Biletimiz İstanbul?a Kesildi ? Mıgırdiç Margosyan ?Diyarbakır?da gavurduk İstanbul?da Kürt olduk?

Mıgırdiç Margosyan’ın 1998 yılında yayımladığı ‘Biletimiz İstanbul’a Kesildi’ öykü kitabında, 1940’lı 50’li yılların Diyarbakır’ı ve İstanbul’unda tadına doyulmaz bir gezintiye çıkarıyor okuru. Mıgırdiç Margosyan anadilini öğrenmesi için, birkaç arkadaşıyla İstanbul’a Ermeni Yetimhanesi’ne gönderilmesiyle başladığı kitabında zaman zaman çocukluğuna, Diyarbakır’da doğup büyüdüğü Gavur Mahallesi’ne dönüyor.
Ve yazar öyküsünü şöyle anlatıyor: “Diyarbakır’da, Hançepek’te, Gavur Mahallesi’nde başlayan, ancak benim fikrim dahi alınmadan, alelacele, sadece ve sadece anadilimi öğrenmem için İstanbul’a postalanmamın ardından, geriye kalan yaşamımı, benim hiç de hayal edemeyeceğim şekilde etkileyen o anın, o yolculuğun gerisinde Diyarbakır’da bıraktığım Türkçe ‘gavur!’, Kürtçe ‘fılla!’ sözcüğü, daha İstanbul’a ayak basar basmaz götürülüp yerleştirildiğimiz Şişli’deki Karagözyan Ermeni Yetimhanesi’ndeki çocuklar, yani Ermeni arkadaşları şivelerine ve hallerine bakıp damgayı bastılar: ‘Koşuuun! Koşuuun! Anadolu’dan Kürtler gelmiş…!’
Biletimiz İstanbul’a Kesildi
Mıgırdiç Margosyan
Aras Yayınları
103 sayfa,Baskı Tarihi: 1998
Mıgırdiç Margosyan’ın Hayatı
Diyarbakır?ın Hançepek Mahallesi’nde (Gâvur Mahallesi) 1938 yılında doğan Margosyan, ortaokuldan sonra öğrenimine İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde devam etti. 1966-72 yılları arasında Üsküdar Selamsiz’daki Surp Haç Tibrevank Lisesi?nde felsefe, psikoloji, Ermeni dili ve edebiyat öğretmenliği ve okul müdürlüğü yaptı. Daha sonra öğretmenliği bırakarak ticarete atıldı. Edebi çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Marmara Gazetesi?nde yayımlanan Ermenice öykülerinin bir kısmı Mer Ayt Goğmeri ( Bizim Oralar) adıyla kitap haline getirildi.
1988 yılında Ermenice yazan yazarlara verilen Eliz Kavukçuyan Vakfı Edebiyat Ödülünü aldı. Gavur Mahallesi, Avesta yayınları tarafından Kürtçe olarak yayımlandı. Ermeni yazınında taşra edebiyatının son temsilcisi olarak bilinmektedir.Aras yayıncılığın yöneticilerinden biridir. Agos, Marmara ve Yeniyüzyıl gazetelerinde yazmıştır.
Gazeteci Semra Somersan?dan öğrendiğimize göre, babası Diyarbakır?daki Süleyman Nazif İlkokulunu bitirince ermenice öğrenmesi için Margosyan?ı İstanbul?a yolluyor. Çünkü, babası dişçi Ali, “Asıl adının Sarkis olduğunu, Ali isminin kendisine sonradan Siverek?te bir köy ağası tarafından verildiğini, Birinci Harbi Umuminin sürgün artığı olduğu için dört yaşlarında sünnet edilip Müslümanlaştırıldıktan sonra isminin değiştirildiğini, aslında bir filla, yani Ermeni çocuğu olduğunu, çocuk yaşta çobanlık yaptığı için okuyup yazma öğrenemediğini, bu nedenle de ona ana dilini hiç olmazsa öğreterek, böylece tarihle bir tür hesaplaşmaya soyunduğunu” Diyarbakır?da herkese anlatmış, öyle ki olayı bilip duymayan kalmamış.? Hakikaten Mığırdıç Margosyan da, babasının bu tavrını bir nevi vasiyet olarak kabul etmiş olacak ki, ileri de yazarlığa soyunarak Ermeni kültürünü tanıtmaya çalışmakyadır.
Eserleri
? Tespih Taneleri, Aras Yayıncılık
? Dikrisi Aperen Dicle Kıyılarından, Aras Yayıncılık
? Biletimiz İstanbul’a Kesildi, Aras Yayıncılık
? Mer Ayt Goğmeri (Bizim O Yöreler), Aras Yayıncılık
? Gavur Mahallesi, Aras Yayıncılık
? Söyle Margos Nerelisen?, Aras Yayıncılık

Yorum yapın

Daha fazla Ermeni Edebiyatı
Anneannem – Fethiye Çetin “O günler gitsin, bir daha geri gelmesin?”

Bu coğrafyada yaşayan herkesin şu ya da bu şekilde bildiği ama üzerinde konuşmamayı tercih ettiği saklı yaşamlar. Ermeni ve Hıristiyan...

Kapat