“Bir sona geldiğin için ağlama, onu yaşadığın için gülümse.” Gabriel Garcia Marquez

Birinin ölüm haberini aldığımızda gürültülü bir sessizlik çöker; birkaç asır saniyelik var?lık ile yok?luk arasında bir çıkmaza düşeriz ya, nedense Márquez için böyle bir endişeye kapılmadım.

Kimse beni bir yazarın ölümüne inandıramaz. Hele ki Márquez gibi bir yazarın?

Tüm insanların bu dünyaya, travmalarını sanat eserlerine

dönüştürmek ve aklanmış-memnun bir şekilde tanrının kucağına dönmek için geldiğini düşünüyorum. Hepimizin yaşamları ve her türlü sanat yapıtı -Ravel’in piyanosu ya da bir ayakkabı boyacısının fırçası- zamana karşı koyabilme çabası değil midir? Ona sahip olmak ya da onu yok saymak! ?Olmayacağını da düşünmek bazen?

Ama yüzyıllar boyunca tekerrür eden tarihte gördük ki krallar öldü, kitaplar yaşadı.

Özü, ince bir düş çizgisinde sallandıran; büyülü gerçekçiliğin öncülerinden Márquez, 2001’de The Guardian’a verdiği röportajda yüzyıllık parasızlığını şöyle anlatmıştı:

Ağustos 1966 başlarında eşim Mercedes?le birlikte Yüzyıllık Yalnızlık?ın özgün elyazmalarını Buenos Aires?e göndermek için Mexico City?deki San Angel Postanesi?ne gittik. Paket 590 sayfa barındırıyordu ve üzerinde Editorial Sudamericana?nın edebiyat yöneticisi Francisco Porrúa?nın adresi yer alıyordu. Postane görevlisi paketi tartının üzerine koydu, kafasında aritmetik hesabını tamamlayıp şöyle dedi: ?Borcunuz 82 pesos.?

Mercedes kâğıt paralarını saydı, cüzdanındaki bozuklukları çıkarttı ve beni durumun gerçeğiyle yüzleştirdi: ?Bizde sadece 53 pesos var.?

‘Yüzyıllık Yalnızlık’ basıldıktan sonra milyonlarca sattı. Hatta sonraları New York Times onun için ?Eski Ahit’ten bu yana okunması gereken ilk edebiyat ürünü? yorumunda bulundu. Bir okur olarak benim kıstasım olmasa da, aldığı ?ve tartışmasız hak ettiği Nobel Edebiyat Ödülü ne mutlu ki okunurluğunu arttırdı.

Márquez?in kitaplarını ?yani onun kendisini? gittiğim her yere götürmeyi sürdüreceğim ve öldüğü iddia edilen bu adam, ‘öldükten’ sonra bile okurları sayesinde hiç ayak basmadığı yerlere gitmeye devam edecek. ?Ki bu onun için edebileceğimiz en güzel dua olsa gerek?

Dolayısıyla kimse beni bir yazarın ölümüne inandıramaz. Hele ki Márquez gibi bir yazarın?

“Bir sona geldiğin için ağlama, onu yaşadığın için gülümse.” ?Gabriel Garcia Marquez

Aytuğ Akdoğan
(http://birgun.net/,19.4.2014)

“Bir sona geldiğin için ağlama, onu yaşadığın için gülümse.” Gabriel Garcia Marquez” üzerine bir yorum

Yorum yapın

Daha fazla Edebiyat Haberleri
Yazar ve coğrafya

Sanat felsefesi üzerine ilk kez düşünce üreten yazarlardan Hyppolite Taine?e göre, sanat olaylarıyla doğa olayları aynı niteliktedir. Yani, nedensellik ilişkisi...

Kapat