Çağ Tiyatrosu ve Anılar 1970 – 1971 – Ayhan Hüseyin Ülgenay

Yazımda Çağ Tiyatrosu’nun kuruluşunu 13.10.1970 tarihli Akşam Gazetesi’nde yayınlanan haberi aynen aktarmak istiyorum. “Kurucularının arasında Ceyhun Atuf KANSU, Tahsin SARAÇ, Orhan ASENA, Sedat Veyis ÖRNEK gibi yazarların bulunduğu Ziya DEMİREL’in yöneticiliğini yaptığı Çağ Tiyatrosu bu gece Aziz NESİN’in ‘Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı’ isimli 24 kişilik oyunu ile sahne hayatına atılmaktadır. Yöneticiler yaptıkları basın toplantısında; “Tiyatrolarının amacının seyircilere gerçek devrimci çizgide sanat değeri taşıyan oyunlar sunmak olduğunu. Sanatın slogan çığırtkanlığıyla, devrim sömürücülüğü ile toplumculuk ticareti ile hiçbir ilişkisi bulunmadığına inandıklarını tiyatronun amacının seyirciye içinde yaşadığı acı gerçeği ve kötü koşulları bir gün değişebileceği inancını vermek bu yanda yaratılacak bilincini bilemek amacını taşıdıklarını bunun için de yerli ve yabancı devrimci yazarların bu nitelikteki eserlerini yazarına saygı ve bağlılık gösteren bir yorumla sahnelerinde yansıtacaklarını?” açıklamışlardır.Sanırım bu yazı tiyatronun kurucularını ve tiyatronun kuruluş gayesini tam olarak açıklıyor. Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı oyunu 9.10.1970 Tarihinde Prömiyer yaptı. O gece Aziz Nesin de oyunu izlemeye geldi. Oyunu izlemeye geleceğinden önceden haberim olduğundan imzalatmak için oyunun kitabından bir tane satın aldım. Kitap T.C. Devlet Arşivleri Dokümantasyon Bölümü kütüphanesi Ayhan Hüseyin ÜLGENAY Koleksiyonunda bulunabilir. Adıma imzalı ve tarihlidir.

Çağ Tiyatrosu Mithat paşa caddesinde, Mithat paşa caddesi ile Meşrutiyet Caddesinin kesiştiği yerde, bir ara sinema ve daha sonra bir bankanın kültür merkezi olarak kullanıldı. Şimdi sanırım boş, Salonun sahibi Necdet GÜNEŞ bey. O zamanlar Yeni mahallede “GÜNEŞ” isimli bir de açık hava sineması var.

Devlet Tiyatrosunda oynarken gündüzleri de Yükseliş Koleji’nde okuyorum. Devlet Tiyatroları’ndan ayrıldıktan sonra 1969 ? 1970 sezonu okulda ki tiyatro çalışması ile geçti. Oynanan oyun ABBOT ve HOLMES?in YARIŞ isimli oyunu, rolüm ERWİN oyunu sahneye İstanbul Efendisi oyunundaki ustam, çarşı sahnesinde ki bakkalı oynayan Yıldıral AKINCI koydu. Oyun çok beğenildi, takdirname aldım. Bu oyun daha sonra kendi adıma açacağım tiyatroya, Yükseliş Koleji sahibi Ali DEMİREL’in maddi ve manevi destek vermesini sağladı. Kısmet Olursa bir gün onu da yazacağım. O sene Liseyi bitirdim ama okulumdan hiç kopmadım okulun tiyatro kolunu da dışarıdan iki sene oyunlar sahneye koyarak ben yürüttüm.

