Kategori: Tezer Özlü

A’dan Z’ye Tezer Özlü

18 Şubat 1986’da ayrılmıştı aramızdan Tezer Özlü. Ama geride bıraktığı eserleriyle birlikte hep yanı başımızda. Tam da bugün için, İpekli Mendil öykü sözlüğünün yazarlarından Gülda Şahin, Özlü’nün eserlerinden yola çıkarak mini bir sözlük hazırladı. Bu vesileyle, Tezer Özlü’yü buradan bir kez daha anıyoruz.

OKUMAK İÇİN TIKLA

Tezer Özlü: Kendi çizgisinden hiçbir zaman uzaklaşmayan bir kadın

“Dünya da herkesi sevebilirsin ancak herkesi kucaklayamazsın. Bu yüzden insan en yakınındakini kucaklar. Ben de kızımı kucakladım. O da uyuyor.” Tezer Özlü Çocukluğun Soğuk Geceleri adlı roman, küçük yaşlarda yaşanılan buhranların, aile problemlerinin, okul yıllarının, arkadaşlıkların ve hayatı sorgulamasıyla başlayan bir maceranın; evlilikte bulmak istediği sevgiyi bir türlü bulamayıp, umut yolculuğuna

OKUMAK İÇİN TIKLA

Tezer Özlü’nün Franz Kafka mezar ziyareti: “İşte ancak o zaman uzaklaştım yaşamın sonundan…”

“Yaşamın sonu hiçbir zaman bana ırak gözükmedi. Her yüzde, her solukta, her büyüyende, her yaşlananda, her sarılmada, her sabahta gördüm yaşamın sonunu. Çocukken bile, buğday tarlalarında, yaz gecesi mehtabında ve çocukluk gecelerinin derin karanlığında gördüm yaşamın sonunu, ama ben giderken, ben ya da tren görünümlerin içinden, kentlerden, köylerden, tarlalardan, dağ

OKUMAK İÇİN TIKLA

Tezer Özlü ‘nün Franz Kafka ‘ya dair yazısı “Hiçbir Şeye Gücüm Yok, Acılar Dışında”

“Bütün evin gürültüsünün ana karargâhı olan odamda oturuyorum. Tüm kapıların vurulduğunu işitiyorum, böylece hiç değilse kapılar arasında dolaşanların ayak seslerini duymaktan kurtuluyorum, ama mutfakta açılıp kapanan fırın kapağının gürültüsünü işitiyorum. Babam odamın kapılarını sanki yararcasına gecelik elbisesini yerde sürükleyerek gelip geçiyor, bitişik odada sobanın külünü kazıyorlar, Valli ön odadan kelimesi

OKUMAK İÇİN TIKLA

Aziz Nesin’in Tezer Özlü’nün Çocukluğun Soğuk Geceleri üzerine düşünceleri

“Müthiş bişey! İçten, gerçek, özyaşam ve anı. Ne var ki roman değil. Çünkü olaylara, dünyaya, çevresine, herşeye salt kendi eleştirel bakışıyla bakıyor. Ya anne, ya baba, ya ağabey?.. Aynı olaylar, aynı konular üstünde onlar neler düşünüyorlar? Onların bakışıyla verilseydi küçük kızın yaşadığı dünya, o zaman Özyaşam anlayışından çıkıp roman —daha

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hep ?genç kalacak? bir yazar Tezer Özlü

İlk kez 1997?de yayımlanan Tezer Özlü?ye Armağan, genişletilmiş ikinci baskısında, yazar hakkında, o yaşarken ve sonrasında kaleme alınmış yazıları bir araya getirirken kronolojik bir sıra izliyor. Kısa süren yaşamına (1942-1986), yayımladığı dört küçük kitabına rağmen, özgün dili, kurgu yapısı ve imge dünyasıyla bizi büyülemeye devam eden bir yazar Tezer Özlü.

