Yazar: cemalumit

Tiny House Yaşam Alanları ile Minimalizmi Keşfedin

Tiny house, minimal yaşamı benimseyenler için küçük ancak fonksiyonel olarak tasarlanmış mobil evlerdir. Bu yaşam alanları, modern dünyanın yoğun temposundan uzaklaşmak isteyenler için ideal bir çözüm sunar. Tiny house konsepti, az eşya ile sade bir yaşam sürdürme fikrini desteklerken, aynı zamanda doğaya daha yakın olmayı da mümkün kılar. Küçük metrekarelerde büyük konfor sağlayan bu evler,

okumak için tıklayınız

Ormandaki Kitabevi; şefkat, nezaket, sevgi, neşe, hüzün gibi pek çok farklı duyguyu hissettiren bir roman.

Tudem Yayınları, Mickaël Brun-Arnaud’un Ormandaki Kitabevi eserini Türkçeye kazandırarak, çocuk edebiyatına önemli bir katkı sağladı. Pazarlama yanıltıcılığıyla başarı dalgasına kapılan, biri diğerinin kötü kopyası olan kitapların yanı sıra, zaman geçtikçe değeri daha da iyi anlaşılan, Ormandaki Kitabevi gibi klasik olmaya aday yapıtlar hepimize nefes aldırıyor. Doğayı, dostluğu ve hayata dair derin anlamları sade ama etkileyici

okumak için tıklayınız

Konuşan dolapları, birbirinden renkli karakterleri ve gülümseten hikâyesiyle işte karşınızda Dertsiz Şehri!

Konuşan dolapları, birbirinden renkli karakterleri ve gülümseten hikâyesiyle işte karşınızda Dertsiz Şehri! Bu şehir başka bir şehir. Adı ‘Dertsiz’ ama kendisi artık çok dertli. Neden mi dersiniz? Gelin nedenine birlikte bakalım. Günışığı Kitaplığı’nın eğlenceli ve farkındalık kazandırmaya yönelik kitaplarından bir yenisi Dertsiz Şehri’nde Tuhaf Olaylar. Gümüşsu Zamanı ve Fakirdağ adlı kitaplarıyla; İngilizce, İspanyolca ve Katalanca

okumak için tıklayınız

Karl Marx’ın ilk ve tek romanı: “Scorpion ve Felix”

Karl Marx’ın 19 yaşında kaleme aldığı Scorpion ve Felix adlı romanı Tetes Yayınları tarafından Selahattin Özpalabıyıklar çevirisiyle yayımlandı. Tetes Kitap kitabın Türkçe çevirisini yaptığı eserde Duncan Large’ın sunuş yazısı da yer alıyor. Marx’ın ilk ve tek romanı olma özelliğini taşıyan eser, Marx hayattayken yayımlanmadı. Tamamlanmamış olan eserin bazı bölümleri günümüze ulaştığı biliniyor. Marx’ın Almanca kaleme

okumak için tıklayınız

İnandığı Zaman İnanmadığına İnanmak: Cioran’ın Şüphe Diyalektiği – Rüya Topçu

“İnandığı zaman inandığına inanmıyor, inanmadığı zaman da inanmadığına inanmıyor.” Emil Cioran, modern insanın zihinsel ve duygusal çıkmazlarını ele alırken, bizi yalnızca bir düşünce zincirine değil, aynı zamanda bir içsel karmaşaya sürükler. “İnandığı zaman inandığına inanmıyor, inanmadığı zaman da inanmadığına inanmıyor” ifadesi, yalnızca bireyin inanç ve şüphe arasındaki çelişkisini değil, insan zihninin huzursuz doğasını ortaya koyar.

okumak için tıklayınız

Massimo Recalcati’nin “Aşk Hayatında Affetmeye Övgü” adlı kitabında aşkın ortaya çıkışından bitişine kadar, geçmişten günümüze travmadan yasa ve ihanetten bağışlamaya kadar birçok aşk tezahürünü, kendi klinik pratiğinin inceliklerini de kullanarak okuyucuya aktarıyor.

