“(*) Güzellik nedir? Güzel olmak bir özellik mi yoksa başkalarına karşı işlenmiş bir suç mudur? Güzellik kendinin farkında olmakla beslenen bir öğe midir? Bu sorular gündelik yaşamda sormayı düşünmediğiniz sorulardır. Ancak bir romanda karmaşık bir serüvenin odağında kimliği güzelliğiyle örtüşen bir kadının bulunuşu size bu soruları sordurabilir. Eğer romandaki tüm kurgu kadının güzelliğinin bir elbise gibi aktarılmasına bağlanmışsa…
Güzellik enstitülerinin, gövdeyi, teni canlandıran gençleştiren uygulamaların onlarca yolunun, güzel ve genç görünmek, zamanın etkilerini silmek için inanılmaz formüllerin, doğal ürünlerin kullanıldığı bir çağda; dünyadaki açlığın çığ gibi büyümesine karşın balların, sütlerin, maden sularının, meyvelerin güzellik maddelerine dönüştürüldüğü bir çağda güzelliğin solumayla aktarılabileceğini anlatmak ustalık isteyen bir iş kuşkusuz.
Yıllar öncesinde, gensel kopyalama ve bellek aktarımıyla işadamlarının sürekli genç kaldığı bir dünya anlatılmıştı. Bu bilim kurgudan sonra canlıların kopyalanmasının şaşırtıcı tartışmaları başladı. Henüz bellek aktarımından söz edilemiyor ama,