Kategori: Film

İçimdeki Mevsimler: Bipolarla Yaşamaya Otobiyogrifik Bir Bakış

Ergün DOĞAN İçimdeki Mevsimler, bipolar tanısıyla yaşayan belgesel sinemacı Sevda Doğan’ın kendi içsel yolculuğunu ve psikolojik dönüşümünü konu alan otobiyografik bir belgeseldir. Bu filmde,  yönetmen, kamerasını kendine çevirerek hem metin yazarlığı hem yönetmenlik hem de kamera karşısında ana karakter olarak yer alır. Yönetmen, kendi içsel yolculuğunu, iyileşme hikâyesini bipoların  mani

okumak için tıklayınız

Freud’un Rüya Anlayışı ile Inception Filminin Rüya Dünyası

Rüyaların Doğası ve Bilinçaltı Sigmund Freud’un rüya teorisi, insan zihninin bilinçaltı süreçlerini anlamada temel bir çerçeve sunar. Freud, Rüyaların Yorumu adlı eserinde rüyaları, bilinçaltı arzuların ve bastırılmış duyguların dışa vurumu olarak tanımlar. Ona göre rüyalar, kişinin günlük yaşamında ifade edemediği isteklerin ve çatışmaların bir yansımasıdır. Rüyalar, “gizli içerik” (latent content)

okumak için tıklayınız

Dövüş Kulübü’nün Görsel Kaosu: Anlatının Psikolojik Derinliğine Katkılar

Görsel Kurgunun Düzensiz Yapısı Dövüş Kulübü’nün görsel kurgusu, bilinçli bir kaos estetiği üzerine inşa edilmiştir. Hızlı kesmeler, ani geçişler ve kasıtlı olarak düzensiz görünen sahne düzenlemeleri, anlatıcının zihinsel durumunu doğrudan yansıtır. Bu teknikler, seyirciyi karakterin parçalanmış algı dünyasına çeker ve onun içsel çatışmalarını görselleştirir. Örneğin, filmin açılış sahnesinde kullanılan mikroskobik

okumak için tıklayınız

Tövbe: Sovyet Çöküşünün Görünmez Tetikleyicisi

Yapım Süreci ve Sansür Engelleri Film, 1984 yılında Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nde çekildi ve yönetmen Tengiz Abuladze’nin kariyerindeki son önemli çalışması olarak kayıtlara geçti. Üretim aşaması, erken 1970’lerden itibaren Abuladze’nin zihninde şekillenen bir senaryo üzerine kuruluydu; bir trafik kazasının ardından hız kazandı ve Gürcistan Komünist Partisi’nin o dönemki lideri Eduard

okumak için tıklayınız

Bir Rüya İçin Ağıt: Bağımlılığın Evrensel İnsanlık Trajedisine Dönüşümü

Bağımlılığın Psikolojik YıkımıBağımlılık, bireyin zihinsel ve duygusal dünyasında derin bir çözülme süreci başlatır. Bir Rüya İçin Ağıt, dört ana karakterin bağımlılıkla mücadelesini, psikolojik çöküşün evrensel bir yansıması olarak sunar. Film, uyuşturucu bağımlılığı üzerinden karakterlerin öz denetimlerini kaybetmelerini ve kendi gerçeklik algılarını çarpıtmalarını gösterir. Sara Goldfarb’ın diyet haplarına bağımlılığı, televizyonun sunduğu

okumak için tıklayınız

Tarkovsky Sinemasının Çerçevesi: Zaman, Görüntü ve İnsan Sorgusu

Anlatı Yapısının Temel Unsurları Tarkovsky’nin filmleri, doğrusal bir olay örgüsünden ziyade içsel ilerlemeye odaklanan anlatılar inşa eder; bu, erken uyarlamalardan daha sonraki içe dönük eserlere kadar uzanan yapımlarda, dizilerin hatırlamanın akışkanlığına benzer şekilde uzun sürelerde açıldığı gözlemlenir. Bu yaklaşım, geçmişin şimdiki anlara sızdığı katmanları birleştirerek, çözülmemiş deneyimlerin sürekliliğini incelemeye olanak

okumak için tıklayınız

Starkel: Geleceğin Karanlık Yüzü ve İnsan Direnişi

Görsel Yapı ve Geniş Ekran Etkisi Starkel, sinemasal çerçeveleme tekniklerini, özellikle anamorfik lenslerin sağladığı geniş en-boy oranıyla, izleyiciye baskıcı bir mekânsal algı sunar. Film, 2.39:1 oranındaki sinemascope formatını, kapalı koridorlar ve devasa endüstriyel yapılarla dolu sahnelerde kullanarak, karakterlerin bireysel hareket alanını kısıtlanmış bir perspektiften betimler. Bu teknik, kamera açılarındaki düşük

okumak için tıklayınız

Sinematik Tekniklerin Yapısal Dinamikleri

Zeki Demirkubuz’un sineması, minimalist ve disiplinli bir estetik anlayışla şekillenir. Uzun plan sekansları, sabit kamera açıları ve doğal ışık kullanımı, onun filmlerinde belirgin birer özelliktir. Kader (2006) filminde bu teknikler, hikaye anlatımını yavaşlatarak izleyiciyi karakterlerin iç dünyasına derinlemesine çeker. Örneğin, diyalog sahnelerinde uzun süreli çekimler, karakterlerin duygusal gerilimlerini açığa çıkarırken,

okumak için tıklayınız

Get Out Filminde Irkçılık ve Kimlik: Fanon’un Sömürgecilik Sonrası Teorisi ve Du Bois’in Çifte Bilinç Kavramıyla Bir Analiz

