Devletin Bozma Çabasına Karşı Bir Avuç Aydının Direniş Kalesi, Dil Derneği ? Celal İlhan

”Söz ola kese savaşı / Söz ola kestire başı?, der Yunus.
Sorun, savaşı kesen, ağıyı bal eden sözü nasıl ve nereden bulacağımızdır sanırım.
Dilcilerin görevi, bu arayış içinde yer alıp yılmadan, usanmadan, iğneyle kuyu kazmayı sürdürmesidir. Türkçenin o güçlü, savaşı kesen, barışı sağlayan, büyülü sözlerini bulup yeniden halkın hizmetine sunmadan rahat yüzü yoktur dilcilere.
Dilini seven, birlikte yaşadığı toplumdan kopmamış hiçbir aydın öyle bir arayıştan kendini ala koyamaz, koymamalıdır. Ne ki yazarlar, şairler, sanatçılar özgün, biraz da başına buyruk insan tipleridirler. Onları bir araya getirmek, bir yönde koşturmak, aslanla kaplanın aynı avı, incelikle, kavgasız paylaşmaları denli zor bir iştir. Nice güzel amaçlar için kurulmuş dernekler, vakıflar siyasi partiler bunun çok acı örneklerini yaşamış ve dağılmışlardır.
Bugün, toplum olarak gelip dayandığımız uçuruma, neden sonuç ilişkileri noktasından bakılınca; Türk aydınının adam sendeci, bana neci tutumu yüzünden, büyük payının olduğu gerçeğiyle karşılaşırız. Bir konuşmasında, yazar, süper demokrat Oya Baydar, ?Aydın olarak bir örgütte yer almayı asla düşünmem?, dediğinde başımdan kaynar sular dökülmüştü. Daha sonra anlayacaktım Oya Baydar?ın hiçte yalnız olmadığını. Örgütlü olmayı bağımsızlığına indirilmiş bir darbe sayıyordu yazarımız. Bu anlayışların sonucudur ki ülkede sürüp giden; hukuksuzlukların, işçi hakları ihlallerinin, eğitim alanındaki yıkımların, dilde yozlaşmanın bir türlü önü alınamıyor.
Dil Derneği?ne gelince:
Pandora?nın Kutusu gibi içlerinden benzerlerini çıkarmakta usta örgütler, küçülerek toplum yaşamından silinirken, derneğimiz bilinçli ve inançlı çalışmalarıyla bu geleneği bozmayı başarmıştır. Üyelerinin bilgisinden ve becerisinden, kuruluş amacı doğrultusunda en yüksek düzeyde yararlanmayı başaran yönetim, onları bir arada tutmayı, sayılarını ve etkinliklerini arttırmayı da bilmiştir. Derneğimizin, üstünde durulması, incelenmesi, ders çıkarılması gereken bir yönüdür bu.
Bir avuç aydının tüm güçlüklere karşın savaşımını sürdürmesi, örgütümüzü mülk sahibi yapması yanında, yirmi beş yılda yirmi altı ciddi yayını, üst üste yaptığı baskılarla gençlerin, yazarların, öğretim görevlilerinin hizmetine sunması, göğüs kabartan sonuçlardır. Başta, adanmışlık düzeyinde bu işe gönül veren arkadaşımız Sevgi Özel olmak üzere, her anlamda emeği geçen tüm dilsever dostları, dernek emekçilerini yürekten kutluyorum.
Birlikte; sevgiyle, bilinçle, dostlukla nice yıllara?

Celal İlhan

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
Evrim Üzerine Bazı Düşünceler – Okan Yolcu

Charles Darwin 1859 yılında "Türlerin Kökeni" adlı eserini bilim dünyasına sunduğunda büyük yankı uyandırdı. O zamana kadar bütün doğa bilimleri...

Kapat