Tutunamayanlar’ın Yazarı Oğuz Atay’ın Bilinmeyen 11 Özelliği

Hepimizin kütüphanesinde en az bir kitabı bulunan Oğuz Atay, günümüzün en sevilen yazarlarından. Hem güldüren hem de ağlatan, hüznün içindeki mizahı bize gösteren yazar hakkında onlarca kitap yazıldı. Onlarcası da yazılacak…
İşte hakkında her gün yeni bir şey öğrenilen Oğuz Atay’ın hakkında bilinmeyenler:

1. Babası 11 sene CHP’den milletvekilliği yaptı.
Babası Cemil Atay 11 yıl milletvekilliği yapmış ama kendine ait bir eve sahip olamamış bir hukukçudur. Annesi ilkokul öğretmenidir. Kendisinden küçük bir de kız kardeşi vardır. Feminist yazar Ayşe Düzkan’ın dayısıdır.

2. Çocukluktan gençlik yıllarına kadar karikatürle ilgilendi.
İçine kapanık bir çocuk ve çok dürüsttür; “Kardeşini sevmeyen var mı?” sorusuna sınıfta kaldırılan tek parmak ona aittir. Sokakta gördüklerini karikatürize ederek ailesine anlattığı çocukluk yıllarından, karikatür çizdiği gençlik yıllarına uzanan ince espri anlayışını kitaplarında da görmek mümkün.

3. Dostoyevski ve Kafka en sevdiği yazarlardı.
Kurmaca metinlerinde ikisine de bol bol gönderme yapar; Tutunamayanlar’dan ‘”Böyle basit ölçülerle değerlendirirler insanı. Dostoyevsky’yi de okumamışlardır, bilmezler.” der. Günlük’te okuduklarından, izlediklerinden, düşündüklerinden uzun uzun bahseder. Hatta çıkacağı TV programında konuşacaklarının provasını bile Günlük’te yapar.

4. İlk romanı Tutunamayanlar’ı ilk okuyan Vüs’at O. Bener’di.
Bener’in tavsiyesiyle romandan bir bölüm çıkarmıştır. Çıkan bölümden Günlük’te “Burhan bölümü” diye bahseder ama akıbeti bilinmez. Ya değiştirerek Tehlikeli Oyunlar’da kullanmış ya da henüz gün yüzüne çıkmamış Oğuz Atay el yazmalarının içindedir. Vüs’at O. Bener, otobiyografik parçalar taşıyan kitabı Bay Muannit Sahtegi’nin Notları’nda isim vermeden özlemle Oğuz Atay’dan ve kızı Özge’den bahseder.

5. Tutunamayan karakterleri aslında kendi hayatından arkadaşlarıydı.
Tutunamayanlar romanını ithaf ettiklerinden biri Sevin, hep sevdiği kadın, diğeri Ural’dır. Ural intihar eden bir arkadaşıdır ve Oğuz Atay’la yapılan bir röportajda “Selim Işık kimdir?” sorusuna yazarın verdiği cevap “İntihar eden bir arkadaşım, Ural var (…) Belki ben varım. Adlarını yazmanın sakıncalı olacağı birkaç arkadaşım var.” şeklinde olmuştur. Yazarın karakterlerine çoğu zaman etrafındaki insanlar ilham vermiştir.

6. Orhan Pamuk gençlik yıllarında onun büyük bir hayranıydı.
Orhan Pamuk 1972’de Tutunamayanlar’ı çıkar çıkmaz alır ve defalarca okur. Çıktığı hafta okuduğu bu kitap henüz edebiyatçı olmak isteyen ama Teknik Üniversite’de okuyan yirmi yaşındaki Orhan Pamuk’u derinden etkiler.

