“dönerim aylar yıllar sonra da olsa
bir daha tanklar çiğnemesin diye çiçekli bahçelerimizi
başımızda çingene uçarılığıyla dökülüp sokaklara
özenle sararız ülkemizin yaralarını
emeğin ve sevginin egemenliği yönetir ülkemizi
aydınlık yüzüyle gülümser ülkemiz
ülkemiz yıldızlı güzel bir akşam gibi”(1)
Perihan Akçam
Onca Çileden Sonra – Perihan Akçam
Bir daha yaşanmaması için yaşanılanların unutulmaması ve toplumsal bellekte hep canlı kalması gerekir.
Anı kitabı yazmak, kişinin yaşadıklarını okuyucuya aktarmasından başka bir şey değildir. Anılar, kişinin belleğinden süzülen, onun denetiminden geçen öznel anlatılardır. Bu nedenle tarihsel bir metin olmaktan ziyade tarihçi için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşırlar. Oysa bazı anı kitapları, bireysel yaşanmışlıkların anlatısı olmanın ötesine geçer ve tarihsel metinlere dönüşür. Perihan Akçam’ın Onca Çileden Sonra isimli anı kitabı, ikinci tür anlatıya örnek oluşturuyor. Peki ama