarak tanımladığı bir dağ köyündeki çok renkli yaşama konuk eden yazar, seyredenle seyredilenin

okumak için tıklayınız

Kırmızı Yoyo (Öyküler 12. Kitap) – Oktay Akbal

Oktay Akbal, Köprü Kitaplar’da! Gazeteci, yazar Oktay Akbal’ın çocukluk anılarıyla örülmüş öyküler geçmişi günümüze taşıyor! Usta yazar Oktay Akbal’ın, duyarlı ve samimi anlatımını, şiirsel dilini sergileyen öykü seçkisinde, edebiyat ve yaşam iç içe. 2010 Memet Fuat Yayıncılık Ödülü’yle taçlanan “Köprü Kitaplar”ın 12. kitabı olarak yayımlanan seçkinin her öyküsünde okur, hem Oktay Akbal’a hem de İstanbul’a

okumak için tıklayınız

Gücünü Yitiren Kral – Pakize Özcan

Usta bir kalemden, özgürlük için birlik olup zorbalığa karşı gelenlerin öyküsü! Çok sevilen çocuk kitaplarıyla tanınan yazar Pakize Özcan, bu ödüllü kitabında çocukları, hayvanlar dünyasına konuk ediyor. Bir ormanda yaşayan hayvanlar üzerinden modern dünyanın yöneten-yönetilen ikilemine, sık rastlanan zorbalıkla sindirme yöntemine dikkati çeken öykü, etkileyici toplumsal eleştiriler taşıyor. Egemen gücün baskı rejimini ortadan kaldırmak ve

okumak için tıklayınız

Galata’nın Tembel Martısı – Behiç Ak

Galata Kulesi onarıma girerse neler olur? Behiç Ak’tan yeni bir “gülümseten öykü”! Güneşi Bile Tamir Eden Adam, Pat Karikatür Okulu ve Kedilerin Kaybolma Mevsimi ile her yaştan okurun belleğinde silinmez bir yer edinen Behiç Ak, “gülümseten öyküler”inin yedincisinde, kentlerde insanların öteki canlılarla bir arada yaşayabilmeleri, onların yaşam hakkına saygı göstermeleri üzerine düşündürüyor. İstanbul’un tarihsel simgelerinden

okumak için tıklayınız

Fenerden Taşınan Işık – İrem Uşar

Ege’de bir deniz feneri! İrem Uşar ilk kez çocuklar için yazdı. Doğayı ve insanları derinlemesine gözlemleyerek öyküleştiren İrem Uşar, ilk çocuk kitabını gerçek bir deniz feneri üzerine kurguladı. Kültürel mirasın en bilindik, en sempatik sembollerinden olan deniz fenerleri, teknolojik gelişmelerin değiştirdiği hayatlarımızda yitirilen değerlerin simgesi olarak, öykünün merkezine oturuyor. Yakın arkadaşları hayvanlar olan, doğayla iç

okumak için tıklayınız

Beden ve Akıl (18.Kitap) ? Brigitte Labbé, Pierre-François Dupont-Beurier

Kim düşünüyor, kim karar alıyor? Akıl mı, beden mi? Akıl büyülüdür, ona dünyanın kapılarını açmamızdan hoşlanır. Öykülere, şiirlere, müziklere, sohbetlere açtır; iyi beslenmek ister. Ancak, aklın çalışabilmesi için de, bedenin iyi işlemesi gerekir. İnsan bedeni, her zaman aklından izler taşır. Bir parça akılla, bir beden güzelleşebilir. Ama, bedenimize bakmayı bildiğimiz kadar, aklımıza bakmanın yollarını da

okumak için tıklayınız

Ben ve Başkaları (16.Kitap) ? Brigitte Labbé, Pierre-François, Dupont-Beurier

İnsan doğmayız; başkalarıyla birlikte ve başkaları sayesinde insan oluruz! İnsan, dünyaya geldiği anda, bir ülkenin, bir bölgenin, bir şehrin, bir mahallenin, bir sokağın, bir apartmanın, bir ailenin… yani ?biz?in bir parçasıdır. Bir insan doğduğunda, başkaları çoktan oradadır: Hiç kimse boşluğun ortasına balıklama atlamaz. Her zaman bir kültürün içine, başkalarının arasına doğarız ve başkalarıyla birlikte, başkaları

