‘5.5 yaşındaki bir çocuğun okula gönderilmesi ne gibi sorunlara yol açar?’

AKP?nin yeni eğitim sistemi sonrası 5.5 yaşındaki çocukların okula gönderilmeye zorlanmasına karşı başlatılan ?Bari çocuğunuza bunu yapmayın: O daha küçük? kampanyası çerçevesinde Dr. Koray Yalçın, 5.5 yaşındaki çocuğun okula gönderilmesinin neden olacağı sorunları açıkladı.
Video yazının devamındadır.

Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Dr. Koray Yalçın anlatıyor.[dailymotion]http://www.dailymotion.com/video/xsowry_5-5-yayyndaki-bir-cocuyun-okula-gonderilmesi-ne-gibi-sorunlara-yol-acar_news[/dailymotion]

?Bari çocuğunuza bunu yapmayın: O daha küçük? başlığıyla yapılan çalışmaya ilişkin olarak ?5.5 yaşında bir çocuğun okula gönderilmesi, okulda ders dinlemeye mecbur edilmesi reddedilmesi gereken bir pedagoji katliamıdır. Engel olabiliriz. Amacımız, küçük yaştaki çocuklarını 4+4+4 sisteminin dayatmaları sonucu okula yazdırmaya zorlananlarla ortak çıkış yolları bulmak, bu pedagoji katliamına engel olmaktır?

Kampanyaya ilişkin bilgi almak için şu adreslerle temasa geçilebilir:

facebook.com/odahakucuk

Kaynak: http://haber.sol.org.tr, 8 Ağustos 2012

?Hekimler bu mücadelenin bir parçası olmalılar? – Söyleşi
4+4+4 ile birlikte ortaya çıkan önemli bir sorun 5 yaşında çocukların ilkokula başlatılması. Ailelerin ve eğitimcilerin olduğu kadar hekimlerin de gündemine giren bu konuda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın kayıt uygulamalarında hekimlerin ?uygunsuzluk raporu? verip vermemeleri önemli bir yere oturuyor.

TTB ve Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği tarafından yapılan açıklama MEB’i sorunu hekimlerin sırtına yıkmakla suçluyordu.

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Dr. Koray Yalçın konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

İlkokula başlama yaşının küçültülmesi konusunda fikirlerinizi biliyoruz. Hekimler bu konunun neresinde duruyor?

5 yaşında bir çocuğun ilkokula başlaması eğitim bilimleri açısından sakıncalı olduğu kadar çocuğun sağlığı açısından da oldukça sıkıntılı bir durum. Bu kadar küçük yaştaki bir çocuğun özellikle şu anda uygulanmakta olan ilkokul birinci sınıf müfredatına göre eğitime tabi tutulması çocuğun zihinsel ve bedensel gelişimine kesinlikle uygun değil. Ortada çocuk gelişimi açısından bu kadar net bilimsel veriler dururken bir hekimin bu dayatmaya göz yumması mümkün değil. Dolayısıyla çocuklarımızın sağlığını doğrudan ilgilendiren böyle bir konuda hekimlerin bu meselenin tam da ortasında durduğunu düşünüyorum. ?Bu mesele eğitimcilerin işidir? ya da ?çocuğu okula gidecek veliler düşünsün? diyerek köşeye çekilemeyiz.

Hekimlerin ne yapması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Hekimler 5 yaşındaki bir çocuğun ilkokula başlatılmasının sakıncalarını her ortamda dile getirmeleri ve bu konuda oluşan muhalefetin bir parçası haline gelmesi gerekir. TTB?nin bu konuda yaptığı açıklamada da belirttiği bilimsel veriler velilerle ve eğitimcilerle paylaşılmalıdır. Ortada tıp bilimi açısından onaylanamayacak bir uygulama var. Hekimlerin sessiz kalmaması ve gerçekleri daha yüksek sesle söylemeleri gerekiyor.
Ülkenin birçok noktasında velilerin ve eğitimcilerin bu yanlışlığa karşı mücadele verdiğini biliyoruz. Hekimlerin de bu mücadeleye destek olması gerekir. Bu yanlışlığın bir an önce düzeltilmesi için hep birlikte elimizden geleni yapmalıyız.

TTB ve ilgili uzmanlık derneğinin yaptığı açıklamada hükümetin bu konuda çözümü hekimlerin üzerine yıktığı ifade ediliyor. MEB niye böyle bir yola gidiyor?

Aslında yasanın ilk halinde 60 ayını doldurmuş tüm çocuklar ilkokula direk kayıt ediliyordu. Gelen tepkiler üzerine değişiklik yapıldı. Şimdi 60 ayını dolduran çocuk ailesinin isteği üzerine kayıt edilirken, çocuğu 66-72 ay arası olan veliler kayıt yaptırmak istemiyorlarsa sağlık raporu getirmeleri gerekiyor.