Massimo Recalcati’nin “Aşk Hayatında Affetmeye Övgü” adlı kitabı Bilge Özsoy’un titiz çevirisiyle Telemak Kitap tarafından yayımlandı. “Kişideki eksik, ötekinde saklı değildir. Aşkın bütün sorunu budur” Jacques Lacan Bir kitapçıya girdiğimde, önceden belirlediğim listeme ek olarak yeni çıkanlar bölümünden, hiç bilmediğim bir kitap daha alırım. Bu bilmediğim kitapla olan randevu, her defasında farklı dünyalarla karşılaşmama vesile

okumak için tıklayınız

Taner Timur, “Marksizm, İnsan ve Toplum” kitabında; Marksist olan ve Marx’tan etkilenen dört Fransız yazarın insan ve topluma dair düşüncelerini Marksist bir çerçevede ele alarak değerlendiriyor.

Taner Timur’un Marksizm, İnsan ve Toplum / Balibar, Seve, Althusser, Bourdieu adlı kitabı, Yordam Kitap tarafından yayınlandı. Taner Timur, “Marksizm, İnsan ve Toplum” kitabında; Marksist olan ve Marx’tan etkilenen dört Fransız yazarın insan ve topluma dair düşüncelerini Marksist bir çerçevede ele alarak değerlendiriyor. Timur, kitabının başında Balibar’ın “Marx’ın Felsefesi” kitabını temel alarak Balibar’ın Marksizmin sorun

okumak için tıklayınız

Kornel Filipowicz, Bir Antikahramanın Hatıra Defteri’nde hemen her koşulda ama özellikle kriz anlarında, insan hayatta kalmaya çabalıyor. Hatta kişi, bu uğurda daha önce yapmadığı ve yapabileceğini hiç düşünmediği eylemlere girişebiliyor.

Kornel Filipowicz’in Bir Antikahramanın Hatıra Defteri adlı kitabı Neşe Taluy Yüce’nin çevirisi ile Can Yayınları tarafından yayımlandı. Hemen her koşulda ama özellikle kriz anlarında, insan hayatta kalmaya çabalıyor. Hatta kişi, bu uğurda daha önce yapmadığı ve yapabileceğini hiç düşünmediği eylemlere girişebiliyor. Dahası, kimilerinin propagandasını büyük bir gururla yaptığı fakat uygulamaya geldiğinde pek istekli görünmediği kahramanlığa

okumak için tıklayınız

Blumenberg’in Kaynaklar, Nehirler, Buzdağları adlı eseri, metaforlar üzerinden insan düşüncesinin derinliklerine inen kapsamlı bir çalışma. Blumenberg, bu kitabında metaforların düşünce tarihindeki rolünü ve insanın dünyayı anlamlandırma çabasındaki önemini vurguluyor.

Hans Blumenberg’in Kaynaklar, Nehirler, Buzdağları adlı kitabı Murat Kaymaz’ın çevirisiyle Ketebe Yayınları tarafından yayımlandı. Hans Blumenberg, 20. yüzyılın en önemli Alman düşünürlerinden. Modernlik, metaforlar ve mitler üzerine yaptığı derinlikli çalışmalarıyla bilinse de özellikle insanın anlam arayışı, mitlerin ve metaforların düşünce dünyasındaki rolü üzerine yoğunlaşmıştır. Blumenberg, modernliğin dinî düşünceye bir alternatif olarak değil, onun bir uzantısı

okumak için tıklayınız

Georgi Gospodinov, Zaman Sığınağı ile insanın içine düştüğü durumları, geleneksel anlatının ötesinde, varoluşçu bir bakış açısıyla, zamandan ve mekândan bağımsız, gerçeküstü bir anlatımla absürt hikâyelere dönüştürüyor.

Edebiyat yaşama tutunmamızı sağlayan, kaybolduğumuz yerlerde özümüze döndürüp kim olduğumuzu bulduran güvenli bir sığınak bizim için. 1968 Bulgaristan doğumlu Georgi Gospodinov, 2023 yılında Uluslararası Booker ödülü alan kitabı Zaman Sığınağı ile bize kendimizi bulma yolunda yeni bir deneyim sunuyor. Doğal Roman ve Hüznün Fiziği’nde olduğu gibi bu romanında da insanın içine düştüğü durumları, geleneksel anlatının

okumak için tıklayınız

Bukowski 1981’de verdiği bir röportajda “deha, çok derin anlamı olan şeyleri çok basit söyleme yeteneğidir” diyerek yazı tekniğini de dile getiriyordu.