okumak için tıklayınız

Haklar ve Ödevler (15.Kitap) ? Brigitte Labbé, Michel Puech

Ödevler neden var? Haklarımızın sınırı nedir? İnsanlar bir arada yaşarlar. Bu yüzden de, birbirlerine karşı sorumludurlar, birbirlerine karşı ödevleri vardır. Sanki aralarında yazılı sözleşmeler varmış gibidir. Ancak kimse onlara niçin uyduğumuzu, niçin ödevlerimizi yerine getirdiğimizi sorgulamaz. Ödevlerimizi korktuğumuz için mi yapıyoruz? Yoksa, iyi niyetten mi? Söylenerek mi? Gülümseyerek mi? Bunun önemi yok aslında… Dünya çocukları

okumak için tıklayınız

Başarı ve Başarısızlık (14.Kitap) ? Brigitte Labbe, Michel Puech

Başarının herkes için tek bir tanımı olabilir mi? Birinci olmanın, sınıfta en iyi notu almanın şart olduğunu ya da komşumuzdan daha fazla para kazanmak, mahalledeki en güzel arabaya sahip olmak gerektiğini duya duya, hayatın bir yarış olduğuna ve önemli tek başarının, başkalarını geçmek olduğuna inanırız. Oysa, başkasnın gözünde başarı olan, bizim için başarı anlamına gelmeyebilir.

okumak için tıklayınız

Liderler ve Diğerleri (13.Kitap) ? Brigitte Labbe, Michel Puech

Lider olmak ne demektir? Kimi, neyi, nasıl yönetmektir? Herkesin onu selamlamasına, şoförlü koca bir arabayla dolaşmaya ya da her zaman en iyi yere oturmaya bayıldığıiçin başkan olmak isteyenler vardır. Böyle insanlar yalnız gücü severler. Ama, yeni fikirler, yeni projeler geliştirmek, yolunda gitmeyen şeyleri düzeltmek gibi nedenlerle lider olmak isteyenler de var. Ancak, bunları yaparken, eleştirilmek,

okumak için tıklayınız

Mutluluk ve Mutsuzluk (12.Kitap) ? Brigitte Labbe, Michel Puech

Mutsuz olmak kolaydır. Peki, ya mutlu olmak? Mutsuz olmak kolaydır. Sahip olamadığımız, yapamadığımız şeyleri; geçmişte olmuş, hatta gelecekte olabilecek üzücü şeyleri düşünmek yeter. Üstelik mutsuzluk, mutluluktan daha ilginçtir ve kendimizi acındırıp dikkatleri üstümüze çekmeye yarar. Öyleyse ömrümüzü, sızlanmakla, yeri göğü suçlamakla mı geçirmeli? Mutluluğu nasıl bulmalı? Peki, herkes için tek bir mutluluk mu vardır?.. Birçok

okumak için tıklayınız

Cesaret ve Korku (11.Kitap) – Brigitte Labbe, Michel Puech

Korku gereklidir, ama cesaret olduğu sürece! Korku olmasaydı, atalarımız tehlikelerden korunamaz, hayatta kalamazlardı. Arabalardan korkmak, sağa sola bakmadan karşıya geçmemizi ya da yolun ortasından yürümemizi engeller. Böylece, korku bizi korur. Ama bazen de, bizi ezmeye, elimizi kolumuzu bağlamaya çalışan bir güce dönüşür. Neyse ki cesaret, korkuyu, harekete geçmemize yarayan bir güce çevirir. Çünkü korku korkaktır;

okumak için tıklayınız

Doğa ve Kirlilik (10.Kitap) – Michel Puech, Brigitte Labbe

Dünya koca bir çöplük mü? İnsan doğanın parçası değil mi? İnsan, zekâsı sayesinde hayatını kolaylaştıran binlerce şey icat etti. Büyük bir uygarlık yarattı.Ama bunu yaparken, kendini gitgide bütün diğer canlılardan üstün hissetmeye başladı. Doğaya istediği gibi kullanabileceği dev bir depo, her şeyi atabileceği devasa bir çöplük gibi davranmaya başladı. Sonunda insan, kendisinin de doğanın parçası

okumak için tıklayınız

Özgür Olan ve Olmayan (9.Kitap) ? Brigitte Labbé, Michel Puech

Aklına eseni yapmak özgürlük müdür? Eğer oyuncak arabamın uzaktan kumandasındaki kolu sağa itersem, arabam sağa gider. Eğer bilgisayarımı her akşam saat 10 da kapanması için programlarsam, her akşam tam o saatte kapanır. Oysa, insanlar ne uzaktan kumandalıdırlar, ne de programlanabilirler. Hiçbir insan tamamen öngörülebilir biçimde davranmaz. Çünkü insanlar özgürdür… Dünya çocukları bu diziyi okuyor! Brigitte

okumak için tıklayınız