
Antonio Vivaldi, 18. yüzyıl Avrupa müziğinin en önemli bestecilerinden biri olarak özellikle konçerto türündeki yenilikleriyle tanındı. Ancak hayatının son döneminde bestecinin ekonomik ve mesleki koşulları ciddi biçimde değişti. 1730’ların sonlarına doğru Venedik’teki müzik zevkinin dönüşmesi, Vivaldi’nin eserlerine yönelik ilgiyi azalttı. Buna ekonomik sorunlar da eklendi. (Treccani)
Vivaldi, yeni bir patron ve çalışma imkânı bulma umuduyla 1740’ta Viyana’ya gitti. İmparator VI. Karl, daha önce Vivaldi’nin müziğine ilgi göstermişti. Ancak VI. Karl’ın 1740’taki ölümü, bestecinin Viyana’daki planlarını büyük ölçüde boşa çıkardı. Üstelik imparatorun ölümünün ardından başlayan yas dönemi, Viyana’daki tiyatro faaliyetlerini de sınırladı. Dolayısıyla Vivaldi, beklediği saray desteğine ulaşamadı. (Vivaldi Venezia)
Vivaldi 1741 yazında Viyana’da hayatını kaybetti. Ölüm kaydı, ölüm nedenini dönemin tıbbi terminolojisinde “innerer Brand”, yani “iç yangın” veya “iç iltihap” şeklinde ifade eder. Modern tıp açısından bu ifadeyi kesin bir hastalık adıyla eşleştirmek mümkün değildir. Bestecinin cenazesi mütevazı koşullarda gerçekleşti ve mezarı daha sonra ortadan kalkan bir hastane mezarlığında kaldı. (Treccani)
1730’ların Sonunda Vivaldi’nin Popülerliği Neden Azaldı?
Vivaldi, 1720’li yıllarda Avrupa’nın en tanınmış bestecileri arasında yer aldı. Özellikle Il cimento dell’armonia e dell’inventione adlı eserindeki dört konçerto, bugün Dört Mevsim adıyla tanınan yapıtları içeriyordu.
Bununla birlikte müzik zevki zaman içinde değişti. Venedik’te opera ve vokal müzik alanındaki beklentiler farklılaşırken Vivaldi’nin üslubu bazı çevrelerde eski moda görülmeye başladı. Nitekim 1730’ların sonlarında Charles de Brosses, Vivaldi’nin Venedik’te eskisi kadar rağbet görmediğini belirtti. (Şehir Awa Müzik Akademisi)
Ayrıca Venedik’in ekonomik koşulları da bestecinin durumunu olumsuz etkiledi. Vivaldi, gelir elde etmek için daha önce yazdığı eserlerin el yazmalarını satmaya başladı. 1740’ta Ospedale della Pietà ile ilişkisini sona erdirmesi, Venedik’teki mesleki konumunun da zayıfladığını gösterir. (Müzikoloji)
Viyana Umudu ve VI. Karl’ın Ölümü
Vivaldi’nin Viyana’ya yönelmesinin arkasında yalnızca sanatsal nedenler bulunmuyordu. Besteci, ekonomik açıdan daha güvenli bir gelecek arıyordu. VI. Karl daha önce Vivaldi’nin müziğine ilgi göstermiş ve besteciyle temas kurmuştu. Bu nedenle Vivaldi, Habsburg başkentinde yeni bir patronaj ilişkisi kurabileceğini düşünmüş olmalıdır. (Vivaldi Venezia)
Ancak Vivaldi’nin Viyana’ya ulaşmasından kısa süre sonra VI. Karl 20 Ekim 1740’ta öldü. Bu gelişme, bestecinin saray çevresindeki beklentilerini ciddi biçimde sarstı. Dahası, imparatorun ölümünün ardından uygulanan yas nedeniyle tiyatrolar aylarca kapalı kaldı. Böylece Vivaldi hem potansiyel hamisini hem de çalışabileceği önemli sahneleri kaybetti. (Fondazione Giorgio Cini)
Dolayısıyla Viyana yolculuğu, Vivaldi açısından yeni bir kariyer başlangıcından çok, hayatının son dönemindeki ekonomik belirsizliğin bir parçasına dönüştü.
Vivaldi’nin Son Günleri
Vivaldi’nin Viyana’daki son aylarına ilişkin bilgiler oldukça sınırlıdır. Kaynaklar, onun Kärntnertor çevresinde bir saraç dulunun evinde kaldığını belirtir. Besteci burada ciddi ekonomik sıkıntılar içinde yaşadı. (Fondazione Giorgio Cini)
Vivaldi 27 Temmuz gecesi ile 28 Temmuz 1741 arasında hayatını kaybetti. Bazı kaynaklar ölüm tarihini 27 Temmuz, bazıları ise 28 Temmuz olarak verir. Viyana’daki ölüm kaydı ve sonraki araştırmalar 28 Temmuz tarihini yaygın biçimde kullanır. (Treccani)
Dönemin ölüm kaydı, ölüm nedenini “innerer Brand” olarak kaydeder. Bu ifade kelimesi kelimesine “iç yangın” anlamına gelir. Ancak modern tıp açısından bunun hangi hastalığa karşılık geldiğini kesin biçimde söylemek mümkün değildir.
