Yazar: cemalumit

Aforizmalar ve Felsefi Notlar / 5 – Nejdet Evren

.Hiç bir şey tarihin mahzeninde sonsuza dek saklı kalamaz; gün gelir yangın yürekli bir el değer ve kapılar açılır; kötü olan şey iyi olan şeyle yüzleşmek zorunda kalır, zira kaçacak hiçbir yer bulamaz; zalimin tarihi olmaz, herşey mazlum olanın üstüne kuruluysa ve herşeyi o yaratıyorsa, tarihi mazlumlar yaratır; sorgulanmak istenenin

OKUMAK İÇİN TIKLA

Dolokhov and the Anti-Hero Figure: An Early Appearance of a Modern Type in War and Peace

Lev Tolstoy’s novel War and Peace (1869) is not only an epic account of historical events but also one of the pioneering examples of character development in the modern novel. Fyodor Dolokhov , one of the novel’s remarkable secondary characters, seriously challenges the traditional hero typology with his moral ambiguity, propensity for violence, and

OKUMAK İÇİN TIKLA

Dolokhov ve Anti-Kahraman Figürü: Savaş ve Barış’ta Modern Bir Tipin Erken Görünümü

Lev Tolstoy’un Savaş ve Barış (1869) romanı, yalnızca tarihsel olayların epik bir anlatımı değil, aynı zamanda modern romanın karakter inşasına dair öncü örneklerinden biridir. Romanın dikkat çekici yan karakterlerinden Fyodor Dolokhov, ahlaki belirsizliği, şiddete yatkınlığı ve bireysel çıkarı önceleyen eylemleriyle, geleneksel kahraman tipolojisini ciddi biçimde sarsar. 1. Anti-Kahraman Kavramı: Kuramsal

OKUMAK İÇİN TIKLA

Gogol’ün Ölü Canlar (1842) adlı eserinde yer alan Çiçikov’un Babasıyla İlişkisi (VİDEO)

Bu video, Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar romanındaki başkarakter Çiçikov’un babasıyla olan sorunlu ilişkisini çeşitli psikanalitik teoriler üzerinden inceler. Çalışma; Freud, Adler, Lacan ve Winnicott gibi düşünürlerin yaklaşımlarını kullanarak karakterin çocukluk döneminde yaşadığı duygusal ihmalin yetişkinlikteki davranışlarını nasıl şekillendirdiğini ortaya koyar. Yazara göre babanın ahlaki değerler yerine sadece maddi kazancı öğütlemesi, Çiçikov’da çarpık bir süperego ve toplumsal maskelerden oluşan sahte bir benlik yaratmıştır. Video, karakterin

OKUMAK İÇİN TIKLA

Heinrich Moritz Chalybaus’s 1837 work distorts Hegel’s dialectic by reducing it to a thesis-antithesis-synthesis scheme.

This article examines how Heinrich Moritz Chalybaus’s presentation of Hegelian dialectics as a “thesis-antithesis-synthesis” scheme in his 1837 work, *Historische Entwicklung der speculativen Philosophie von Kant bis Hegel* , distorts the specific logic of Hegelian philosophy. The study demonstrates that this tripartite scheme is not a methodological principle in Hegel’s fundamental texts;

OKUMAK İÇİN TIKLA

Heinrich Moritz Chalybaus’un 1837 yılında Yayımlanan Çalışmasıyla Hegel Diyalektiğinin Tez–Antitez–Sentez Şemasına İndirgenerek Çarpıtılması

Bu makale, Heinrich Moritz Chalybaus’un 1837 yılında yayımladığı Historische Entwicklung der speculativen Philosophie von Kant bis Hegel adlı eserinde Hegel diyalektiğini “tez–antitez–sentez” şemasıyla sunmasının, Hegel felsefesinin özgül mantığını nasıl çarpıttığını incelemektedir. Çalışmada, söz konusu üçlü şemanın Hegel’in temel metinlerinde yöntemsel bir ilke olarak bulunmadığı gösterilmekte; buna karşılık Hegelci diyalektiğin içkin

OKUMAK İÇİN TIKLA

The Meaning of Denisov’s Inability to Pronounce the “r” in Tolstoy’s Novel War and Peace

In Leo Tolstoy’s novel War and Peace , the inability of the character Vasili Denisov to pronounce the letter “r,” while seemingly a characteristic detail on the surface, is directly related to the novel’s deeper structure, its understanding of language, corporeality, and the historical subject. This article aims to examine Denisov’s speech

OKUMAK İÇİN TIKLA

Tolstoy’un Savaş ve Barış Romanında Denisov’un “r”yi söyleyememesinin Anlamı

Lev Tolstoy’un Savaş ve Barış romanında Vasili Denisov karakterinin “r” harfini telaffuz edememesi, yüzeyde karakteristik bir ayrıntı gibi görünse de, romanın derin yapısında dil, bedensellik ve tarihsel özne anlayışıyla doğrudan ilişkilidir. Bu makale, Denisov’un konuşma kusurunu Tolstoy’un anti-kahraman anlatısı, tarih felsefesi ve iktidar eleştirisi bağlamında ele almayı amaçlamaktadır. Tartışma, Mikhail

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hemingway’in Santiago’su ile Tolstoy’un Kutuzov’u: Doğaya ve Tarihe Karşı Değil, Onlarla Birlikte.