Liseyi bitirdiğim sene hangi tiyatroda çalışacağım belli olmadığından öyle bekliyorum. Kızılay’da İstanbul Efendisi oyunun da HACI MİMİ rolünü oynayan Azmi ÖRSES ile karşılaştık. Bana Maltepe Komedi Tiyatrosu’nda BOY FREND isimli müzikal bir oyun sahneye koyacaklarını istersem hemen işe başlayacağımı söyledi. O sezon başında aynı tiyatroda Yıldırım ÖNAL da MARCEL AYME’nin ?”CLERAMBARD” isimli oyununu sahneye koymaya çalıştı o oyuna ben de davet edilmiştim. Yıldırım ÖNAL ile aynı sahneyi paylaşmak çok güzel olacaktı ama Yıldırım Bey aynı sebepten hastalanınca on beş gün sonra oyundan vazgeçildi. O’nun için o tiyatroya aşinayım. Ertesi gün Azmi Bey’i görmeye gittim. Azmi Bey gibi eşi de opera sanatçısıdır. Bir kaç gün her şey gayet iyi ama ben seyirci koltuğundayım. Azmi Bey’e rolümüm ne olduğunu sorduğumda hiç cevap alamadım. Anladım ki, Azmi Bey beni yedekte tutuyor, ancak biri ayrılırsa bir rol sahibi olacağım. Kendisinden özür dileyerek tiyatrodan ayrıldım. Ayrılmam da çok iyi olmuş Azmi Bey’in bütün iyi niyetlerine rağmen o sene perdeyi açamadı. Tiyatrodan ayrıldığım gün Maltepe’den Kızılay’a doğru yürüyorum, yolda tiyatro sanatçısı Ayhan AYTİMUR ile karşılaştık. Yaptığımız sohbet sırasında olanları kendisine anlatınca bana Çağ Tiyatrosu’nun kuruluş aşamasında olduğunu devrimci bir tiyatro olduğunu kendisinin de o tiyatroda çalıştığını Aziz Nesin’in Düdükçülerle Fırçacılar isimli oyununu sahneye koyacaklarını oyunda bir rolün de boş olduğunu söyledi. Beraber tiyatroya gittik Ziya DEMİREL prova yapıyordu. Boş olan rol için geldiğimi söyledim. Elime bir tekst verdiler, sahneye çıktım rolü okudum. Ertesi gün provalara gelmem istendi. Rolüm ZOLPON SALON NAZIRI. Oyunun konusunu yine 21.11.1970 tarihli Ses Mecmuasında Şemsi KUSEYRİ’nin yayınlanan eleştirisinden aktarayım.

??Oyun harp aleyhtarı bir tema üzerine oturtulmuş. Yazar, bu temayı işlerken, devlet adamlarının özel hayatlarını bir karikatürist üslubuyla gözler önüne sermektedir. Düşman Memleketlerin, görünüşte dost olduklarını göstermek için harcadıkları çabayı anlattıktan sonra, harbin bir takım kimseleri zengin etmekten başka bir gayesi olmadığını iddia etmektedir. Oyunda iki devletin (Limia ve Övreke) Sanayi Bakanlarının, Fırça ve Düdük Fabrikalarını işletmek için harbi körükledikleri gözler önüne serilmektedir. LİMİA ve ÖVREKE arasındaki harbi önlemek için bir konferans toplayan üçüncü komşu memleket ZOLPON Bakanlarının sabotajdan korkularını öyle göstermiş ki, onlar için nerde ise fareler bile casustur.?? Eleştirmen yine aynı yazısında “Komedi oynamak muhakkak ki zordur. Hele komedi aynı zamanda bazı iddiaları da taşıyorsa. Oyuncular, söz ve mimiklerle seyirciye tesir edemediklerini görünce bu defa mübalağlı hareketler yapmak lüzumunu hissediyorlar.?? diye yazmış. Yapılan eleştiri haklı ama eksik. Bana göre oyunun genç kadrosu bir yerlere gelme çabasında olan kişilerden kurulu. Oyun iyi sahneye konamadığından, oyun daha provalarda laçkalaştı. Eğer Rejisör güçlü ise oyunu sahneye uyarlarken sanatçıları provalarda serbest bırakır, her oyuncu istediği gibi hareket eder, oyunun şekilleneceğine yakın oyuncuları frenler İstemediği şeyleri kısıtlar ve oyunu prömiyere hazırlar, bu davranışı daha sonra oyunun laçkalaşmamasını sağlar. Oyunda dikkat çekmek uğruna herkes her şeyi yapıyor seyirci zaten kalabalık olan sahnede kime bakacağını şaşırıyor. Normal bir tiyatro oyununda sahnedeki oyuncu sayısı çeşitlilik gösterir ama bu oyunun yazılış sitili değişik olduğundan herkes sahnede, yani oyun fazlaca kalabalık. Ortada bir kürsü var, her oyuncu rolü icabı o kürsüye çıkıyor rolünü oynuyor fakat seyirci dikkatini kürsüde olan oyuncaya veremiyor onun için oyundan uzaklaşıyor. Oyun provalarda Bio Mekanik olarak uygulanacak dendi işin doğrusu da bu idi ama Ziya bey bunu uygulayamadı veya bu işten vaz geçti. Bana göre; oyun Yunan Tragedya?ları gibi konmalı idi. Kostüm seçimi yanlıştı, ülkeler çok az farklılıklarla tek tip elbise giymeliydi, ışık kürsüde olan oyuncuda olmalı diğer oturanlar OEDİPUS korosu gibi aynı hareketleri yapmalı idi. Aşağıda geniş olarak bahsedeceğim. Diğer bir sebepte tiyatro bir devrimci kuruluş olduğu halde Ziya Bey’in çevresinde karşı devrimci bir gurup oluşmuştu, yani oyuncular ikiye ayrıldı bu sahneye de yansıdı.

