Yoldaş Pançuni

Geçen hafta Şair Fitnat Hanım ile Yazar Ahmet Mithat Efendi?nin gerçek aşk mektuplarını, Edebiyat-ı Evvel okurlarıyla buluşturmuştuk. Bu hafta, her türlü gerçeği kendine göre saptıran, dünyadan habersiz, başkalarının sırtından geçinen, hedef olarak sosyalizmi bellemiş kurmaca bir karakterin yazdığı mektuplar kaplayacak sayfamızı. Mektupların yazarı, roman kahramanımız Yoldaş Pançuni?nin yaratıcısı Yervant Odyan, 1869 yılında İstanbul?da doğar. Kayseri?den göç eden bir ailenin mensubu olan Odyan, henüz on yaşındayken amcası Krikor Odyan ile Paris?e gider, Ardından konsolos babasıyla bir süre Romanya?da yaşar.

Aileyi ve yazar Odyan?ın yetiştiği çevreyi daha iyi tanımak için, amca Krikor Odyan?ın, Osmanlı Anayasa?sını ilk hazırlayanlardan biri olduğunu belirtelim. Yervant Odyan?ın yazı ve çevirileri, henüz yirmili yaşlarının başındayken yayınlanır dönemin Ermeni dergilerinde; dergi editörlüğü yapar. 1896 yılında İstanbul?daki Osmanlı Bankası?nın işgali sonrası Ermenilere yönelik saldırılar nedeniyle gittiği Atina, Paris, İskenderiye ve Kahire?de yazarlık, editörlük ve yayıncılık yapar.

Romanı okurken, yazarın, Osmanlı Bankası olayı ile Yoldaş Pançuni?nin Dzabılvar?da yaşadığı maceraları arasında bir ilişki kurup kurmadığını düşünmeden edemedim. II. Meşrutiyet sonrası İstanbul?a dönen Odyan, yazma ve yayıncılık işine bütün hızıyla devam eder. Püzantion (Bizans) adlı dergide 1909 yılında tefrika edilen Yoldaş Pançuni?nin ilk macerası, Arapkir?in Dzabılvar adındaki köyünde geçer. Mektuplara geçmeden önce kahramanımız Yoldaş Pançuni?yi biraz tanıyalım.

Trabzonlu bir ailenin en küçük çocuğu olarak doğan Pançuni, konuşmaya geç başlar ve sonrasında hiç susmaz. Sürekli konuşan, dediğim dedik çaldığım düdük bir çocukluktan sonra ağabey parası yiyen bir delikanlılık geçirir. Fransa?daki öğrenciliği sırasında Bolşevik olup, pek çok ülke dolaşır. Tıpkı yazarımız Odyan gibi Meşrutiyet?le İstanbul?a gelir ve sosyalizmi yaymak konusunda kutsal görevini yerine getiren inançlı biri olarak taşraya gider.

Yoldaş Pançuni?nin ?Dzabılvar Misyonunda? adlı ilk bölümündeki kişileri bizzat tanıdığım insanlardan derledim diyor, yazar Yervant Odyan. Yoldaş Pançuni, bütün mektuplarına ?Sevgili Yoldaşlar? hitabıyla başlar. Sosyalizmi yaymak amacıyla ulaştığı köyde yirmi hane vardır. Ona göre, köy papazı ruhban sınıfı, birkaç hayvan sahibi köylü ise kapitalist sınıftır. Demirci – nalbant, tek başına köyün işçi sınıfını temsil eder ve ne yapıp edip ikna edilmeli, kapitalistlere karşı gelmelidir. Mektuptan bir bölüm şöyledir: ? On beş gündür buradayım. Vardığımın ertesi günü propagandaya başladığım halde kapitalizmin işlediği suçlar, işçi sendikalarının kaçınılmaz gerekliliği, proletaryanın talepleri konularında kafalarına en ufak bir şey sokamadım. Ancak ümitsizliğe kapılmıyorum; aksine, onlardaki bu anlama güçlüğü propagandayı arttırma konusunda bana coşku veriyor?.

