Kategori: Engellilik Araştırmaları

Cezasızlık: Engelli Bireylere Yönelik Sessiz Bir Cezalandırma Biçimi – Bölüm 2

Türkiye’de cezasızlık çoğunlukla siyasi davalar, kadın cinayetleri veya iş cinayetleri bağlamında tartışılır. Ancak engellilik alanında yaşanan hak ihlallerinde de cezasızlığın derin ve yıkıcı bir işlevi vardır. Bir engelli çocuğun bakım merkezinde şiddete uğraması, engelli bireyin kamusal alanda ayrımcılığa maruz kalması, işyerinde mobbing ya da eğitimde dışlanma… Bu durumlarda cezalandırmanın gerçekleşmemesi yalnızca failin korunması değil, aynı

okumak için tıklayınız

Otizme sosyolojik bir yaklaşım ne getirir veya getirebilir?

Otizmin doğasına, toplumsal algısına ve sosyal bilimlerle kesişim noktalarına sosyolojik bir bakış mümkün mü ? Otizme Sosyal Bilimlerin Katkısı Otizm çoğu kez tıbbi ve bireysel bir mesele gibi görülüyor. Ancak otizm yalnızca biyolojik değil, sosyal ve kültürel olarak da inşa edilen bir deneyimdir. Bu nedenle sosyal bilimler, otizmin: Otizm yalnızca “eksiklikler” ya da “bozukluklar” üzerinden

okumak için tıklayınız

Akademik Validizmi Parçalamak: Yapısal Erişilebilirlik İçin

Bugün akademide en çok konuşulmayan ama en yakıcı meselelerden biriyle karşı karşıyayız: validizm. Engelliliği kişisel bir eksiklik, bireyin uyum sağlayamaması, “özel bir durum” olarak çerçeveleyen bu bakış, aslında tüm akademik yapının içine sinmiş durumda. Bir üniversite amfisinde küçük bir rampa eksikliği, ilk bakışta sadece “lojistik bir detay” gibi görünebilir. Ama aslında bu, engelli bir araştırmacının

okumak için tıklayınız

Kurumsallaşma ve Bakım: Kimin İçin, Nasıl?

Kurumsallaşma kavramı, genellikle “bakımın” ve “profesyonel hizmetin” yokluğuyla ilişkilendirilir. Ancak, bu yaygın kabul gören tanımın ardında, toplumun en savunmasız kesimlerinden biri olan engelli bireylerin uzun süredir taşıdığı acı ve eleştiriler yatar. Bu metin, kurumsallaşmayı sadece fiziksel binalardan ibaret görmeyip, aynı zamanda engelli bireylerin hayatlarını kontrol eden, onları nesneleştiren ve seslerini duyulmaz kılan bir sistemin parçası

okumak için tıklayınız

BM Uyardı: Kurumsallaşma ve Özgürlükten Yoksunluk

Birleşmiş Milletler’in Engelli Kişilerin Hakları Raportörü Catalina Devandas-Aguilar’ın özgürlükten yoksun bırakmaya adanmış raporu, yayınlandığında Fransa’da sağır edici bir sessizlikle karşılandı. Bu şaşırtıcı değil, zira rapor, “insan hakları” ülkesi olarak bilinen Fransa’nın dahi engelli bireylere yönelik ayrımcı ve ataerkil uygulamalarını açıkça gözler önüne seriyor. Raporda belirtilen ihlallerin neredeyse tamamı, bugün Fransa’da ve dünyanın birçok yerinde her

okumak için tıklayınız

Engelli Bir Çocuğun Varlığı: Japon Utanç Kültüründe Tabuların Yıkımı

Utancın Kültürel Kökenleri ve Toplumsal Yansımaları Japon toplumunda “haji” (utanç), bireylerin sosyal normlara uyumunu sağlayan güçlü bir mekanizmadır. Bu kavram, kolektif uyumu bireysel özerkliğin önüne koyar ve farklılıkları dışlayarak toplumsal düzeni korur. Engelli bir çocuğun varlığı, bu normların sorgulanmasını zorunlu kılar, çünkü engellilik, kusursuzluk idealine meydan okur. Haji, tarihsel olarak aile onurunu koruma yükümlülüğüyle ilişkilendirilmiştir;

okumak için tıklayınız