Bir yazar çıkar ortaya, o güne dek yazılan kalıplaşmış edebiyata tepki duyarak yazmaya başlar. Bu sanat tarihinin bilinen öyküsüdür, çoğu akım kendinden önceki sanatçılara tepki duyarak başlar, edebiyatta da yenilik arayan yazar, dilin tüm olanaklarını keşfetme arayışına girer. Elbette yenilik peşindeki yazarın en büyük zorluğu statüko yayınlarla para kazanmaya alışmış yayınevleri tarafından kabul edilmektir, güçlü

okumak için tıklayınız

Fethiye Çetin’in ‘Zulamdaki Şiir- Parça Parça Anılar’ adlı kitapta, 12 Eylül rejiminin hukuksuzlukları ve temel insan haklarının nasıl ihlal edildiği anlatılırken, sistemin işleyişinin arka planı da ortaya konuluyor.

Avukat Fethiye Çetin’in yeni kitabı ‘Zulamdaki Şiir- Parça Parça Anılar’ çıktı. Kitapta cezaevindeki anılarına yer veren Çetin, idama bakış açısının o dönem değiştiğini anlattı. Fethiye Çetin’in ‘Zulamdaki Şiir- Parça Parça Anılar’ adlı kitabı okurlarıyla buluştu. Kitap, 12 Eylül dönemi Türkiye’sinde yaşanan insan hakları ihlallerini ve cezaevi deneyimlerini derinlemesine ele alıyor. Kitapta, 12 Eylül rejiminin hukuksuzlukları

okumak için tıklayınız

Georgi Gospodinov’un Zaman Sığınağı isimli romanı, içinde yaşadığımız dünyanın kaygılarını, sıkıntılarını ve tuhaflıklarını bir tür distopya havası içinde ortaya seriyor.

Bulgar yazar Georgi Gospodinov’un 2020 yılında Bulgarca yayımlanan ve 2022 yılında Hasine Şen Karadeniz’in özenli çevirisiyle Türkçeye kazandırdığı Zaman Sığınağı isimli romanı, bence 2022 yılının kitabı olmaya layık bir eser. Roman, içinde yaşadığımız dünyanın kaygılarını, sıkıntılarını ve tuhaflıklarını bir tür distopya havası içinde ortaya seriyor. Distopya edebiyatının en önemli metinlerinden biri olan George Orwell’in 1984

okumak için tıklayınız

2024’te en çok okunan kitaplar

amazon.com.tr, 2024 yılında Türkiye’de en çok satan kitapları açıkladı. Liste, okuma alışkanlıklarını ortaya koyarken zirvede Pierre Franckh’in kaleme aldığı “Rezonans Kanunu” yer aldı. Franckh’in eseri, yalnızca yıl genelinde değil, 2024’te de en çok satılan kitap oldu. “Rezonans Kanunu”nu, Matt Haig’in hayatta yaptığımız seçimlerin önemine ve alternatif yaşam fırsatlarına odaklanan “Gece Yarısı Kütüphanesi” adlı romanı izledi.

okumak için tıklayınız

Erdem Özgül’ün Unutulmuş Ataların Gölgesi adlı öykü kitabı bir başınaları anlatır. Kopuk bağların bağsız da durabileceğini gösteren bir kitaptır.

Erdem Özgül’ün Unutulmuş Ataların Gölgesi adlı öykü kitabı Dipnot Yayınları tarafından yayımlandı. Erdem Özgül’ün Unutulmuş Ataların Gölgesi (2023) adlı öykü kitabı bir başınaları anlatır. Kopuk bağların bağsız da durabileceğini gösteren bir kitaptır. Birbirinden farklı geçmişleri, karanlığı/aydınlatılmamışı, acıyı, kavuşmayı dile getirir. Farklı azınlıklar ve ülkelerden gelen mülteciler, işçiler tek bir kitapta birleşir; okur tek merkezden çok

okumak için tıklayınız

Georgi Gospodinov’un eseri Zaman Sığınağı: Kesin olan bir şey varsa o da geçmiştir. Geçmişteki elli yıl gelecekteki elli yıldan daha güvenlidir.