MEB?in yaptığı yanlışta inat etmek ve bu uygulamayı kabul etmeyen velilerin işlerini zorlaştırmaktan başka bir şey değil. Aslında 60 ayını doldurmuş çocukların kayıt yaptırmasının önü hala açık ve çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebilecek bir konuda kararı ailelere bırakmak ne kadar doğru. Aileler elbette konu hakkında bilgi sahibi olsalar hiçbirinin buna onay vereceğini düşünmüyorum. MEB çocukların erken eğitime başlamasını bu kadar düşünüyorsa neden okul öncesi eğitim zorunlu hale getirilmiyor? İlkokula başlaması dayatılan bu çocukların tam da yaşlarına uygun olan okul öncesi eğitim almaları gerekmez mi?

66-72 ay arası çocuklardan sağlık raporu istemelerinin tek anlamı velilerin gözünü korkutmak ve işlerini zorlaştırmak. Veliler alınması gereken raporun çocuğun gelişiminin geri olduğuna dair bir rapor olması gerektiğini düşünüyorlar, çünkü bu böyle yansıtılıyor, ve doğal olarak veliler tereddüt ediyorlar. Oysa ki 5,5 yaşındaki bir çocuğun ülkemizde uygulanan ilkokul müfredatına göre eğitime başlaması tıbbi olarak zaten uygun değil. Bu gerçeği TTB de söylüyor, Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği de söylüyor. Dolayısıyla hekimlerin çocuklara vereceği rapor çocuğun zihinsel ve bedensel olarak geri olduğuna dair bir rapor değil, çocuğun zihinsel ve bedensel olarak uygun olmadığına dair bir rapor.

Son olarak ilginç bir noktaya da değinmek istiyorum, geçen seneye kadar 5 yaşında çocuğunu okula başlatmak isteyen veliden çocuğun zihinsel ve bedensel gelişiminin yaşıtlarına göre ileri olduğuna dair bir rapor isteniyordu. Bir senede ne oldu da bu çocukların hepsi ?ileri düzeyde gelişti? ve ilkokula uygun hale geldi. Şimdi de okula başlatmak istemeyenlerden uygunsuzluk raporu isteniyor

Yine TTB açıklaması ile ilgili bir sorumuz olacak. Hekimler “sorunu bizim üzerimize yıkmayın” demekle yetinebilir mi? Siz hekimlere ne öneriyorsunuz? Çocuğunu okula vermek istemeyen velilere yardımcı olmamalılar mı?

Açıklamanın, velilerinin sindirilmesi operasyonuna hekimlerin de alet edilmeye çalışılmasına bir tepki olduğunu düşünüyorum. Zaten tıbbi olarak sakıncalı olduğunu belirttiğimiz bir konuda ısrarla rapor vermemiz isteniyor. Sanki normal olan şu andaki uygulamaymış da biz bu normale uymayanları tespit edeceğiz. Açıklamada eksik olan noktanın şu olduğunu düşünüyorum, aslında MEB sorunu bizim üzerimize yıkmıyor. MEB yaptığı hataya hekimleri de ortak etmeye çalışıyor. Elbette açıklamada belirtildiği gibi bu raporları almak isteyen ailelerin başvuruları hekimlerin iş yükünü önemli ölçüde artıracak ama bundan daha önemlisi hekimlerin, bilimsel veriler ortadayken bir kez daha değerlendirme yapmaya zorlanmaları.

Elbette hekimler “sorunu bizim üzerimize yıkmayın” demekle yetinemez. Çünkü biz de bu işin bir parçasıyız. Ama karşı taraftan bir parçasıyız. Bunun daha net vurgulanması gerekir. Hekimlerin TTB?nin açıklamasında da paylaşılan tıp biliminin doğrularını savunmaya devam etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Çocuğunu haklı olarak bu kadar erken yaşta okula göndermek istemeyen velilere elimizden geldiğince yardımcı olmalıyız. Hatta başta da söylediğim gibi hekimler bu yanlışlığın düzeltilmesi için yürütülen mücadelenin bir parçası olmalılar
(soL-Haber Merkezi,9 Ağustos 2012)

Yorum yapın

Daha fazla Eğitim
Ailede ve Okulda Çocuk Eğitimi – Anton Semyonoviç Makarenko

Çocukların eğitimi yaşamımızın en önemli alanıdır. Çocuklarımız ülkemizin ve dünyanın gelecekteki yuttaşlarıdır. Onlar tarihi yaratacaklar. Çocuklarımız gelecekteki anneler ve babalardır,...

Kapat