Eserin perdelerini kapatacağına yakın, bir gece seyirci oyunun bitiminde oyunu çığlınca alkışladı, selama çıkıldığında yuhaladı hakaret etti perde kapandı tekrar çılgınca alkışladı, perde tekrar açıldı tekrar yuhaladı tekrar hakaret etti. Biz devrimciler memnun olduk tiyatro seyircisi bize göre bilinçleniyordu. Ertesi akşam oyun sadece oyunculara oynanacak dendi, oyunu tiyatro çalışanları seyretti. İsteyenler oynamayı çok isteyip de oynayamadığı bir rolü oynayacaktı. Bir tek ben oynarsam nasıl oynarım diye düşündüğüm bir rolü oynadım. O geceden sonra eser sahneden kaldırıldı.

Çağ Tiyatrosunun kapanması ise şöyle; Çağ Tiyatrosu kurucuları tarafından devrimci bir kuruluş olarak kuruldu. Basın toplantısında da bundan bahsedilmesine rağmen Ziya Demirel’in çevresine toplanan karşı devrimci grup tiyatronun ikiye ayrılmasına sebep oldu. Tiyatroyu kimin yöneteceğine karar verilmesi gerekti. Kurucularla birlikte Mithatpaşa Caddesi’nde Sosyal-İş Sendikası salonunda devrimci oyuncularla bir akşam toplantı yapıldı, kararlar alındı. Daha sonra tiyatroda bir akşam oylama yapıldı. Çok şaşırtıcı ama oylar eşit çıktı. Oyun sahneden kaldırıldıktan sonra kurucular tiyatrodan desteğini çekti. Biz devrimci grupta tiyatrodan ayrıldık. Necdet GÜNEŞ Bey’in desteği ile Ziya Demirel ve grubu daha sonra bir oyun sahneye koymaya çalıştı. Başarısız olunca Çağ Tiyatrosu da tiyatro tarihindeki yerini aldı. Çağ Tiyatrosu’nun 32 kişilik kadrosu ise şöyle;

Ahmet DEMİREL, Mehmet SERMET (Sermet SERDENGEÇTİ), Fikret SÖNMEZ, Ümran ERTOK, Gönül EDGÜER, Osman GİDİŞOĞLU, Emin OLCAY, Ata TİLMAÇ, Erdinç BORA, Metin ERCANTEKİN, Ayhan AYTİMUR, Altay TANIR, Vasıf ÇENGEL, Yıldız ÖZDEMİR, Ayhan ÜLGENAY, Ercüment TUNÇALP, İlyas DEMİREL, Ser Tel ÇETİNEL, Kadir DEMİR, Yavuz KUMÇAY, Dinçay GÜNKAYA, Mümtaz SEVİNÇ, Levent KIRCA, Belkıs AKÇIL, İlknur NAİL, Meral ARER, Selda MERİÇERİ, Utku PERHİZ, Burhan FİŞEK, Alper Tunga GÜRKAN. Levent ERDOĞAN, Gülev GÜNGER.