Irkçılığın Sömürgecilik Sonrası Çerçevedeki Yeri Get Out, ırkçılığı bireysel ve sistemik düzeyde ele alarak, sömürgecilik sonrası kimlik teorisiyle örtüşen bir anlatı sunar. Sömürgecilik sonrası teori, egemen güçlerin azınlık gruplar üzerinde kurduğu tahakkümü ve bu tahakkümün bireylerin kimlik algılarındaki etkilerini inceler. Filmde, Chris’in beyaz bir ailenin evine konuk olması ve yaşadığı

okumak için tıklayınız

Susuz Yaz’da Köy Toplumunun Kaynak Çatışmaları ve İlişki Dinamikleri

Kaynak Dağılımı ve Tarım Bağımlılığı Köy yaşamı, tarımsal üretime dayalı bir ekonomik yapı üzerine kuruludur ve su kaynağı, bu yapının temel unsuru olarak konumlandırılır. Filmde, tütün tarlalarının sulanması için gereken suyun sınırlı olması, bireylerin günlük faaliyetlerini doğrudan etkiler. Köylüler, ortak kaynaklara erişimde yaşanan kısıtlamalar nedeniyle tarlalarını terk etmek zorunda kalır

okumak için tıklayınız

Kış Uykusu Filminde Bireysel İç Çatışmaların Görsel Sunumu

Karakterlerin Psikolojik Yapılarının Temel Unsurları Filmde bireysel iç çatışmalar, karakterlerin zihinsel süreçlerinin karmaşıklığını yansıtan bir dizi görsel ve anlatısal teknikle ele alınır. Aydın karakteri, emekli bir aktör olarak otel yönetimiyle uğraşırken, kendi kimliğiyle ilgili belirsizlikleri yaşar. Bu belirsizlik, uzun planlarda yalnız başına pencereden dışarı bakan figürüyle görselleştirilir; karlı manzara, onun

okumak için tıklayınız

Joker’in Kaos Felsefesi ve Batman’le Çatışmasının Felsefi Temelleri

Joker’in Kaos Anlayışının Kökleri Joker’in kaos felsefesi, toplumsal düzenin kırılganlığına ve bireylerin ahlaki ilkelerinin çöküşüne olan inancını yansıtır. Onun dünyasında, düzen yalnızca bir yanılsamadır ve insanlar, baskı altında gerçek doğalarını ortaya koyar. Hobbes’un doğa durumu kavramı, bu bağlamda Joker’in vizyonuyla güçlü bir uyum sergiler. Hobbes, doğa durumunda bireylerin kendi çıkarları

okumak için tıklayınız

Parasite Filmi: Marx’ın Materyalizmi ve Bourdieu’nün Kültürel Sermayesiyle Sınıf Çatışması

Sınıf Çatışmasının Tarihsel Materyalizm Çerçevesinde Ele AlınışıParasite filmi, Kim ve Park aileleri arasındaki ilişkiyi, ekonomik eşitsizlik ve sınıf farklılıklarının keskin bir yansıması olarak sunar. Marx’ın tarihsel materyalizm teorisi, toplumsal ilişkilerin maddi üretim koşullarına dayandığını ve sınıf çatışmasının bu koşullardan doğduğunu öne sürer. Filmde, Kim ailesinin yoksulluğu ve Park ailesinin zenginliği,

okumak için tıklayınız

Kuraldışı Filmi: Otizm Temsili Değil, Nörotipik Bir Fantezi

2019 yapımı Türkçe’ye “Kuraldışı” olarak gösterime giren (Hors-Normes- The Specials, Éric Toledano ve Olivier Nakache tarafından yönetilen 2019 Fransız drama filmidir. 2019 Cannes Film Festivali’nde yarışma dışı gösterildi. Film, Stéphane Benhamou ve Daoud Tatou’nun gerçek hikayesinden esinlenmiştir.) filmi, yönetmenlerin “iyi niyetli” bir otizm portresi sunma çabası olarak görülse de, otistik

okumak için tıklayınız

Zamanın Çıplak Yüzü: Tsai Ming-liang’ın Stray Dogs Filminde Uzun Plan Sekansların Açlık ve Varoluşsal Deneyimi

