Yaşamakta olduğumuz günlerde, Emperyal kapitalizmin ürünü olan endüstriyel tarımın özellikle dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğunun yaşadığı üçüncü dünya ülkelerinde, insanlığı doyurma ve istihdamı sağlayabilme noktasında da önemli zaafları olduğu gözlemleniyor. Anılan sonuç nasıl ortaya çıktı? 1980’li yıllara değin dünya, iki kutbun yönlendiriciliğindeydi. Bir yanda reel sosyalizm, bir yanda Emperyal kapitalizm ve kurumları dünyayı şekillendiriyordu. Emperyal kapitalizm, anılan yıllara değin özellikle çevre ülkelerinde köylülüğü, bir başka deyişle küçük üreticiliği destekleme politikalarını sürdürdü. Ancak temel amacı, özellikle çevre ülkelerinde ortaya çıkabilecek toplumsal muhalefetin devrimci hareketlere dönüşümünü engellemek, daha doğrusu onları düzenin sınırları içinde kalmalarını yönlendirmekti.