Tevfik Çavdar iki ciltten oluşan Türkiye’nin Demokrasi Tarihi (1839 – 1950) ve “Türkiye’nin Demokrasi Tarihi (1950 – 1995)” çalışmalarında Türkiye’deki demokrasi tarihinin kendi deyimiyle panoramik bir görüntüsünü sunar. Demokrasi tarihini 1839-Tanzimat fermanı ile başlatan yazar bu tarihsel süreç içinde “Türkiye’de tüm kurum ve kuralları ile bir demokrasi hiçbir zaman var olmadı” der.
Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde “Politikadaki hürriyet bir yığın hürriyetsizliğin anahtarı veya ardına kadar açık kapısıdır” diyor. Bu çok önemli ve aynı zamanda çok da acı bir saptamadır. Tanpınar şöyle devam ediyor:
“Ben bu kadar kendi zıddı ile beraber gelen ve zıtların altında kaybolan nesne görmedim. Kısa ömrümde yedi-sekiz defa memleketimize geldiğini işittim. Neyin? Hürriyetin… Bir kere bile kimse bana gittiğini söylemediği halde yedi-sekiz defa geldi. Ve o geldi diye sevincimizden