“Acı günlerden geçiyoruz” – Ahmet Ümit

İki ayda bir yayımlanan edebiyat dergisi Notos?un yeni sayısını (Haziran-Temmuz 2014) yazar Ahmet Ümit hazırladı. Ümit?in dergi için kaleme aldığı sunuş yazısını yayımlıyoruz: ?Yaşadığımız acı günlerden bir edebiyat izleği olarak cinayete…?

“Acı günlerden geçiyoruz. Gözümüzün önünde toplu cinayetler işleniyor. Soma?da yüzlerce emekçi kardeşimiz iktidarın ve maden sahiplerinin gerekli önlemleri almaması sonucu yaşamını yitirdi. Suç, tepeden tırnağa toplumun her yanını sararken bireysel ve toplumsal cinayetler de gitgide artıyor. Böylesi bir ortamda, cinayetin ve suçun edebiyata yansımasını düşünmek kaçınılmaz. Çünkü insanoğlu varoluşundan beri suç ve cinayetle içiçe yaşıyor. Ve hayatı kesintiye uğratan cinayet ve suç, edebiyatı ve sanatı da etkiliyor. Ama bu etkileme sürecinin oldukça dalgalı bir serüveni var.

Tarihi, kadim metinlere uzanan suç edebiyatının bu süreçte başına gelmeyen kalmamıştır, önce küçümsenmiş, görmezden gelinmiş, fakat sonuçta cinayetten yola çıkarak insanı anlatma çabası her zaman galip gelmiş, eskilerin deyimiyle polisiye roman rüştünü ispat etmiştir. Nasıl ki caz ya da tango sokaklardan yükselerek sanattaki yerini bulduysa, polisiye roman da en dipten gelerek edebiyattaki yerini bulmuştur.

Ülkemizdeki durum da oldukça ilginçtir, ilk polisiye romanımız, dünyadaki ilk polisiye metin sayılan Morgue Sokağı Cinayeti?nin 1841 yılında yazılmasından sadece 43 yıl sonra Ahmet Mithat Efendi tarafından Esrâr-ı Cinâyât adıyla kaleme almıştır. Ama ne yazık ki bu hızlı başlangıç aynı tempoyla sürmemiş, gerek suç kültürümüzün farklılığı, gerekse yazarlarımızın bu türün önemini kavrayamayışı bir gerileme dönemini getirmiştir.

Ancak 90?lı yıllarda yeni bir dalgayla polisiye roman ülkemiz edebiyatında boy göstermeye başlamış, artan sayıda yazarımız, cinayeti bir edebiyat izleği olarak seçen güzel romanlar kaleme almıştır. Yazarlarımızın bu çabası karşılıksız kalmayarak hem akademisyenler, hem eleştirmenler hem de okur katında polisiye romana duyulan ilginin giderek artmasını sağlamıştır. Biz de bu gerçeklikten yola çıkarak Notos?un bu sayısının eksen konusunu polisiye roman olarak seçtik. İstedik ki, ülkemizde polisiye roman yazan ya da bu alanda kalem oynatanlar edebiyatın bu ilginç damarını Notos okurlarına anlatsınlar. İnsan eliyle, devlet eliyle ölümlerin arttığı şu günlerde bu konunun çok da anlamlı olacağını düşündük…”

Ahmet Ümit

FOTOĞRAF: SEBATİ KARAKURT

Yorum yapın

Daha fazla Dergiler, Makaleler, Polisiye Romanlar
Gabriel García Marquez’in Fidel Castro için yazdığı yazı

Bizim Fidel - Gabriel García Márquez (11 Eylül 2006) Kelimelere düşkünlüğü? Baştan çıkarıcılığı? Nerede olursa olsun karşılaştığı her sorunun peşine...

Kapat