Hemen hemen bütün kadro çeşitli tiyatrolara dağıldı. Türkiye’nin sanat yaşantısına katkıda bulundu. Hepsi ismini duyurdu ve en iyi yerlere geldi. Çağ Tiyatrosu’ndan ayrılınca Devlet Tiyatrosu’ndaki arkadaşım Yavuz KUMÇAY ile bir Çocuk Tiyatrosunu kurmaya karar verdik. Yanımıza Levent KIRCA da katılınca üçümüz Akara Çocuk Tiyatrosunu kurduk. Yayınlanan eserin resimleri kendi koleksiyonumdan. Diğerleri Basın Kuruluşlarından ve internetteki sitelerinden alınmadır

HAKKINDA;
1 – RESİM;Büyülü Elma
2 – RESİM;Büyülü Elma
3 – RESİM;Büyülü Elma
4 – RESİM;Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı
5 – RESİM;Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı
6 – RESİM;Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı
7 – RESİM;Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı
8 – RESİM;Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı
9 – Milliyet Gazetesi – 17.10.1970
10 – Gazete Haberi
11 – Akşam Gazetesi – 13.10.1970
12 – Ses Mecmuası – 21.11.1970
13 – Büyülü Elma Rol Dağılım Listesi ( İlknur Nail koleksiyonu )
14 – Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı Rol Dağılım Listesi ( İlknur Nail koleksiyonu )
15 – Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı Kitabı
16 – Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı kitabının iç sayfası
17 – Ekin Dergisi Sayı;101 Temmuz 2014 (Yazı Sayfa 29 da yayınlandı )
18 – Ayhan Hüseyin ÜLGENAY’ın Çağ Tiyatrosu Fuayesinde asılı olan resmi
19 – Aziz NESİN
20 – Tahsin SARAÇ
21 – Orhan ASENA
23 – Ceyhun Atıf KANSU
24 – Sedat Veyis ÖRNEK

ÇAĞ TİYATROSU OYUNCU KADROSU (Buluna bilenler);

1 – Ziya DEMİREL
2 – Ata TİLMAÇ
3 – Osman GİDİŞOĞLU
4 – Emin OLCAY
5 – Umran ERTOK
6 – Levent KIRCA
7 – Belkız AKÇIL
8 – Mümtaz SEVİNÇ
9 – Selda MERİÇERİ
10 – İlknur NAİL
11 – Fikret SÖNMEZ
12 – Sermet SERDENGEÇTİ ( Mehmet SERMET )
13 – Ser Tel ÇETİNER
14 – Ayhan Hüseyin ÜLGENAY
15 – Alper Tunga GÜRGAN
16 – Ahmet DEMİREL
17 – Yavuz KUMÇAY
18 – Ayhan AYTİMUR
19 -Ercüment TUNÇALP

NOT; Çağ Tiyatrosu kadrosunun tamamının resimleri bulanamamıştır. Bu çalışmamı okuyup ta kendi resminin de yayınlanmasını isteyen tiyatro arkadaşlarımın ( ayhanulgenay@yandex.com ) meyil atmaları gerekmekte.Kendileri ile tekrar görüşmekten mutluluk duyacağımı da belirtmek isterim.

Çağ Tiyatrosu ve Anılar 1970 – 1971 – Ayhan Hüseyin Ülgenay” üzerine bir yorum

  1. Sayın Ülgenay, 45 yıl önce aynı oyunda oynadık. Ben daha önce de Mithatpaşa Tiyatrosu kadrosundaydım, “İhtilal Var” ve “Karagöz Amca” oyunlarında da oynadım. En son Levent Kırca ile çocuk oyunu için salon ararken ben de vardım. Ancak parasal sorunlar sebebiyle ve babamın zorlaması ile üniversiteyi bitirdim ve de Koç Grubunda işe başladım. İstanbul’a yerleştikten sonra da çok sevdiğim tiyatroya seyirci oldum. Sermet Serdengeçti hayatını kaybedene kadar dostluğumuz devam etti. Levent çok meşgul olduğu için fazla görüşemedik.
    Perakende uzmanıyım ve bu konuda eğitimler veriyorum. Mesleki kitaplarım var.
    Bir e-posta adresi verirseniz fotoğraf gönderebilirim.

    Saygılar.

    Ercüment Tunçalp

Yorum yapın

Daha fazla Anlatı, Yazarlarımızın son çalışmaları
Yılmaz Güney ve Cüneyt Arkın arasındaki fark: Halk Kimin Yanında? 30. Ölüm Yıldönümünde Yılmaz Güney?i anarken… – Zahit Atam

Yılmaz Güney 1974 yılında hapisten çıktığında ilk önce ailesini bir araya getirdi, Kıyıköy?e yerleştiler ve Arkadaş?ı çektiler, ama olup bitenler...

Kapat