Kategori: Edebiyat

Ölüm Hastalığı: Arzunun yazısı, yazının arzusu

En büyük yazarlar kaleme aldıkları şeyler üzerinden kendilerini bir başkalaşım devresine ya da oluş hattına sokanlardır. Evet, kuşkusuz ki büyük yazarlar var; mümkün en süperlatif anlamda büyük, bu bağlamda yazının kendisinde, “yazın kendisi”nde (the self of the writing anlamında) kendini kaybetmeyi imliyor; bu sağlandığı koşulda, bu şartla yazarı bir sıfat olarak

OKUMAK İÇİN TIKLA

Bir aşkın ve iki ömrün anatomisi

“Bir tür nehir söyleşi edasıyla akıp giden kitap sadece ikili arasında tarihe çoktan kayıtlı ilişki çerçevesinde şekillenmiyor doğal olarak. Her ne kadar yeryüzünün zihinsel serüvenine emanet edilen elli yıllık bir aşkın anatomisi hayli derin bir biçimde dile getiriliyorsa da, Beauvoir ve Sartre yalnızca bundan ibaret değil. Daha doğru bir ifadeyle,

OKUMAK İÇİN TIKLA

Yaşar Kemal’in, Homeros’la ve Cervantes’le bağlantısı nedir?

“Teleskoplu destancı” Binboğa’dan başlayalım: “Olan 1949’da olmuştu” der yazarı. Oysa Binboğalar Efsanesi ezeli bir tükeniş, bir cennetten kovuluş destanıdır; ama her yanıyla gerçek bir öyküdür. Bin yıldır yaylağıyla kışlağıyla Binboğa’da yaşayan göçebe bir oba, gün gelir ayak bastığı her yeri, nereden çıktığını bilemedikleri birtakım mülk sahiplerince ele geçirilmiş bulur. Obanın bin yıl

OKUMAK İÇİN TIKLA

Türk Romanında Dikenli Bir Karakter – İRFAN KARAKOÇ

Anladığımız insana düşmanlık besleyemeyiz.(Oscar Wilde) Düşmanlarımızı asla anlayamayız.(Kirpi Reşat) Kirpi, Sulhi Dölek’in 1997 yılında yayımlanan ve “Türkiye İş Bankası 1996 Yılı Edebiyat Büyük Ödülü”nü alan romanı. Roman, 2008 yılında aynı adla bir sinema filmine de uyarlandı. 1948 yılında İstanbul’da doğan Sulhi Dölek, 1989 yılına kadar Deniz Kuvvetleri’nde yüksek mühendis olarak

OKUMAK İÇİN TIKLA

Lazarus – Tanrı Oyuncağı – Fırat Devecioğlu

Yazar, eğitmen, yapımcı ve kültür girişimcisi Fırat Devecioğlu’nun yeni kitabı “Lazarus – Tanrı Oyuncağı” Destek Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. Lazarus – Tanrı Oyuncağı ana karakterin sıradan bir fotokopiciden, kendi içindeki karanlıkla yüzleşen bir katil olma yolculuğunu ele alıyor. Bu süreç, hastanede geçirdiği dönem ve orada yaşadığı olaylar aracılığıyla dramatik bir şekilde

OKUMAK İÇİN TIKLA

Mitsel Paradigmadan Dizisel Müziğe Adrian Leverkühn’ün Yolculuğu – KAYA TOKMAKÇIOĞLU

Siyasal roman, yazarın, siyasetin genel ilgi alanıyla edebiyatın özel alanlarını uygun bir biçimde uzlaştırmasını gerektirir. Siyaset çoğu zaman sistematik olduğu ve sorunlara mutlak yanıtlar bulmaya çalıştığı için, çelişkinin önemli bir unsur olduğu ve karmaşık bir yapıya sahip olan edebiyatla kan uyuşmazlığı içindedir. Siyasal romancının görevi ise bu kan uyuşmazlığını ortadan

OKUMAK İÇİN TIKLA

“Çağdaş Türk Romanı” Üzerine Düşünceler – BİLGE KARASU

Sunu Bir süredir, Bilge Karasu’nun Türkçeye çevirdiği metinlerin izini sürmekteyim. Bu çerçevede 1950’li yıllarda yayımlanmış süreli yayınlar da ister istemez ilgi alanıma girdiler. Bunlardan biri de Vatan gazetesinin, 26 Temmuz 1953’ten başlayarak Pazar günleri “Pazar İlavesi” içinde yayımlamaya başladığı Vatan Sanat Yaprağı oldu. Aslında bu cümlenin arka planında –Vatan Sanat