1. Giriş Modern edebiyatın ve klasik roman geleneğinin önemli temsilcileri olan Tolstoy ve Hemingway, çoğu zaman farklı estetik ve ideolojik bağlamlarda değerlendirilir. Tolstoy tarihsel romanın, Hemingway ise modernist minimalizmin öncü isimlerindendir. Ancak Savaş ve Barış’taki Kutuzov ile Yaşlı Adam ve Deniz’deki Santiago, bu ayrımı aşan ortak bir felsefi zeminde buluşur:

OKUMAK İÇİN TIKLA

Mythological Traces in Tolstoy’s Novel War and Peace

Lev Tolstoy’s novel War and Peace has often been classified in literary history as the “pinnacle of historical realism.” However, this classification risks obscuring the mythological, archetypal, and cosmological elements that operate within the work’s deeper structure. Tolstoy systematically dismantles the subject-centered, progressive, and rationalist assumptions of modern historiography, consciously bringing his

OKUMAK İÇİN TIKLA

Tolstoy’un Savaş ve Barış Romanında Mitolojik İzler

Lev Tolstoy’un Savaş ve Barış romanı, edebiyat tarihinde çoğu zaman “tarihsel realizmin zirvesi” olarak sınıflandırılmıştır. Ancak bu sınıflandırma, eserin derin yapısında işleyen mitolojik, arketipsel ve kozmolojik unsurları görünmez kılma riski taşır. Tolstoy, modern tarihyazımının özne-merkezli, ilerlemeci ve rasyonalist varsayımlarını sistematik biçimde çözerken, anlatısını bilinçli olarak mit öncesi (proto-mitik) bir kavrayışa

OKUMAK İÇİN TIKLA

Kutuzov in Tolstoy’s War and Peace: A Rare Historical Figure Who Escaped the Illusion of “I Can Do Anything”?

Lev Tolstoy’s novel War and Peace is not only a historical account of the Napoleonic Wars, but also a profound philosophical critique of the modern understanding of history, the myth of heroism, and the will of the subject. One of the central figures in this critique is Marshal Mikhail Illarionovich Kutuzov. Tolstoy

OKUMAK İÇİN TIKLA

Tolstoy’un Savaş ve Barış Romanında Kutuzov: “Her Şeyi Yapabilirim” Yanılsamasından Kurtulmuş Nadir Bir Tarihsel Özne mi?

Lev Tolstoy’un Savaş ve Barış romanı, yalnızca Napolyon Savaşları’nın tarihsel bir anlatımı değil, aynı zamanda modern tarih anlayışına, kahramanlık mitine ve öznenin iradesine yöneltilmiş köklü bir felsefi eleştiridir. Bu eleştirinin merkezinde yer alan figürlerden biri Mareşal Mihail İllarionoviç Kutuzov’dur. Tolstoy, Kutuzov’u klasik anlamda “büyük komutan” olarak yüceltmekten özellikle kaçınır; aksine

OKUMAK İÇİN TIKLA

In the novel 1984, why does a totalitarian regime not only eliminate its enemy but also seek to convince them of its own righteousness?

George Orwell’s novel 1984 is one of the most comprehensive literary texts demonstrating that totalitarian power operates not only through physical force but also by transforming the subject’s consciousness. In the novel, power does not merely eliminate its enemy; it aims to sincerely convince them of its own righteousness. This

OKUMAK İÇİN TIKLA

In Ernest Hemingway’s “The Old Man and the Sea,” does struggling to achieve a goal even if one cannot achieve it carry existential meaning?

Ernest Hemingway’s The Old Man and the Sea deeply questions one of the fundamental questions of human existence, namely the relationship between struggle and the search for meaning. Santiago’s epic struggle with a giant swordfish is not only a physical effort, but also represents man’s own limits, his relationship with

OKUMAK İÇİN TIKLA

Balzac’ın rastlantısal bir yazardan, tüm bir çağı belgeleyen dev bir dehaya dönüşüm hikayesi (VİDEO)

Bu video, Stefan Zweig’ın gözünden Honoré de Balzac’ın edebi kimliğinin oluşum sürecini ve yazarın Napoléonvari bir hırsla dünyayı kalemiyle fethetme çabasını ele almaktadır. Başarısız iş girişimlerinin ardından borç batağına saplanan Balzac’ın, alacaklılardan kaçarken sığındığı yaratıcı inziva süreçleri ve bu dönemde geliştirdiği disiplin detaylandırılmaktadır. Kaynak, yazarın toplumsal gözlem yeteneğini nasıl gerçekçi bir anlatıma dönüştürdüğünü ve “insanlık komedyasını” inşa etme

OKUMAK İÇİN TIKLA

Ekmek Yoksa Abur Cubur Yesinler: Kapitalizm açlığı ve obeziteyi nasıl yarattı? (VİDEO)

Robert Albritton’un çalışması, modern kapitalist gıda sisteminin yarattığı derin krizleri ve toplumsal eşitsizlikleri sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, küresel ölçekte bir yanda açlık hüküm sürerken diğer yanda obezite salgınınınyayılmasını, dev gıda şirketlerinin kâr hırsına ve devletlerin denetimsizliğine bağlamaktadır. Metin, işlenmiş gıdalar ve genetiği değiştirilmiş ürünler aracılığıyla toplumun sadece yetersiz değil, aynı zamanda zehirli bir beslenme düzenine hapsedildiğini

OKUMAK İÇİN TIKLA

Gogol’ün ‘Burun’ Öyküsünde Absürd Olanın Normalleşmesi (VİDEO)

Nikolay Gogol’ün Burun adlı eserini inceleyen bu video, yazarın absürd olayları sunarken kullandığı sakin ve bürokratik anlatım diline odaklanmaktadır. Video, hikâyedeki mantıksız durumların bir kriz olarak değil, aklın bu gariplikleri evcilleştirme ve normalleştirme çabası olarak ele alındığını savunur. Ana karakter Kovalyov’un yaşadığı kayıp, varoluşsal bir sorgulamadan ziyade toplumsal statü ve işlevsellik üzerinden okunarak modern öznenin pragmatik yapısı ifşa

OKUMAK İÇİN TIKLA