Tsai Ming-liang’ın Stray Dogs (2013) filmi, sinema sanatında uzun plan sekansların kullanımını, özellikle lahana yeme sahnesi üzerinden, zamanın ve açlığın insan deneyimine etkilerini derinlemesine sorgulayan bir başyapıttır. Film, modern toplumun kenarlarında yaşayan bireylerin hayatta kalma mücadelesini, minimalist bir estetikle ve sabırlı bir ritimle işler. Uzun plan sekanslar, seyirciyi karakterlerin fiziksel

okumak için tıklayınız

Ekofeminist Teknoloji Eleştirisi: Annihilation Filminin Doğayı Temsili ve Vandana Shiva’nın Çözümlemeleri

Doğanın Temsili ve Annihilation’ın Yıkım Bölgesi Annihilation filmi, “Yıkım” (Shimmer) adı verilen gizemli bir bölgenin, biyolojik ve ekolojik sınırları zorlayan doğasını konu edinir. Bu bölge, doğanın insan kontrolünden bağımsız bir şekilde kendini yeniden şekillendirdiği, öngörülemez ve kaotik bir alan olarak tasvir edilir. Yıkım bölgesi, insan merkezli teknoloji ve bilim anlayışının

okumak için tıklayınız

Call Me by Your Name: Elio ve Oliver’ın İlişkisi Platonik Aşk, Arzu ve Eksiklik Kavramlarıyla Nasıl Anlaşılır?

Elio ve Oliver’ın ilişkisi, Platon’un Symposium’unda ortaya koyduğu aşk anlayışıyla analiz edildiğinde, idealize edilmiş bir birleşme arayışı öne çıkar. Platon, aşkı ruhun eksik bir parçasını tamamlama çabası olarak tanımlar; bu, fiziksel çekimden ziyade ruhsal bir bütünlüğe ulaşma isteğidir. Elio’nun Oliver’a duyduğu tutku, yalnızca bedensel bir arzu değil, aynı zamanda onun

okumak için tıklayınız

Drive Filmindeki İsimsiz Sürücünün Varoluşsal ve Etik Boyutları: Kierkegaard, Kant ve Nietzsche Perspektifleri

Drive filmindeki isimsiz sürücünün sessizliği, yalnızlığı ve kahramanca eylemleri, felsefi düşünce sistemleriyle derin bir ilişki kurar. Bu metin, sürücünün varoluşsal kaygısını Kierkegaard’ın kavramlarıyla, etik duruşunu ise Kant’ın ödev etiği ve Nietzsche’nin üstinsan ideali üzerinden değerlendirir. Sürücünün Sessizliği ve Varoluşsal Kaygı İsimsiz sürücünün sessizliği, yalnızca bir kişilik özelliği değil, aynı zamanda

okumak için tıklayınız

Roy Andersson’un “A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence” Filminde İletişim Çabasının Trajikomik Yüzü

Roy Andersson’un 2014 yapımı filmi A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence, insan varoluşunun absürt ve trajikomik yönlerini çarpıcı bir şekilde ele alıyor. Film, iletişim çabalarının hem bireysel hem de toplumsal düzlemde nasıl bir çaresizlik ve absürtlükle sonuçlanabileceğini, minimalist ama yoğun bir görsel dil ve mizahi bir anlatımla

okumak için tıklayınız

The Master Filmindeki Terapi Sahnesi

“The Master” (2012, Paul Thomas Anderson) filmindeki o gemide geçen terapi sahnesi — Joaquin Phoenix’in canlandırdığı Freddie Quell ile Philip Seymour Hoffman’ın canlandırdığı Lancaster Dodd’un ilk kez “işlem” yaptıkları an — modern sinema tarihinin en yoğun, katartik ve rahatsız edici yüzleşme sahnelerinden biri. Sahne; psikanaliz, hipnoz, dini ritüel ve travma

okumak için tıklayınız

Brokeback Mountain’ın Aşk ve Ayrılık Dinamikleri: Kuramsal ve İnsani Boyutlar

Aşkın Doğası ve Toplumsal Normların Gölgesinde İlişkiler Ennis ve Jack’in ilişkisi, bireysel arzuların toplumsal beklentilerle çatıştığı bir bağlamda ortaya çıkar. 1960’ların Amerika’sında, kırsal Wyoming’in sert coğrafyasında filizlenen bu ilişki, cinselliğin ve duygusal bağların toplumsal normlar tarafından nasıl şekillendirildiğini gösterir. Foucault’nun cinsellik üzerine çalışmaları, bu bağlamda, cinselliğin tarihsel olarak bir söylem

okumak için tıklayınız

Kimin Hayatını Yaşıyoruz ?

Hepimiz Hamlet’in hikayesini biliriz. Rosencrantz ve Guildenstren ise Hamlet oyununda kısa bir süre görünüp öldürülen yan karakterlerdir. Peki ya biz Hamlet değilde Rosencrantz veya Guildenstren isek ? Hamlet’in öyküsü büyük trajedinin malzemesidir ve hepimiz bir şekilde bu hikayeden etkilenmişizdir ama ya bizimki sadece sıradanlığın ve belirsizliğin malzemesi ise? Stoppard’ın oyununda

okumak için tıklayınız