Bu kütüphanede kayıt değil niyet esas.

Almanya’nın Köln kentindeki şehir parkında okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak amacıyla oluşturulan ve geçen yıl ”Fikir Ülkesi” ödülüne değer görülen kütüphanede her şey iyi niyet ve gönüllülük esasına dayanıyor.
Almanya’nın Köln kentindeki şehir parkında okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak amacıyla oluşturulan ve geçen yıl ”Fikir Ülkesi” ödülüne değer görülen kütüphanede ne kitapların, ne de okuyucuların kaydı tutuluyor. Her şey iyi niyet ve gönüllülük esasına dayanıyor.

Köln şehir parkındaki küçük, yeşil ahşap kulübede hizmet veren Mini Bibliothek (Mini Bib) yani küçük kulübe, Köln Şehir Kütüphanesi’nin bir şubesi. Okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak için özgün bir proje olarak hayata geçirilen kütüphanede, ne kitaplar, ne de kitapları okumak için ödünç alanlar kaydediliyor. Okuyucu dilediği kitabı alıyor ve sadece kitabın ait olduğu kategoriye bir çizik atılıyor. İsim, adres ve benzeri bilgilere ihtiyaç yok.

Kitaplar; çocuk, edebiyat ve uzmanlık kitapları olmak üzere 3 kategoriye ayrılıyor. Kütüphaneye giren veya çıkan her kitap için ilgili kategorideki çizikler sayılabiliyor.
Mini Bib ile ilgili bilgi veren gönüllü kütüphaneci Karin Odening, önünde duran defterdeki çentikleri göstererek, günde 10 ile 30 kitabın ödünç alındığı bu küçük kütüphanede mevcut tek kayıt sisteminin nasıl işlediğini anlattı.

Odening, ”Aldığınız kitabı okumak için 2 haftanız var. Herhangi bir zorlama yok. Başka kitaplarla birlikte geri de getirebilirsiniz, bir daha uğramayabilirsiniz de… İyi niyet esas” diye konuştu.

Bu kütüphanenin türünün tek örneği olduğunu vurgulayan Odening, Köln Şehir Kütüphanesinin özellikle şehrin daha fakir ve eğitim bakımından daha geride kalmış bölgelerinde başka şubeler açmayı da planladığını söyledi.

İki yılı aşkın süredir haftanın 7 günü açık olan kütüphanede toplamda 20 gönüllü nöbetleşe çalışıyor. Gönüllülerin, profesyonel hayatlarında kitapla ilgili bir alanda çalışıyor olmaları da gerekmiyor. Odening için ise durum biraz farklı. O, yargıçlar, avukatlar ve savcılar için meslek kitapları basan bir yayınevinde çalışıyor.

Mini Bib projesine bir arkadaşı aracılığıyla katılan ve pazar günleri 3 saatini burada gönüllü kütüphaneciliğe ayıran Odening, ”Burada oturup insanlara bakmayı ve insanların bana bakmasını seviyorum. Çok eğlenceli. Özellikle okulların tatil dönemlerinde buraya bayılıyorum. Çünkü kadın-erkek okuma gönüllüleri, çocukları etraflarına toplayıp onlara kitap okuyorlar” dedi.

Küçük kütüphanenin önünde yine ahşap, yeşil oturaklar mevcut. Özellikle yaz ayları ve tatil dönemlerinde gönüllüler bu alanda çocuklarla bir araya gelip okuma seansları gerçekleştiriyor.

MiniBib, aynı zamanda ödüllü bir proje. Geçen yıl Alman hükümeti ile Deutsche Bank’ın birlikte verdiği ve yenilikçi fikirleri ödüllendirmeyi amaçlayan ”Land der Ideen (Fikir Ülkesi)” ödülünü kazanmıştı.

(22 Mart 2012, www.cumhuriyet.com.tr)

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Kuşatmayı Yarmak: Eğitim, Bilim ve Aydınlar – Sibel Özbudun, Temel Demirer

Hayır; neo-liberal yıkım karşısında "paralı eğitim"i savunmadık; bunu "sol" adına savunanların karşısına "açık mektup"larımız ve itirazımızla dikildik... "Türk(iye) eğitim(sizliğ)i"yle, sonuna...

Kapat