OKUMAK İÇİN TIKLA

Virginia Woolf Romancılığı – PINAR GÜNER

Modernist İngiliz romanının öncülerinden Woolf’a göre “yazar tutsak olmasaydı, yapıtlar gelenek üzerine değil, kendi duyguları üzerine kurulurdu. Kaldı ki gerçek yaşamda insan ruhu, başat olarak, geleneksel romana zorla sokulan güldürü, ağlatı, sevgi öğelerinden değil; sağanak halinde üzerine boşalan izlenimlerden oluşur.” Bu saptamadan hareketle Woolf, hayatı boyunca insanların nasıl düşündüğü, hissettiği

OKUMAK İÇİN TIKLA

Didem Zamanı (ve kadın ve şair)

Sadi- Bostan ile Gülistan’dan:Cihan-Hâtun, ki Dünya Hatunu demeye geliyor, ulu hükümdarların sevmiş olduğu ünlü kadınların başta gelenlerinden biri değildir.   Hanım bir gün hamamda yıkanırken, kocası Sultan, konuşturma niyetiyle, ona küçük bir toptak topağı attı, Hanım da İranlı ozanlardan Zâhir’in şu anlama gelen dizelerini söyledi:  Dünya o yarı yıkılmış kâşanedir ki bir

OKUMAK İÇİN TIKLA

Ahmed Arif’in hasreti

Ahmed Arif’e ana dili, etnik kökeni sorulduğunda bir çocukluk anısıyla başlamıştı yanıtına. Siverek’te, 7-8 yaşlarında, arkadaşlarıyla sokakta oynuyor. Arkadaşları? Kimi Kürt, kimi Arap, kimi Zaza çocuklar. İç içe yaşayan bu diller çocuklar arasında akışkan iletişim dili. Oyunu izleyen üç adamdan biri, Ahmed Arif’i göstererek, “Bu çocuk Arap” diyor. Öbürü itiraz

OKUMAK İÇİN TIKLA

“Bir söz, bir koku, bir el işareti.” Nâzım Hikmet

“İyice yaklaştı bana büyük karanlık./ Dünyayı telaşsız, rahat/ seyredebiliyorum artık./ Bakınıyorum başımı kaldırıp işten,/ karşıma çıkıveriyor geçmişten/ bir söz/ bir koku/ bir el işareti.” Bir söz, bir koku, bir el işareti. Nâzım’ı destan yazmaya yönelten, geçmişten esip bilincinde fırtına yaratan şeyler arasında bu şiirindekine benzer üç simge ne olabilirdi? Kitaptakiler

OKUMAK İÇİN TIKLA

Nâzım Hikmet’te şair ve kahramanın varoluşu üzerine

“Eğer insanlar şairlerin söylediği yeni sözleri beğendiğini söylüyorsa, bu durum büyük bir tehlikeye işaret eder. Buradaki yeniden kasıt müzikteki yeni makamlardır. Bu tür yenilikler de beğenilir. Ancak bunun peşinden gitmek, yani müzikte yeni makamın çıkması korkulacak bir şeydir. Bu durumda her şey tehlikeye girer. Damon’un söylediği ve benim de aynı

OKUMAK İÇİN TIKLA

Sarsılmak – Zafer Köse

Sarsılmak, derin ve katmanlı bir roman. Gündelik dilin nüanslarını yansıtan akıcı bir dille yazılmış olması da önemli.Zafer Köse sadece bir depremi değil, toplumsal ve kişisel hayatta yaşanan sarsıntıları anlatıyor. Romandaki bir kişi şöyle diyor: “Sadece evler, binalar değil, insanların inançları, değerleri de sarsıldı. On yıllardır, toplu halde yaşamaya engel olan

OKUMAK İÇİN TIKLA

Saatleri Ayarlama Enstitüsü; toplumumuzun yanlış tutumlarını, davranışlarını, saçmalıklarını alaya alan, eleştirel bir romandır.