Bazı modern yazarlar Vivaldi’nin kronik solunum sorunlarıyla bu ifadeyi ilişkilendirmiştir. Bununla birlikte, mevcut tarihsel kanıtlar belirli bir modern hastalık tanısı koymak için yeterli değildir. Bu nedenle “Vivaldi astım veya bronşit nedeniyle öldü” şeklindeki kesin ifadeler ihtiyatla kullanılmalıdır. (Baroque Music)
Vivaldi Nasıl Defnedildi?
Vivaldi’nin cenazesi, dönemin kaynaklarının gösterdiği üzere oldukça mütevazı koşullarda gerçekleşti. Besteci, Viyana’daki Spitaller Gottesacker olarak bilinen hastane mezarlığına defnedildi. Mezarlık, bugünkü Viyana Teknik Üniversitesi’nin bulunduğu bölgeye yakın bir alanda yer alıyordu. (Fondazione Giorgio Cini)
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. Vivaldi’nin cenazesinin “tamamen törensiz” gerçekleştiği yönündeki popüler anlatı, tarihsel kaynaklarla tam olarak örtüşmüyor. Araştırmalar, cenazenin mütevazı olduğunu; ancak Aziz Stephan Katedrali ile bağlantılı bir cenaze hizmetinin gerçekleştiğini gösteriyor. (oe1.orf.at)
Ayrıca genç Joseph Haydn’ın Vivaldi’nin cenazesinde koro söylediği yönündeki anlatı da tartışmalıdır. Günümüzde bu hikâyeyi destekleyen sağlam kanıt bulunmadığı kabul ediliyor. (Interlude)
Vivaldi’nin Mezarı Neden Kayboldu?
Vivaldi’nin mezarının bugün bulunamamasının temel nedeni, mezarlığın daha sonra ortadan kaldırılmasıdır. Araştırmalara göre bestecinin kalıntıları ortak bir mezara konuldu. Daha sonra mezarlık alanı yeniden düzenlendi ve 18. yüzyılın sonlarında tamamen ortadan kalktı. (Fondazione Giorgio Cini)
Özellikle II. Joseph dönemindeki mezarlık düzenlemeleri bu süreçte belirleyici oldu. 1783’te mezarlığın ortadan kaldırılmasıyla Vivaldi’nin fiziksel mezarının yeri de kayboldu. Bugün Viyana Teknik Üniversitesi çevresindeki anı levhaları, bestecinin bu bölgedeki son dinlenme yerini hatırlatıyor. (Fondazione Giorgio Cini)

Bir Bestecinin Unutulmuş Sonu
Vivaldi’nin hayatının son yılları, sanat tarihindeki önemli bir paradoksu ortaya koyar. Bir dönem Avrupa’nın en ünlü bestecileri arasında bulunan sanatçı, yaşamının sonunda ekonomik güçlüklerle karşılaştı. Üstelik yeni bir patronaj arayışıyla gittiği Viyana’da beklediği desteği bulamadı.
Bununla birlikte Vivaldi’nin ölümünden sonraki tarih, hayatının son döneminden oldukça farklı gelişti. Bestecinin eserleri uzun süre sınırlı bir repertuvar içinde kaldı. 20. yüzyılda yapılan el yazması keşifleri ve müzikolojik çalışmalar ise Vivaldi repertuvarının yeniden değerlendirilmesini sağladı. İtalyan Antonio Vivaldi Enstitüsü, 20. yüzyılın başlarında bestecinin eserlerinin yeniden keşfedilmesinde önemli rol oynayan araştırmaların gelişimini özellikle vurgular. (Vivaldi Arkadaşları)
Sonuç olarak Vivaldi’nin yaşam öyküsü yalnızca bir bestecinin yükselişini ve düşüşünü anlatmaz. Aynı zamanda Barok dönemde sanatçıların patronaja, saraylara, tiyatrolara ve değişen müzik zevklerine ne ölçüde bağımlı olduğunu da gösterir. Vivaldi’nin Viyana macerası bu açıdan dikkat çekici bir örnek oluşturur.
Kaynakça
- Antonio Vivaldi Institute / Amici dell’Istituto Italiano Antonio Vivaldi. Storia dell’Istituto Italiano Antonio Vivaldi. (Vivaldi Arkadaşları)
- Treccani. Vivaldi, Antonio – Dizionario Biografico degli Italiani. (Treccani)
- Zerbi, Myriam. A Flow of Music. Fondazione Giorgio Cini. (Fondazione Giorgio Cini)
- ORF Österreich 1. Totenmessen in Wien: Vivaldi stirbt in Wien als armer Mann. (oe1.orf.at)
- BBC Music Magazine. Vivaldi’nin son yılları ve Viyana dönemi üzerine biyografik değerlendirme. (Şehir Awa Müzik Akademisi)
- Vivaldi Venice. The Last Decade. (Vivaldi Venezia)