Varoluşun Sınırında: Kierkegaard’ın Kaygı Kavramı
Søren Kierkegaard, varoluşsal kaygıyı (angst), insanın özgürlüğü ve sonluluğuyla yüzleştiği anlarda ortaya çıkan derin bir huzursuzluk olarak tanımlar. Bu kaygı, bireyin varoluşsal bir boşluk hissetmesiyle başlar; ne olduğu, neden var olduğu ve nasıl yaşaması gerektiği sorularıyla boğuşur. Gregor Samsa böceğe dönüşmesi, bu kaygının somut bir tezahürüdür. Bir sabah, Gregor, insan olmanın tanıdık çerçevesinden kopar ve
okumak için tıklayınız