-Saatleri Ayarlama Enstitüsü- Saatleri Ayarlama Enstitüsü iki uygarlık arasında bocalayan toplumumuzun yanlış tutumlarını, davranışlarını, saçmalıklarını alaya alan, eleştirel bir romandır. Yapıt, çocukluğu Abdülhamit döneminde geçen Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde de yaşayan Hayri İrdal’ın anıları şeklinde verildiğine göre söz konusu hicvin son elli yıllık Türk toplumuna yöneltilmiş olması gerekir. Prof. Mehmet

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ‘Yüksek Felsefe’si

Ahmet Mithat gibi, sanatın yararlı olması gerektiğine inanan ve halk için yazan Hüseyin Rahmi Gürpınar, «sanat için sanat» ilkesine inanan ve seçkinlere seslenen Uşaklıgil’in tam karşı kutbunda yer alır; ama halka aşılamak istediği dünya görüşü bakımından da Ahmet Mihtat’ın. Gürpınar’ı bir romancı olarak ele alırken halkçılığının ne tür bir halkçılık

OKUMAK İÇİN TIKLA

HATİCE EROĞLU AKDOĞAN / ROMANCININ SERÜVENİ FAKİR BAYKURT’UN KALEMİNİN İZİNDE – Ayşe Kaygusuz Şimşek

Romancının Serüveni, Fakir Baykurt’un Kaleminin İzinde alt başlığıyla Hatice Eroğlu Akdoğan’ın kaleme aldığı ve Ceylan yayınlarından çıkan romanın adı. Fakir Baykurt’un yaşamını biyografik bir roman halinde anlatmış. Roman Fakir Baykurt adına şimdiye kadar yazılanların dışında bir kitap. Fakir Baykurt’un yaşamının ince ayrıntılarına kadar inilmiş, yazarın bütün kitapları baştan sona taranmış

OKUMAK İÇİN TIKLA

BARIŞ ADLI ÇOCUK / SEVGİ SOYSAL – Ayşe Kaygusuz Şimşek

Selanik’li Mithat Yenen’in üçüncü çocuğu olarak 1936’da İstanbul’da dünyaya gelmiştir Sevgi. Annesi Alman asıllı Annelisese Rupp’tur ve evlendikten sonra Aliye adını almıştır. Sevgi 1976’da dünyaya gözlerini kapadığında henüz daha 40 yaşındadır. Bu kısacık ömründe üç evlilik, üç çocuk, on bir kitap, birçok radyo oyunu, gazete yazıları ve onurlu bir yaşamı…

OKUMAK İÇİN TIKLA

MARK TWAIN: 1.000.000 STERLİNLİK BANKNOT

1.000.000 STERLİNLİK BANKNOT[11] Yirmi yedi yaşımdayken San Francisco’da bir madencilik şirketinde komisyonculuk yapıyordum, hisse senedi trafiğinin bütün inceliklerinde uzman olmuştum. Dünyada yapayalnızdım, zekâmdan ve tertemiz adımdan başka güvenebileceğim bir şey yoktu, ama sonunda bunlar beni servet sahibi yapacaktı, beni bekleyen bu gelecekten memnundum. Cumartesi günleri öğleden sonraki toplantının ardından zamanım

OKUMAK İÇİN TIKLA

MARK TWAIN: CALAVERAS COUNTY’NİN ADI KÖTÜYE ÇIKMIŞ SIÇRAYAN KURBAĞASI

CALAVERAS COUNTY’NİN ADI KÖTÜYE ÇIKMIŞ SIÇRAYAN KURBAĞASI Bana Doğu’dan mektup gönderen bir dostumun ricasını yerine getirmek için, iyi huylu, konuşkan Simon Wheeler’a gidip, benden istendiği üzere dostumun dostu Leonidas W. Smiley hakkında bilgi aldım, elde ettiğim sonucu buraya ekliyorum. Zihnimin gerilerinde bir yerde, Leonidas W. Smiley’nin bir uydurma olduğu, dostumun

OKUMAK İÇİN TIKLA

MARK TWAIN: ESKİMO KIZIN AŞK ÖYKÜSÜ

ESKİMO KIZIN AŞK ÖYKÜSÜ “Evet, yaşamımla ilgili olarak bilmek istediğiniz her şeyi anlatacağım size Bay Twain,” dedi o yumuşak sesiyle, dürüstlük okunan gözlerini uysal bir bakışla yüzüme dikerek, “çünkü benden hoşlanmanız ve bana önem vermeniz çok nazik bir davranış.” Dalgın bir hava içinde, elindeki küçük kemik bıçakla yanaklarındaki balina yağını

OKUMAK İÇİN TIKLA