7. Kendi döneminde ödülsüz, okursuz, ilgisiz kaldı.
Oğuz Atay kitabı ilk çıktığında şimdiki popülerliğinden çok uzaktı. İlk kitabının yayımlanmasını sağlayan TRT Yarışması dışında hiçbir ödül almamış, hayattayken Kenter Tiyatrosu’na oynanması için götürdüğü “Oyunlarda Yaşayanlar” oyunu beğenilmemiş, çok kalın olduğu için ilk baskısı iki cilt yapılan Tutunamayanlar’ın ikinci cildi depoda yatmaya terk edilmiş, satışı başarısız olmuştur.

8. Kısa film yönetmenliği yaptı, filmi kayboldu.
“Beyaz Mantolu Adam” hikâyesini kısa film olarak çekmiş ama film kaybolmuş. Çetin Yalçın’ın arşivinden çıkan fotoğraf filmin final sahnesinin çekildiği plajdan. Yılmaz Güney’in Arkadaş filminin ilk üç dakikasının diyalogları da Oğuz Atay’a ait.
(Yazar Selçuk Orhan, Türkiye edebiyatının önemli isimlerinden Oğuz Atay’ın hayatını ve yazılarını tüm yönleriyle 100 soruda açıkladığı “100 Soruda Oğuz Atay” kitabında, Atay’ın, Yılmaz Güney’in senaristliğini, yönetmenliğini yaptığı ve başrolünü üstlendiği “Arkadaş” filmindeki rolüne ilişkin oldu. Orhan, filminin ilk 3 dakikasının senaryosunu Oğuz Atay’ın kaleme aldığı iddiasında bulundu. Atay ve Güney’in arkadaş olduklarını belirtildiği kitapta, Güney’in Atay’dan borç istediği de iddia edildi. Kitapta bu bölüm, Yıldız Ecevit’in kaleme aldığı “Ben Buradayım” adlı kitabı referans gösterilerek okura sunuldu.)

9. Kaybolan günlüğü Marmara Üniversitesi’nden bir öğrencide çıktı.
Günlük olarak yayımlanan defter ölümünden sonra kaybolur. Gürsel Göncü adında bir öğrencinin elinden Cevat Çapan’a teslim edilene kadar defalarca el değiştirdiği ve birinci katta olan evinden çalındığı söylentileri yayılır. Cevat Çapan’a ulaşan defterden kesitler 1984’te Milliyet gazetesinde parça parça yayımlanır. Milliyet kültür sayfasında çalışan Enis Batur ve Ömer Madra günler sürecek bir Oğuz Atay dizisiyle tamamen unutulmuş bu yazarı hatırlatır.

10. “Sevinmeyin, daha ölmedim” son sözleri oldu.
Ölümün Mecidiyeköy’deki arkadaşı Altay Gündüz’ün evinde yakaladığı Oğuz Atay banyodadır ve uzun süre çıkmaz, bu durumdan endişe duyan ev halkı seslenir ve “Sevinmeyin, daha ölmedim.” cevabının muzipliğiyle gülmeye koyulurlar. Aradan bir süre daha geçer ve Oğuz Atay dışarı çıkmaz. Bunlar yazarın son sözleridir.

11. Mezarı, Edirnekapı Sakızağacı Şehitliğinde 5. adada.
Ne ölmek nefessiz kalmaktır; ne de yaşamak nefes almaktır. Yaşamak; sevilmeyi hakeden birine yaşamını harcamaktır.” sözü gibi yüzlerce sözü söylememiştir, yazmamıştır.

Asla bu kadar doğrudan ifade etmemiştir kendisini. Edememiştir. Kendisinden başka kimse olmayı becerememiştir. O yüzden Tutunamayanlar dinini kurup kutsal kitabını yazmıştır.

Herkesin tutunamamasının biricikliğinin farkındadır. Kimseye kendi tutunamamışlığını övmez. Çok acı çekmiştir, çok mutlu olmuştur. Aramızdan erkenden ayrılmıştır. Mezarı Edirnekapı Sakızağacı Şehitliğinde 5. adadadır.

Zarife Gelgit
Onedio Üyesi
https://onedio.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here