“Biz hatırladıklarımızın bir bütünüyüz; sabit olmayan şekillerden, kırılan ayna yığınlarından oluşan hayali bir müzeyiz.” Jorge Luis Borges Unutma, hatırlama, hafıza ve zaman edebiyatın eskimeyen, üzerine yazılacakları bitmeyen, döneme uygun gelişen dönüşen bereketli alanlarıdır. Proust’un “Kayıp Zamanın İzinde” ve Borges’in “Bellek ve Funes”i en çarpıcı örnekleridir. Çağımızın sorunlarından biri haline gelen bellek yitimi sadece edebiyata değil

okumak için tıklayınız

MEHMET YAŞİN “Gurme turizmi gittikçe gelişiyor” SÖYLEŞİ: Elif Şahin Hamidi

Altı yıldır CNNTürk’te yayınlanan “Yol Üstü Lezzet Durakları” programını hazırlayan Gazeteci Mehmet Yaşin, Anadolu’nun eşsiz lezzetlerine tanıklık ediyor. Şehir şehir, köy köy Türkiye’yi arşınlayan Yaşin, uğradığı her durakta, her lokantada farklı bir lezzetle tanışıyor. Anadolu’nun mutfak kültürünü yansıtan bu lokantaları da “Lezzet Durakları” isimli kitabıyla herkesle paylaşıyor. Bu rehber kitap, “nerede, ne yemeli?” diye merak eden gezgin ruhlular için biçilmiş kaftan. Mehmet Yaşin yeme

okumak için tıklayınız

Engin Geçtan’ın her bir anlatısı insana dairdir. İnsanın yaşamsal gerçekliklerle yüzleşme durumlarına, oradan ağanların içsel yansılarına içgörüsünün, bilgi ve sezgi gücünün penceresinden bakar.

Yeraltından Notlar’ı okurken bana çekici gelen yan, okumanın ilerlediği yerlerde ürkütücü olmaya başlamıştı. Camus’nün Yabancı’sından sonra Dostoyevski’nin bu labirentine girmek ezici gelmişti. Tüm bunların yeterince ayrımında mıydım? Sanmıyorum! Dahası, psikanalizle alışverişimin pek olmadığı bir yaş dönemindeydim. O günlerde, on yedi on sekiz yaşlarındaki bir gencin dünyasında, sağaltıcı gelebilen tek şey bütün klasik yapıtlardı. Sıkıntılar çektiğim

okumak için tıklayınız

Profesyonel Reklam Ajansı ile Çalışmanın Avantajları

Günümüzün rekabetçi iş dünyasında markaların hedef kitlelerine ulaşabilmesi için etkili bir pazarlama stratejisine sahip olması büyük önem taşır. Reklam ajansları, işletmelerin kendilerini doğru şekilde ifade etmelerine, marka bilinirliğini artırmalarına ve satışlarını yükseltmelerine yardımcı olur. Profesyonel bir reklam ajansı ile çalışmak, markalara stratejik avantajlar sağlayarak pazarda öne çıkmalarını kolaylaştırır. Uzmanlık ve Deneyim Reklam ajansları, pazarlama ve

okumak için tıklayınız

Charles Bukowski, sokağı anlatırken hiçbir zaman ‘mesafeli’ olmadı, çünkü hayatı boyunca sokağın kokusuyla yaşadı. Toplumun tükürdüğü dünyayı anlattı hep

Amerikan edebiyatının ‘sokak adamı’ Charles Bukowski, 1940’lardan 1990’lara kadar uzanan yazarlık hayatında bir an olsun bu ‘kimlik’ten uzaklaşmadı. Sokağı anlatırken hiçbir zaman ‘mesafeli’ olmadı, çünkü hayatı boyunca sokağın kokusuyla yaşadı. Toplumun tükürdüğü dünyayı anlattı hep, kendisinin de bir ferdi olmaktan ‘gurur’ duyduğu. ‘Yüksek’ edebiyatla ‘çöp’ arasında kurduğu dengeyse onu ‘yegâne’ kıldı, bir kalıba sokulamaz hale

okumak için tıklayınız