1930’ların başında, yaklaşan karanlık günlerin de etkisiyle, insanlığı dünyanın başına musallat olmuş savaş belasından kurtarmanın yollarını arayan önde gelen aydınların çabalarına tanık oluruz. İşte bu uğraşların en kalıcı ürünlerinden biri de Niçin Savaş? adlı elinizdeki kitapçık olmuştur. Gerçekleştirdikleri bilimsel devrimlerle kendi alanlarında XX. yüzyılın ilk yarısına damgalarını vuran Albert Einstein ile Sigmund Freud’un, dünyada barışın kalıcı bir biçimde sağlanması için neler yapılması gerektiğine dair yazışmaları, savaş ve barış üstüne düşünmenin tarihinde kendine “küçük” ama “özel” bir yer açmıştır.
İnsanlığın ufkunu sınırsız dehasıyla sürekli zorlayan Einstein ile insan ruhunun en kuytu köşelerine sızmayı başarmış Freud’un “militan bir barışçılık için savaşmak” zorunluluğunu