Doğu Karadeniz Lehçeleri Karşılaştırmalı Sözlüğü, Müslüm Kabadayı

Kültürel bir kavşak olarak geniş Karadeniz coğrafyası bünyesinde farklı lehçeleri barındırıyor.
Bu çalışma da bizlere bölgenin kültürel anlamda ne zengin bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de genel olarak Karadeniz dendiğinde akla Lazca gelmesine karşılık, aynı coğrafyada Gürcüce, Hemşince, Ermenice, Rumca, Yunanca ve Megrelce de konuşuluyor. Doğu Karadeniz dillerinin karşılaştırmalı sözlük denemesi dilbilimcilerin başvurabileceği bir kaynak olmasının yanında, halk kültürlerine ışık tutması nedeniyle sosyal ve siyasal çalışmalara da malzeme sunacak bir eser olma özelliğini taşıyor.

Müslüm Kabadayı’nın “Doğu Karadeniz Lehçeleri Karşılaştırmalı Sözlüğü Ermenice-Gürcüce-Lazca-Rusça-Türkçe-Yunanca-Megrelce-Hemşince” adlı kitabı 2001 yılında Gelenek yayınevinden okurlarla buluştu.

Müslüm Kabadayı, “Dil, en büyük gezgindir. Bu özellik, hem sözcüklerin dilden dile dolaşması ve böylece diller arasında sözcük alış verişlerinin yoğunluğu anlamında, hem de dil bilinci olan insanı, kültürler okyanusunda özgürce gezdirmesi bakımından geçerlidir” diyor.

Müslüm Kabadayı’nın kendi ağzından yaşam öyküsü
“Anamın söylediğine göre 1960, resmi kayıtlara göre 1962 yılında Hatay ili Yayladağı ilçesi Kışlak Bucağı?nda doğmuşum. İlkokulu Kışlak?ta, ortaokulu Düziçi İlk Öğretmen Okulu?nda, liseyi ise Çanakkale Erkek Öğretmen Lisesi?nde okudum. Eski bir Köy Enstitüsü?nün devamı olan Düziçi İlk Öğretmen Okulu?nda, ortak çalışma kültürü edindim ve üretici-yaratıcı bir eğitimden yararlandım. A.Ü. DTCF Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü?nden 1982?de mezun oldum. Ancak 1402 Sayılı Yasa nedeniyle beş yıl öğretmenlik mesleğimi icra edemedim. 1987?de Trabzon?da başladığım Edebiyat Öğretmenliğimi Ankara?da sürdürmekteyim.

1985?te yaşamın Tüm Birimlerinde Yoğunluk Sanat Kitabı?yla başlayan yazarlığımı, İnsancıl, Kıyı, Hamsi, Amik, Lül, Söylem, Damar, Kum, Edebiyat ve Eleştiri, Nikbinlik, Yoğunluk dergilerinde sürdürdüm. Abece, Eğitim ve Yaşam dergilerinde eğitimle ilgili makalelerim yer aldı. Folklor ve Edebiyat dergisinde ise halkbilimiyle ilgili inceleme ve araştırmalarım yayınlandı. İskenderun?da yayınlanan Ses ve Antakya?da yayınlanan Hatay adlı günlük gazetelerde Hatay?la ilgili araştırma ve incelemelerim sürekli yer aldı.

İlk kitap çalışmam 1999?da ?Hatay Bibliyografyası Üzerine Bir Deneme? başlığıyla araştırmacıların hizmetine sunuldu. 2000?de ?Hatay Halk Şairleri? kitabım gün ışığına çıktı. ?Amik?ten Amanos?a Alkım? adlı araştırma-inceleme kitabım ise 2001?de yayınlandı. 2002?de ?Doğu Karadeniz Lehçeleri Karşılaştırmalı Sözlük Denemesi? adlı çalışmam, Gelenek Yayınları tarafından dilbilim dünyasına kazandırıldı. ?Suriye Günlüğü? başlıklı kitabım ise 2007?de Alter Yayıncılık?ın Yoğunluk serisinden edebiyat dünyasına kazandırıldı. Bunların dışında binlerce fotoğraf, slayt ve video kasetten oluşan belgelik hazırladım. 2003?te ?Uygarlıklar Beşiği Hatay Belgeseli?ni Antakya Belediyesi?nin katkılarıyla kültür turizmiyle ilgilenenlerin hizmetine sundum. Bütün bu çalışmalarımda insanlığın belleğine unutulmaması gereken konuları kazandırmayı, toplumun eşitlik ve özgürlük mücadelesine katkıda bulunmayı ilke edindim. İnsanlık tarihine bir nokta vuruş yapmayı becerebildiysem, insanlığa ve doğaya olan borcumu biraz da olsa ödemiş sayacağım kendimi. “

Yorum yapın

Daha fazla Ermeni Edebiyatı, Laz Edebiyatı, Sözlükler
İsahag Uygar Eskiciyan ile söyleşi – Lora Sarı

İsahag Uygar Eskiciyan?ın ?Pause Anıtı? kitabı Agos?a ulaştığında, ne yalan söyleyelim ilk aklımıza düşen Eskiciyan?ın Ermeni olup olmadığıydı. Hak verirsiniz...

Kapat