Yazar: Özgür Atlas

Şiboletler: Kimliğin Şifresi, Dışlanmanın Anahtarı

Şibolet kavramını Halk İçin Psikoterapi kitabında psikanalizin şiboletleri üzerinden duymuş ve merak etmiştim. Aslında kelime, hem etimolojik hem de politik-psikolojik olarak derin çağrışımlara sahip. Günümüz Türkiye’sinde ötekileştirme, kültürel ayrımcılık, sınıfsal semboller ve kimlik kontrolü bağlamında son zamanlarda düşündüğüm için ksıa bir deneme yazısı yazmak istedim. Bazı kelimeler sadece anlam taşımaz; bir halkın var olup olamayacağını,

okumak için tıklayınız

Hislerin Gıdıklayarak Gelmeyeceğini Bilmek.

Ordinary People filminde terapist, hastasına ”Hissetmek hakkında bir nasihat sana Hislerinin seni gıdıklayarak geldiklerini haber vermeleri beklentisinde olma “ diyordu. Bazı insanlar duygularını bir melodi gibi bekler: Yumuşak, uyumlu, yavaşça yükselen bir notayla geleceğini zannederler. Oysa hisler, sandığımız kadar nazik değildir. Hele bastırılan, yok sayılan, bilinçdışında birikirken şekil değiştiren duygular… Onlar, kapıyı çalmadan gelen misafirler

okumak için tıklayınız

Günlük Yaşamın Psikofarmakolojisi: Haplar Gerçekten Çözüm mü?

Hepimiz bir şekilde uyuşturucu kullanıyoruz, ancak Jamieson Webster’ın 2018 tarihli “Günlük Yaşamın Psikofarmakolojisi” adlı eserinde belirttiği gibi, bu “eski moda, yasadışı tür” değil, ilaç şirketleri tarafından üretilen haplar. Bir psikanalist olarak Webster, insanların “günlük dozlarının ekranından” veya onsuz dinlendiği zamanlarda, doğal ritimlerinin dramatik bir şekilde değiştiğini gözlemledi. Peki, duygu, ilgi, heyecan, savunma, ilişki kurma, hafıza

okumak için tıklayınız

Gelin ve Damat İmgesi

Patmoslu Yahya’nın Görümü Vahiy Kitabı’nda Patmoslu Yahya’ya bahşedilen damat ve gelin imgesi, sadece bir düğün sahnesi değil, aynı zamanda Hristiyan teolojisinin ve kozmik tarihin doruk noktasını, Tanrı’nın halkıyla nihai birliğini simgeleyen en güçlü metaforlardan biridir. Bu imgeler, esas olarak iki ana kimliği temsil eder ve Vahiy Kitabı’nın sonunda (özellikle Vahiy 19 ve 21. bölümlerde) karşımıza

okumak için tıklayınız

“Keşke Bizi Kendi Halimize Bıraksalardı”: Bir Bireysel ve Toplumsal Feryat

Otistik bireylerin ve ailelerinin iç dünyasından yükselen bu güçlü ve yürek burkan feryadı: “Keşke Bizi Kendi Halimize Bıraksalardı” derinlemesine ele almak istiyorum. Bu cümle, sadece bir isyan ifadesi değil, aynı zamanda yanlış yönlendirilmiş iyi niyetlerin, dayatmacı müdahalelerin ve anlaşılmamanın yarattığı derin bir yorgunluğun ve hayal kırıklığının da dışavurumudur. Bu cümle, otistik bireylerin ve onların bakım

okumak için tıklayınız

“Hayatımın Tamamını Normal Olmaya Çalışarak Geçirdim”: Bir Otistik Yetişkinin Maskeleme İtirafları

Hatırlıyorum da, daha çok küçük bir çocukken bile bir şeyler farklıydı. Akranlarımın kolayca anladığı şakaları anlamazdım, gözlerinin içine bakmak garip gelirdi ve o ‘doğal’ akışta sohbetlere katılmak sanki bir yabancı dil konuşmak gibiydi. Kimse bana “otizm” kelimesini söylemedi o zamanlar. Sadece “tuhafsın”, “garipsin”, “niye böyle yapıyorsun?” derlerdi. Ben de tek bir şeyi anladım: Normal olmalıydım.

okumak için tıklayınız

“Dünyayı Nörodiverjan Refahını Teşvik Edecek Şekilde Yeniden Tasarlamak”

“Dünyayı nörodiverjan refahını teşvik edecek şekilde yeniden tasarlamak”, nöroçeşitlilik hareketinin temel hedeflerinden biridir. Bu kavram, nörodiverjan bireylerin mevcut toplumsal sistemde karşılaştıkları engelleri ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak için çevrenin, politikaların ve kültürel normların yeniden şekillendirilmesini ifade eder. Bu yeniden tasarlama ihtiyacı, aşağıdaki temel eleştirilerden kaynaklanır: Özetle, dünyayı nörodiverjan refahını teşvik edecek şekilde yeniden tasarlamak, nöroçeşitlilik hareketinin

okumak için tıklayınız

“Tüm Hayatım, Bana Uyan Etiketleri Bulma Süreciydi”: Kimlik Arayışı, Tanı ve Aidiyetin Psikanalizi

Otistik bir yetişkinin iç dünyasından yükselen bu sarsıcı ve bir o kadar da aydınlatıcı cümleyi ele almak istiyorum: “Tüm hayatım, bana uyan etiketleri bulma süreciydi.” Bu ifade, sadece bir kimlik arayışının değil, aynı zamanda kendini “farklı” hisseden bir bireyin, anlaşılma, ait olma ve kendi varoluşuna bir anlam verme çabasının da özeti niteliğindedir. Benim Hayatım… Daha

okumak için tıklayınız

Tarihsel olarak “normallik” ve “sağlık” kavramları

İşte bu ilişkinin tarihsel gelişimi: 1. Antik Dünyada Sağlık: Uyum ve Denge Anlayışı 2. Kapitalizmin Yükselişi ve Mekanistik Vücut Anlayışı 3. Normalliğin İcadı: İstatistik ve Hiyerarşiler 4. Büyük Kapatma ve Öjenik Hareket 5. Savaş Sonrası Dönem ve Neoliberal Kapitalizmin Etkileri 6. Nörotipikliğin Geçici Bir Aşama Haline Gelmesi Sonuç olarak, “normallik” ve “sağlık” kavramları, tarihsel olarak

okumak için tıklayınız