OKUMAK İÇİN TIKLA

Peter Weiss ile söyleşi – Tezer Özlü

1982 yılı Bremen Edebiyat Ödülü Peter Weiss?a verildi. Bu, Federal Almanya?da verilen en önemli edebiyat ödülü. Yirmi yıla yakın bir süredir okuduğum ve Alman yazının savaş sonrası yazarları içinde en sevdiğim bu büyük yazarı tanımak ve onunla Milliyet Sanat Dergisi okurları adına konuşmak için Berlin?den Bremen?e gitmek ne büyük bir

OKUMAK İÇİN TIKLA

Yolculuğuna yaşamın ucundan başlayan kadın: Canım Tezer

?Niçin dünyaya geldiğini bilmiyor musun? Anlatmalısın, anlatmalısın, ayrıca açıklamalısın, susamalısın? sonun korkunç, sefil olmalı! Bunu biliyor musun? Bunu sana Pavese söylüyor.? Evet, bunu Pavese söylüyor. Tezer ise içindeki gitme isteğinin yoğunluğuyla Pavese?nin peşine takılıyor. ?Pazar günleri? Şimdilerde? Sokak aralarından geçerken? gözüme pijamalı aile babaları ilişirse, kışın, yağmurlu gri günlerde tüten

OKUMAK İÇİN TIKLA

Motorcu İbrahim’in Bahçeli Evleri – Tezer Özlü (Sesli kitap)

İstanbul’un Şirinevler semtini oldum olası hiç sevmem. İbrahim’i de ilk kez burada gördüm. Ucuz alınmış otomobilin motoruna bakıyordu. Dinçti, saçları siyahtı, konuşkan bir hali yoktu. Zaten onu nişandan sonra herkes övdü. – Ağır başlı bir bey, dediler. – Ama kadın, kadın kimseyi konuşturmuyor ve tıkıyor her sözü İbrahim’in ağzına.

OKUMAK İÇİN TIKLA

Tez gelesin Tezer – Karin Karakaşlı

Ruhunu diri tutanlar hâlâ 1986’nın 18 Şubatı’nda ölen Tezer Özlü’nün, biatçı topluma had bildiren manifestosunu haykırır: “Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle. Okullarınızla. İşyerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz.” Bir ölüm tarihin olunca ölüyorsun mecbur. Yani o gün öldüğün anımsanıyor oluyor. Ama bir 18 Şubat günüyle ölen Tezer Özlü?yse,

OKUMAK İÇİN TIKLA

Geç kalmış bir “yeni” Tezer Özlü kitabı

Tezer?in 1979-84 arası çoğunlukla Milliyet Sanat için yazdığı “eleştiri” yazıları ve yaptığı röportajlardan oluşan bu kitap, heyecanımı hem karşıladı, hem de bir hayal kırıklığı yarattı. Bu kitapta Tezer?in “damarlarında hissederek” yazmasına alışık olduğumuz cümlelerin yanı sıra, eleştiri yazısının getirdiği daha donuk, daha mesafeli bir ses de var. İki yıl önce

OKUMAK İÇİN TIKLA

Yeryüzüne Dayanabilmek İçin – Tezer Özlü

Neden yazılır? Dünya acılı olduğu için yazılır. Duygular taştığı için yazılır. İnsanın kendi zavallılığından sıyrılması çok güç bir işlemdir. Ama insan bir kez bu zavallılıktan sıyrılmayagörsün, o zaman yaşamı kendi egemenliği altına alabilir. İşte böylesi bir egemenliği bir iki kişiye daha anlatmak için yazı yazılır. (Ya da kendi kendine kanıtlamak

OKUMAK İÇİN TIKLA

Yeryüzüne Dayanabilmek İçin – Tezer Özlü

Neden yazılır? Dünya acılı olduğu için yazılır. Duygular taştığı için yazılır. İnsanın kendi zavallılığından sıyrılması çok güç bir işlemdir. Ama insan bir kez bu zavallılıktan sıyrılmayagörsün, o zaman yaşamı kendi egemenliği altına alabilir. İşte böylesi bir egemenliği bir iki kişiye daha anlatmak için yazı yazılır. (Ya da kendi kendine kanıtlamak

OKUMAK İÇİN TIKLA