Yalnız Mor – Kemal Siyahhan

Kemal Siyahhan?ın kahramanları küçük dünyaları olan, çevrenin, ailenin, geleneklerin baskısıyla sindirilmiş ama büyük serüvenler, büyük aşklar, büyük ölümler özleyen kişilerdir.
Kemal Siyahhan, Atmaca, Deli, Öküz ve Hayvan dergilerinde çizgi öykülerle başlayan gündelik hayatı anlatma serüvenini romanlarıyla sürdürüyor. Yeni kitabı Yalnız Mor?da babasının günlüklerini okuyarak, mahremiyetini paylaşmanın suçluluğunu duyan genç bir kız, hiç beklemediği bir maceraya sürüklenir. Siyahhan, sıradan yaşantıları ruhsal yönelişleriyle edebiyata katarak, aile, komşuluk, dostluk değerlerini, bireysel hırsları, çatışmaları aynıyla yansıtmakla kalmamış, küçük insanın hayallerini, umutlarını, yenilgilerini, çaresizliklerini inceden inceye işlemiştir. Göçmenlik psikolojisinin neden olduğu hayati kırılma noktalarından trajik öyküler üretmiştir. Köyün yoksulluk, çıkar ilişkileri, katı gelenekler gibi meselelerinin yanı sıra şehirdeki, yabancılaşma ve yalnızlık romanın temel eksenini oluşturmaktadır; ?Yalnızlık dört duvar arasında, aşkın doruklarında, ince bir sızıda, söylenemeyende, bir ağacın gölgesinde, kehribar tanelerinde, en coşkulu tezahüratta?dır.

Çocukluk anıları
Hayatımızı kuşatan çerçeveler, dededen toruna, arkadaşımızdan eşimize tanıklıkların toplamından ibaret değil midir. Her bir karesi hayatımızın bir kesitini ele verir. Çocukluk ve gençlik yılları anılarından çokça beslenen Siyahhan, çok iyi tanıdığı insanların dünyasına sessiz ama dikkatli bir şekilde girmiş, yaşayışlara ilişkin sıkıntıları, geleceğe ilişkin plan ve tasarıları umutlu bir çizgide sunmuştur. Kişilerin dış görünüşlerinden çok başlarından geçen olaylara, yüz yüze bulundukları olgulara önem vererek, onların davranışlarını yalınlıkla anlatmıştır. ?Yalnız Mor?da beklemeyi bilen, bir umudu sürekli diri tutan, uyumlu kişilerin yanı sıra agresif, tedirgin, hınçlı insanlar da yer alır. Bu karakterlerin karmaşık ruh halleri çok sade cümlelerle ve rahat bir anlatımla gözler önüne serilir. Neredeyse bir öykü yapısı içinde yaşanmışlıklar, bireyin çelişkileri, özlemleri, niyetleri, hayalleri ile mutsuzluk, sevgisizlik, yenilgi gibi değişimleri iç içe verilmiştir.
Kitaba adını veren Yalnız Mor, yaşlı bir kadının kocasının ölümüyle başlayan yalnızlığını, kalabalıklara karışarak, zoraki uğraşlar edinerek yenme çabasını da içeriyor. Kadının doğrudan kendisinin dillendirdiği öyküsü, diğer karakterlerin öykülerinde birbirine değen yanlar da içeriyor. Kitapta geleneklerdeki yitiş, komşuluk ilişkilerindeki bozulma, yalnızlığın bir sığınağa dönüşmesi ve bunların gündelik hayat üzerindeki etkileri öne çıkarılmıştır. Yazarın yerel motiflerle aşk olgusunu, ağıtları işlediği bölümler ise kitabın en özgün bölümleridir. Büyük kentte sıkışıp kalmış insanı, sevinçleri, acıları, zorlukları, umut ve hayal kırıklıklarıyla sosyo ekonomik değişmeler karşısındaki korunmasız ve mazlum halleriyle anlatırken, içinde yaşadığı bölgenin nabzını tutan yazar nitelemesini hak etmiştir.

Zorlu kent yaşamı
Siyahhan?ın kahramanları küçük dünyaları olan, çevrenin, ailenin, geleneklerin baskısıyla sindirilmiş ama büyük serüvenler, büyük aşklar, büyük ölümler özleyen kişilerdir. Romanını yaşar gibi yazması, yazar gibi yaşamasıyla hemen yanı başımızda olmuş ya da oluyor izlenimini veren olaylarla, sıcaklığını hiç kaybetmeyen canlı anlatımıyla sahici bir roman ortaya çıkarmış Siyahhan. Özellikle yerel söyleminde dolu dizgin bir anlatım ustalığı ile kendi yöre insanının yaşam koşullarından kesitler aktaran, eski zaman anılarıyla, özel yeni zaman durumlarını dışa vuran, gayretkeş, süssüz bir anlatımla hayatları resmetmiştir.
Köyden kente göçün artarak sürmesi, buna karşılık eğitim seviyesinin yükselmesi, eğitimli kadınların sosyal hayatın içinde daha aktif olarak yer almaları, öss gibi kurulu sistemdeki yanlışları gösterme ihtiyacı, yaşamın siyasal ekonomik kültürel ve ahlaki değerlerin sorgulanır hale gelmesine bağlı olarak ortaya çıkan yazarak ifade etme ihtiyacına dönüşmüştür. Zorlu kent yaşantısının sindirdiği, suskun, acılı, ağrılı bireylerin anılarıyla zenginleştirdiği gözlemlerini inandırıcılıkla aktarmıştır. Zaman zaman hızını alamayıp gereksiz ayrıntılara düşmekten kaçınamadığını da söylememiz gerekiyor. Ancak Siyahhan?ın bu ikinci romanında ulaştığı net başarı küçük kusurlarını silikleştiriyor.”
ZEYNEP BİZER, 28/11/2008 tarihli Radikal Gazetesi

“Yerebatan Sarnıcı’nda derinlik ve perspektifin etkisi son derece güçlü, eskiye nazaran iyi ışıklandırılmış, yerin metrelerce altında binlerce yıllık bilinmezlik, hayranlık ve merak, kim bilir neler oldu buralarda? Zozan’ın elleri ellerimde, sanki bir umut, çareymişim gibi. Allah’tan burası loş ve karanlık, herkes sudaki balıklara bakıyor, gözlerimdeki yaşları sadece Zozan görüyor, hiç konuşmuyoruz; birbirimize söyleyeceklerimizi söylemişiz, sanki yüz yıllık hasretimiz son bulmuş, gözyaşlarımız sarnıcın sularına karışıyor. Çocukların ayaklarında yeni pabuçlar var, hepsinin üstü başı düzgün, gözleri çakmak çakmak… Babam nerede kaldı, bilerek mi getirdi beni buraya…”
Kemal Siyahhan’ın yalnızlığı ve acıyı katıksız bir yalınlıkla anlatan romanı…
Tanıtım Yazısı

YALNIZ MOR
Kemal Siyahhan
Sel Yayıncılık
2008
267 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
‘Karanlıktaki Adam’ Yada Şu Garip Dünya Yuvarlanıp Giderken? – Canan Koçak

?Bir dakika önce hayatını yaşıyorsundur, bir dakika sonra bir de bakarsın ki savaştasın.? ?Sıradan ve tekdüze hayatından aniden koparak, çapı...

Kapat