Etiket: Nevzat Çelik

Diyarbakır Ölüleri – Nevzat Çelik (Seslendiren: Grup Merhaba)

DİYARBAKIR ÖLÜLERİ I dün gece muştularla yağıyordu havalandırmaya ilk karı martın dün gece yüreğimizde bıçaktı ölüm haberleri diyarbakır’ın asıldı ellerimiz ayasından kasap çengeli mi parmaklıklar daha kaç fırtınayla çarpışacak bu erkek dökümü alınlar II incedir bileklerimiz yaşamak ağrısıdır boynumuzdaki atılırız her çığlığa süngü de öyle bir keskin ki aynı saldırma değil mi göğsümüzde gizlimizi arayan

okumak için tıklayınız

Çok olmadığımız kesin / çok olan tarafta değiliz / çok olan tarafta olmayacağız

Sevgili Yoldaş Kurbağalar – Nevzat Çelik “Kurbağalar gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır.” Çin Atasözü Sevgili Yoldaş Kurbağalar, manifesto gibi bir şiirle başlar: “İtirazın İki Şartı” Az olanın yanında olmayı önerir şiirde. Çok olmanın baskıcı karakteri az olanın yanında olmakla kırılır çünkü! Şafak Türküsü’nden sonra belki de en beğenilen, en bilinen şiirlerden biri olur “İtirazın İki

okumak için tıklayınız

Şafak Türküsü – Nevzat Çelik

Şafak Türküsü 1984 yılında “Akademi Kitabevi Şiir Birincilik Ödülü’nü alıp yayımlanınca edebiyat dünyasında bomba etkisi yaptı. Satış rekorları kırdı. İki yıl sonra da Şafak Türküsü ve birçok şiiri Ahmet Kaya tarafından bestelenince Nevzat Çelik adı ve şiirleri milyonlara ulaştı. “beni burada arama anne/ kapıda adımı sorma/ saçlarına yıldız düşmüş/ koparma anne/ ağlama” dizeleri zihnimize, yüreğimize

okumak için tıklayınız

“Sevgili Yoldaş Kurbağalar”a dair – Fatin Hazinedar

?Kurbağalara bakmaktan geliyorum dedi Yakup? Yakup kurbağaların yanından dönmüştü ama kendisi de bir kurbağa olan Nevzat Çelik 1990 yılında okumamız için ?Suda Seken Hayat? ve ?Yağmur Yağmasaydı? adlı iki şiir kitabını elimize tutuşturup Yakup?la beraber arkadaşlarının yanına gitmişti.(Kurbağalar su kenarında olduğundan bu iki kitabın adları da su ile ilintilidir.)Yakup?a Nevzat Çelik nerede kaldı diye sorarken,

okumak için tıklayınız

Bağışlanmış Hüzün – Nevzat Çelik

Nevzat Çelik’in ?hayatımıza sevgili bir eleştiri? dediği bir aşk romanı olan Bağışlanmış Hüzün?de, her biten aşkta olduğu gibi geriye nefret ve öfke değil, kırılmayan ?bağışlayan bir hüzün? kalıyor: “al git/ şehla yürüyüşünü/ yaz deme/ kış deme /üşürüm deme/ aylardan baharsa/ ay doğarsa/ hiçbir şey deme/ bu senin/ kuşlardan önce kalkan yüzündür/ al git/ sevgili/ aşk

okumak için tıklayınız

İçeri’den – Reyhan Yıldız “Zamanın acılara hükmü yok”*

(*) Türkiye’nin karanlık dönemlerinde göz altılara, işkencelere, sürgünlere, tabutluklara, Filistin askılarına, maruz kalmış, hücreleri yaşamış ve tanıklık etmiş 16 isim yaşadıklarını anlattı. Konuşanlar, yaşananların insanı boyutunu yeniden önümüze koyarken, yakın siyasi geçmişimize dair de tarihe not düştüler. Vedat Türkali, M. Halim Spatar, Kemal Burkay, Seçkin Selvi, İsmail Beşikçi, Ali Sirmen, Ragıp Zarakolu, Faruk Pekin, Nevzat

okumak için tıklayınız