İkinci mektup, propagandasının karşılık bulacağından çok umutlu olduğu Kürt köyü Komraş?ı ziyaret sonrasında yazılır. Dönüşte konuksever köylüler tarafından soyup soğana çevrilmiştir.

Mektuplar ilerledikçe, La Mancha?lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote?nin tüm gerçeklikten uzak, hayal dünyasında kurduğu dünyanın bir benzerine sahip bir karakter ile karşı karşıya olduğumuz kolayca anlaşılır. Gözüpek şövalyelerin aleminde gezinirken mizah unsuru haline gelen Don Quijote?nin yeni hali Yoldaş Pançuni?dir. Öğrendiği sosyalist dünyadan başkasını görmeyen gözü, yoksul köylülerin günlük hayatlarına karışınca, çarpıcı komiklik satırlara dolar taşar. Cervantes?ten üç yüz yıl sonra Yervant Odyan?ın ustalığı devreye girecek, kendi coğrafyasının ve zamanının yeni kahramanı Yoldaş Pançuni ete kemiğe bürünecektir. Yoldaş Pançuni?nin Dzabılvar?da altı ay boyunca verdiği devrimci mücadeleyi mektuplarından öğreniriz. Her mektubunu onu göreve gönderen yoldaşlarından bir miktar para isteyerek bitiren kahramanımız sonunda buradaki görevini tamamlar. Sosyalizmi getirmek için geldiği Dzabılvar yerle bir olmuş, köyde yaşayan tek bir canlı kalmamıştır. Pançuni ise yoluna devam eder. Bu kez uğrağı başka bir şehir, Van olacaktır.

1911 yılında kitap olarak yayınlanan ?Dzabılvar Misyonunda?yı, 1914?de yayınlanan ? Pançuni Vasburagan?da? (Van?da) kitabı izler.
Bu iki maceranın Türkçe çevirileri 2000 yılında Yoldaş Pançuni adıyla Aras Yayıncılık tarafından yayınlandı. Kitabın sayfaları içerisine, Yoldaş Pançuni?nin 1938 Kahire baskısı için Aleksandr Saruhan tarafından yapılmış resimler yerleştirilmiş. En az roman kadar etkileyici olan siyah beyaz çizgilere, ayrıntıları kaçırmamak için uzun uzun ve tekrar tekrar bakmaktan kendimi alamadım. 1898 yılında Ardanuç?ta doğan, ilk karikatürlerini İstanbul?daki bir mizah dergisine çizen Saruhan, daha sonra yerleştiği Mısır?da karikatür sanatının kurucusu olarak kabul edilmiştir. Kırk bini aşkın karikatürün sahibidir. Yoldaş Pançuni dışında resimlediği önemli eserler arasında, Hagop Baronyan?ın Soylu Dilenciler adlı romanı da vardır.

Yoldaş Pançuni?nin yaratıcısı yazar Odyan, 1915 yılında tutuklandıktan sonra tehcir edilir. 1918?de tekrar İstanbul?a döner, yayınlarına devam eder. 1922?de Bükreş?te, ?Yoldaş Pançuni Sürgünde? ile üçlemenin sonuncusunu yazar. 1926?da Kahire?de ölür.
Yoldaş Pançuni?yi okurken edebiyatın, insanla birlikte yürüyen, keşfeden, ışık tutan, mizahla yerden yere vuran, sahte parıltıları alaşağı eden, zamanı ve mekanı ortadan kaldıran yanını yeniden gördüm. O büyüyü hem yapan hem bozan ellerin sahibi yazarları, 2014?ün sıcak Temmuz?undan selamlamak istiyorum.

NÜKHET EREN
http://birgun.net/,20 Temmuz 2014

Yorum yapın

Daha fazla Ermeni Edebiyatı, Makaleler
Beklemeyi kimse istemez – Yankı Yazgan

Ergenlerin ve gençlerin çoğu erkek olan bir kesiminin internet ve oyun düşkünlüğü geçmişteki kahvehane kültürünün yerine (en azından yeni kuşak...

Kapat