Kategori: Slavoj Zizek

Geri dönüşüm, organik gıda, bisiklet… Dünya böyle kurtarılmaz – Slavoj Zizek

Kişisel vicdan hesabı yapmakla meşgulken, sanayi uygarlığının bütünü için daha sağduyulu sorular sormayı unuturum. Bu suçlama girişimi kolay bir kaçamak yol da bulur: Geri dönüştür, organik ye, yeni enerji kaynakları kullan vb. Vicdanımız rahat, yolumuza devam ederiz.

okumak için tıklayınız

Slavoj Žižek: “Feci Ama Ciddi Değil!”

Birinci Dünya Savaşı’nın ortalarında bir zaman, Alman ve Avusturya ordu karargahları arasında cereyan eden bir telgraflaşmaya dair (muhakkak ki, sonradan uydurulmuş) bir anektod nakledilir. Almanlar, “Bizim cephede durum ciddi, ancak feci değil,” diye bir mesaj gönderir; Avusturyalılar da cevap verir: “Bizim cephedeyse durum feci, ama ciddi değil.”

okumak için tıklayınız

Robespierre ya da Terörün ‘İlahi Şiddeti’ – Slavoj Zizek

1953’te, Çin Başbakanı Zhou Enlai, Kore Savaşını sona erdirmek amacıyla barış görüşmeleri yapmak üzere Cenova’dayken, kendisine Fransız Devrimi hakkında düşüncelerini soran bir Fransız gazeteciye şöyle karşılık verdi; ‘Bunu söylemek için hala çok erken.’ Bir biçimde haklıydı; 1990ların sonunda ‘halk demokrasileri’nin parçalanıp dağılmasıyla, Fransız Devriminin tarihi önemi için verilen mücadele yeniden alevlenmişti. Liberal revizyonistler, 1989’da Komünizmden

okumak için tıklayınız

Felsefi Notlar 1 – Nejdet Evren

Kişiyi “özne” yapan şey kendinde var olan ve olmayanların bir öteki üzerinden yansıması, kendine geri dönmesi sürecinin toplamıdır. Özne bu yönü ile bir zaman aralığına gereksinim duyar; bu geçiş, bu süreç ne kadar kısa olursa öznel belirginleşme o kadar net ve fakat bir o kadar hatalı/kusurlu olacaktır. Sürecin uzunluğu ise hem özne’nin netliğini artıracak hem

okumak için tıklayınız

Diktatörlük Üzerine Liberal Savların Eleştirisi

Liberal teoride, diktatörlük kavramı en yalın ifadesiyle demokratik olarak nitelendirilmeyen yönetim şekillerini tanımlamak için kullanılır. Liberal yaklaşımların diktatörlüğe dair analitik bir tanım koyamamasının, buna karşın genellemelere başvurmasının başlıca nedeni, kavramın karşıtı olarak kabul ettikleri temel kıstasın, yani “demokratik olmayan” tiplerin hem tarihsel bağlamda hem de pratik açısından çok çeşitli olmasıdır. Tek bir tanımla ifade edilemeyen

okumak için tıklayınız

Felsefenin Nasreddin?i

?i?ek?ten Nükteler, muzipçe sırıtmak ve düşünürün dünyasına derli toplu bir bakışla yaklaşmak için iyi bir fırsat. Ama lütfen bu kitabı okurken kafeinsiz kahvenizi ya da alkolsüz biranızı bir süreliğine kenara bırakın. Bugün internete girdiğinizde, güncel siyasi paylaşımların peşine düşerseniz mutlaka bir şekilde kahkahanıza engel olamayacağınız komik bir espriyle karşılaşırsınız. Öyle ya, Twitter?la

okumak için tıklayınız

Zizek’ten Nükteler (Şu Hegel Fıkrasını Duydun mu?) – Slavoj Zizek

“Ciddi ve iyi bir felsefi çalışma tamamen nüktelerle yazılabilir” Ludwig Wittgenstein Slavoj Zizek’in diğer kitaplarının aksine yazılarından derlenen nükteler, fıkralar ve şakalar onun felsefi, politik, psikanalitik düşünceleri için bir dizin sağlıyor. Zizek’e gore nükte felsefi bir içgörünün kısa yolu olan eğlenceli hikayelerdir. “Emniyet teşkilatındaki rüşvetçiliği dalgaya alan eski bir Yugoslav fıkrası vardır: Bir polis habersizce

okumak için tıklayınız

Neoliberalizm ve Şiddet – Ergin Yıldızoğlu

Neoliberalizm, uluslararası mali sermayenin bir kriz yönetme modeliydi. Bu model 1997 Asya Krizi?nde sarsıldı, 2007 mali krizinde iflas etti. On yıldır, ABD önderliğinde, AB?nin de desteğiyle yeni coğrafyalara ulaşmaya çalışarak, yükselmeye başlayan muhalefet dalgasına karşı yeni denetim, disiplin ve cezalandırma önlemlerini devreye sokarak yaşamaya çalışılıyor. Neoliberalizm, artık yalnızca kapitalizmin ürettiği ?yapısal şiddetin? daha da yoğunlaşmasına

okumak için tıklayınız

Bir İdea Olarak Komünizm – Alain Badiou, Slavoj Zizek

İlk olarak kullanıldığı on dokuzuncu yüzyıl Avrupa’sında, komünizm her şeyin ortak mülkiyete tâbi olduğu özgür bir dünyayı hedefleyen bir düşünce olarak ortaya çıkmıştır. “Komünizm” kavramı Fransız Devrimi’nden yirminci yüzyılın “reel sosyalizm” deneyimlerine, Cabet’nin “İkarya” adını verdiği ütopyadan Marx ve Engels’in sınıfsız ve sömürüsüz toplum öngörülerine, Lenin’in ve Mao’nun devlet ve siyaset kuramı üzerine yazılarından tüm

okumak için tıklayınız

Fizik-Ötesi/?İdeolojinin Yüce Nesnesi? (*) – Nejdet Evren

Yarasalar baş-aşağı durmaktadırlar. Ayaklarını göklere dikip başları ile yer-çekimine meydan okur gibi hem de?Bu yapıları ve duruşları ile fiziği zorladıkları sanılabilir. Ancak onlar da ses dalgalarını/frekansları kullanarak cisimlerin yerlerini belirlemekte, atmosferin sunduğu o eşsiz gaz kütlesi içerisinde devinmektedirler. Beslenirken baş-aşağı durmadığı halde dinlenirken bu davranışı sergileyen yarasaların fiziği zorlamalarının ilginç olması tüm zamanlarda insanın dikkatini

okumak için tıklayınız

Ütopya Ağacı / Felsefi Meyve – Nejdet Evren

Bir ağaç dikelim ve adı ütopya olsun; öyle bir ağaç ki, adı gibi özgür ve sınır tanımaz olsun, öyle bir ağaç ki, kimsenin mülkiyetinde ve egemenliğinde olmasın, öyle bir ağaç ki, herkesin çiçeklerle bezediği ve herkesin meyvelerinden sonsuzca yararlandığı bir ağaç, bir ağaç olsun ki, bilgenin sevgisini paylaşsın… Canetti?nin dediği gibi, ütopyaların olmadığı yerde geleceği

okumak için tıklayınız