Yaz Sıcakları ve Okumak – Adil Okay

adil_okayÖn Not: “Yaz sıcakları ve okumak” adını verdiğim bu yazı, Suruç Katliamından bir gün önce yazılmıştı. Katliam haberi gelince öfke ve acıdan yazıyı kenara attım ve “Çevremizdeki yaratıklar ve pırıl pırıl gençler” adlı bir yazı kaleme aldım. Yaşadığım kentte katliamı protesto mitingine katıldım. Ama yine de kendime gelemedim. Günler sonra, sakinleşemesem de kenara koyduğum yazılarıma göz attım. Aşağıda okuyacağınız bu yazımda bile -katliamdan önce yazıldığı halde- “yangın yeri her coğrafya” diye giriş yapmışım. O günden bu yana ülkede akan kan durmadı. Görülüyor ki bizim yazmamız, çizmemiz, yürümemiz, “suskunların” da 4 – 5 yılda bir oy vermesi yetmiyor. Usta şairlerimizden Rifat Ilgaz uzun yıllar önce bir şiirinde “sadece seyirci” olanları şöyle uyarmış:

“Benden geçti mi diyorsun…
Aç iki kolunu iki yana
Korkuluk ol…”
***

“Yaz uykusuna yatmak “ gören, duyan, konuşan insanlar için ulaşılması güç bir lüks. Üstelik baksanıza “yangın yeri her coğrafya”… Doğanın çığlığı… Çocukların çığlığı… Tutsak yakınlarının çığlığı… Mültecilerin çığlığı… İş cinayetlerinde hayatlarını kaybeden insanların yakınlarının çığlığı… Tüm kapıları sıkı sıkı kapatsak bile yatak odalarımıza kadar sızıyor. Elimiz kalem tuttuğu için yazmadan duramıyoruz.

Yazmanın dışında -Dünyevi işleri, eş-dost- akraba ilişkilerini asgari düzeye indirsek bile mutlaka yapmamız gereken işler – görevler var. Ve tabi okuma…

Okumadan yaşanır mı? Yaşayan çok elbette. Ama benim için olanaksız. Hele hele “yazıyla” ilgilenenlerin okumadan yaşaması, kendini yenilemesi mümkün değil. Sadece yazıyla değil, plastik sanatlarla da uğraşanların çok okuması gerekiyor.

Elbette sanatın kitleleri etkileme gücü vardır. Sağaltıcı-sorgulatıcı gücü vardır. Bu nedenle egemenler her dönem, kimi zaman zor yoluyla, kimi zaman da maddi çıkar karşılığı sanatı ve sanatçıyı kendi çeperlerinde tutmaya çalışmışlardır. Örneğin edebiyat, otoritenin zincirlerini kırarsa, sansür ve oto-sansür’ü aşarsa, resmi tarihin dışında gerçek tarihin yazılımına katkı sunabilir.

Ve yazmasak bile, sanatçı olmasak bile keyif için de okumalı değil mi. Sadece öğrenmek için değil. Zaten iyi bir eser keyif verirken asıl amacı o olmasa bile öğretir. Yeni dünyalara kapı açar.

Güneydeyim. Yaz güneyde daha acımasız. Ama yine de sıcaklara direnip okumaya ve yazmaya çalışıyorum. Son bir ayda okuduğum kitap ve dergileri masamın üzerinden kaldırmadan fotoğraflayayım ve dostlarla paylaşayım dedim. Kitaplar hakkında ayrı ayrı yazmak isterdim. Ama inanın zamanım yok. Biliyorsunuz yazmak, okumak kadar kolay değil. En azından benim için. İsabel Allende’nin “Ruhlar Evi” yıllardır okumak istediğim bir kitaptı. Kısmet bu yazaymış. Şiddetle tavsiye ederim. Göksu (Baykal)’nun “Geç Kalmış Bir Öpüş” adlı öykü kitabında da en çok “Dünyaya kazık atmak” ile “Anahtar” adlı öykülerini sevdim.

Dergilerde de birbirinden değerli yazılar vardı. Mutlaka ayda bir dergi almayı da ihmal etmemeli. Yaşadığınız kentin kitapçılarında bulamazsanız da abone olabilirsiniz. Abone olunca fiyatları artmıyor! Okuduğum dergiler: Bağlaç, Çini Kitap, Evrensel Kültür, Güney, Mesele, Mevsimlik Dergi, Newroz, Sancı, Tiroj, Varlık. Sadece Antakya – Hatay’da yaşayanların edinebileceği Amanos ve Güney Rüzgarı’nı da unutmamalı. Tabi daha çok dergi var. Hepsini alma, alsam da okuma zamanım olmuyor. Bir de “Emeğin Sanatı” gibi sanal dergiler – gazeteler var. Onlara da başka bir yazıda değinirim.

Bir not düşeyim: Dergi arşivi yapmıyorum. Çevremdeki eş dosta –geri almamak üzere- verdiğim oluyor. Ama daha çok hapishanelere yollamayı tercih ediyorum. Size de öneririm.

Şimdi elimde Terry Eagleton’un “Tanrının Ölümü ve Kültür” adlı eseri var. Ama felsefe yoruyor. Yanında – aynı anda başka bir kitap (edebiyat) daha okumalı. Ama o kadar çok kitap var ki. Yüz binlere kitabı okuyamayacağıma göre seçmek zorunda kalacağım.

Size de iyi okumalar…

okayadil@hotmail.com

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Yazarlarımızın son çalışmaları
“Bizim intikâmımız çocuklarımızın atacağı kahkahalar olacak.”

Yazı tahmin ettiğimden uzun ve biraz da detaylı oldu. Ama tasavvur ettiğimden fazlası yazıya dönüştü. Ama hâlâ da eksik geliyor....

Kapat