Cenaze Merasimi – Jean Genet ‘Bir halkın utandığı suçlar onun gerçek tarihini oluşturur. Aynı şey insan için de geçerlidir’

“Asil davranmak için bir insan uzun süre düş görmelidir ve düşler gecenin koynunda beslenir” diyen Jean Genet, bu romanında evrensel bir insanlık hali olarak savaşa ve işgal dönemi Paris’indeki insan ilişkilerine odaklanıyor.

İnsanlar tıpkı aşkta olduğu gibi savaşta da politikanın, idealizmin ve etiğin sınırları aşar; yani aşkta ve savaşta her şey mubahtır. İşte Cenaze Merasimi her şeyin en uç noktalarda yaşandığı o günlerde, insanlar, onları ölüme gönderen hükümetler ve savaş alanlarında çözüme bağlanmaya çalışılan kişisel çatışmalar arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları anlatan fantastik ama bir o kadar da ciddi bir roman. Bu romanda anlatıcı olarak Jean Genet’nin kendisi var; Alman işgaline direnirken sokak savaşında ölen aşığı Jean var; aşığının Alman işbirlikçisi, Hitler’in de aşığı olan erkek kardeşi var; bir Alman subayını evinde saklayan, şahsında Genet’nin orta sınıfı yerden yere vurduğu Jean’ın annesi var. Bu kitapta tüm güzelliği ve çirkinliği, tüm çıplaklığı ve şiddetiyle aşk var, ihanet var.

“Bir halkın utandığı suçlar onun gerçek tarihini oluşturur. Aynı şey insan için de geçerlidir” diyen Jean Genet, ölüm ve belirsizlik karşısında her zaman iyi bir sığınak olmuş mizahı da bolca kullanarak, savaşta ve aşkta insana neler olduğunu anlatıyor.

Kitabın Künyesi
Cenaze Merasimi
Yazar: Jean Genet
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Çevirmen: Ahmet Şensılay
Sayfa sayısı: 280
Basım tarihi: Haziran 2009

Jean Genet (Jan Jöne diye okunur) Hayatı
Jean Genet (1910-1986) Fransız düşünür, yazar. Daha çok tiyatro oyunlarıyla tanınır.
1910 yılında Camille Gabrielle Genet tarafından kimsesizler yurduna bırakılan yeni doğmuş bebeğe Jean adı verilmişti. Jean, yedi yaşına geldiğinde zanaatçı bir ailenin yanına yerleştirildi. 10 yaşında hırsızlığa başladı, on üç yaşında bir zanaat okuluna kaydoldu. Ancak orada da çok kalmayacaktı; 1926’da, 3 ay süren ilk hapishane deneyimini yaşadığında 15 yaşındaydı. Serbest kaldığında uslanmamıştı; bu kez reşit olana kadar kalmak üzere ıslahevini boyladı. 1930?ların sertliği ile ünlü bu ıslahevi Genet?yi gerçek bir suçlu haline getirdi.

Islahevinden kurtulabilmek için yazıldığı askerlikten ve ardından Fransa?dan firar eden Genet, pekçok ülkeyi ve hapishaneyi ziyaret edeceği bir yıllık seyahatinin sonucunda 1937?de Fransa?ya geri döndü ve yeniden suç dünyasına daldı. Beş yıl boyunca ya hırsızlık yaptı, ya fahişelik. 1942?de bir kez daha cezaevine düştüğünde olgunlaşmıştı artık. İlk şiirini yazdı, ilk kitabı Notre-Dame des Fleurs (Çiçeklerin Meryem Anası) yayımlandı. Ardından Miracle de la rose (Gülün Mucizesi) geldi. 1948 ylında yayımlanan Journal du voleur (Hırsızın Günlüğü) bir anlamda Genet’nin otobiografisi niteliğindedir. Le balcon (Balkon), oyunları ve hatta tüm eserleri içinde en çarpıcı olanı kabul edilir. Balkon adlı oyununda yeryüzü egemenlerini alaycı ve acımasız bir dille eleştirir. Bu oyun Türkçe olarak 1998 yılında Tiyatro Stüdyosu tarafından sahnelendi. Ölümünden kısa süre önce, atölyesinde ziyaret ettiği Alberto Giacometti ile yaptığı röportaj ve Giacometti’nin sanatı üzerine kendi yorumunun bulunduğu L’Atelier d’Alberto Giacometti Giacometti’nin Atölyesi adlı röportaj/sanat içerikli kitabı, Genet’nin son yapıtıdır.

Kitapları sayesinde tanıştığı André Gide, Jean Cocteau ve Jean-Paul Sartre’ın cumhurbaşkanına verdikleri dilekçe sonucu özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu af sonrası, tekrar yeraltı dünyasına dönmemiş, kendisini tamamıyla edebiyata vermiştir. Ancak toplumsal olaylara, ezilen insanlara karşı hiç duyarsız kalmadı; 1968 mayısında öğrencilerin, Vietnam Savaşı sırasında Amerikan solunun, ırkçılığa karşı Kara Panterler’in ve İsrail?e karşı da Filistinliler’in yanındaydı. Bu konular hakkında yazdıkları ve röportajları Türkçe olarak Açık Düşman başlığıyla yayımlanmıştır.

1986’da Paris’te bir otel odasında ölü olarak bulunmuştur.

Yapıtları
Roman
* Notre-Dame des fleurs, 1944 / Çiçeklerin Meryem Anası (Ayrıntı Yayınları, 2000)
* Miracle de la rose, 1946 / Gülün Mucizesi (Ayrıntı Yayınları, 1999)
* Pompes Funèbres, 1947 / Cenaze Töreni
* Querelle de Brest, 1947 / Denizci (Ayrıntı Yayınları, 2004)
* Journal du voleur, 1948 / Hırsızın Günlüğü (Ayrıntı Yayınları, 1997)

Oyun
* Haute surveillance, 1947 / Büyük Gözaltı (“Sıkıgözetim” adıyla Ayrıntı Yayınları, 2007)
* Les bonnes, 1947 / Hizmetçiler (Nisan Yayınları, 2000)
* Le balcon, 1956 / Balkon (Ayrıntı Yayınları, 1990)
* Les nègres, 1958 / Zenciler (Ayrıntı Yayınları, 2000)
* Les paravents, 1961 / Paravanlar Remzi Kitabevi, 1991

Sanat
* L’Atelier d’Alberto Giacometti, 1986 / Giacometti’nin Atölyesi (Metis Yayınları, 1990)

Düz yazı
* Un captif amoureux, 1986 / Sevdalı Tutsak (Ayrıntı Yayınları, 2005)
* Açık Düşman – Jean Genet’den Seçme Yazılar ve Söyleşiler, Metis Yayınları, 1994

Cenaze Merasimi – Jean Genet ‘Bir halkın utandığı suçlar onun gerçek tarihini oluşturur. Aynı şey insan için de geçerlidir’” üzerine bir yorum

  1. Sivas Katliamı da AYNEN ÖYLEDİR… DEĞİŞMEYECEK , GEÇEMEYECEK ACI BİR GERÇEKTİR…

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
Tebaa – Heinrich Mann

Heinrich Mann'ın, otoriter kişiliğin oluşumunu canlı bir biçimde betimleyen ve başyapıtı olarak taçlandırılan romanı Tebaa, Alman toplumunun alelade bir karakteri...

Kapat