Türkiye PEN bu ayın kitabı olarak Halil Gündoğan’ın “Meçhul Kitap” adlı yapıtını seçti.

Türkiye PEN bu ayın kitabı olarak Halil Gündoğan’ın “Meçhul Kitap” adlı yapıtını seçti.
PEN yönetimi Gündoğan’ın kitabını seçme nedenini açıklarken; “7 Eylül günkü açıklamamızda, Halil Gündoğan’ın kaleme aldığı eserin Sincan 1 No’lu F Tipi Hapishanesi yönetimince mektup sayılıp imha edilmesi kararını kınamıştık. Eylül 2011 için, Ayın Kitabı olarak Halil Gündoğan’ın el koyulan eserini ve tarihte imha edilmiş bütün eserleri temsilen bir kitap seçmiş bulunuyoruz: “Meçhul Kitap” Fahrenheit 451 adlı romanda, yasaklanan eserleri geleceğe aktarabilmek için ezberleyen insanlar vardır. Halil Gündoğan’ın kaleme aldığı eserin imha edilmemesini bir kere daha talep eder, bu kararı verenlerin Fahrenheit 451 romanını okumalarını tavsiye ederiz. Ve yakında Fahrenheit 451 romanı hakkında da soruşturma açılırsa şaşmayız.” dedi.
Kaynak: 4 Ekim 2011 tarihli http://www.cumhuriyet.com.tr

Kitap İmhası 12 Eylül Zihniyeti
(http://bianet.org, 08 Eylül 2011)
PEN, Sincan Cezaevi’nde yatan yazar Halil Gündoğan’ın basılmamış eserine el koyularak imha edilmesini kınadı.

Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) yaptığı açıklamayla Halil Gündoğan’ın eserine el koyan cezaevi yönetimini kınadı. PEN Hapisteki Yazarlar Komitesi Başkanı Halil İbrahim Özcan’ın imzasıyla yayınlanan kınamada “Hükümlü yazar Halil Gündoğan’ın 200 sayfalık eserinin Sincan 1 No’lu F Tipi Hapishanesi yönetimince ‘mektup’ sayılıp imha edilmesini kuvvetle kınıyoruz. Kitaplardan korkulmayan bir ülkede yaşamak istediğimizi bir kez daha vurguluyor, yetkilileri 12 Eylül zihniyetinden vazgeçmeye davet ediyoruz” denildi.
Daha önce Türkiye Yazarlar Sendikası da bir açıklama yaparak Gündoğan’ın henüz kitaplaşmamış eserine cezaevi yönetimince el koyulmasını eleştirmişti. Yapılan açıklamada “Düşünceyi eyleme geçmeden yargılamak demokrasinin değil, faşizmin yöntemidir” ifadeleri kullanılmıştı.

Yayınlanmamış kitaba ceza
Yazar Halil Gündoğan, 2005’te yayınladığı “Metris’ten Munzur’a Bir Firarinin Öyküsü” adlı kitabının ikinci cildini cezaevinde yazmış ve ziyaretçilerine verilmesi için cezaevi yönetimine vermişti.
Ancak eser hiçbir zaman yazarın yakınlarına verilmedi. Cezaevi yönetimi “Tamamı terör örgütü ve üyelerinin yasadışı faaliyetlerini övücü nitelikte sakıncalı ifadeler bulunması” gerekçesiyle yayınlanmamış esere el koyarak imhasına karar verdi. Gündoğan karara itiraz etti ancak itirazı reddedildi. Yazarın avukatının mahkemeye başvurarak tek nüsha olan eserin iadesini ve kararın kaldırılmasını istemesi de aynı şekilde sonuçsuz kaldı.
Gündoğan’ın cezaevi yönetimine verdiği el yazısıyla yazılmış 200 sayfalık dosyanın başka kopyası bulunmuyordu. Halil Gündoğan’ın avukatı ve ailesi imha kararına tepki göstererek cezaevi yönetimini “keyfilik” ve “yasakçılık”la eleştirmişti.
Sincan 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde bulunan Halil Gündoğan, 80 Darbesi’nden sonra gözaltına alınarak TKP (ML)-TİKKO davasından idam cezası istemiyle yargılandı. 1988’de 28 mahkumla birlikte Metris’ten tünel kazarak kaçtı. 1995’te tekrar yakalandı, hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Metris’ten Munzur’a Bir Firarinin Öyküsü adlı kitabın birinci cildinde Gündoğan, Metris Cezaevi’nden kaçışlarını ayrıntılarıyla anlatıyordu. Kitap ikinci baskıyı da yapmıştı.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Yapmak ve Yaratmak Üzerine İpuçları – Faiz Cebiroğlu

Pedagojide yapmak ve yaratmak, her zaman büyük bir önem taşımıştır. Bu yüzden, drama, müzik, şarkı, ritim, dans ve atölye çalışmaları...

Kapat