Bir devrin savaş gösterisi – Halil Türkden

Sinema Savaşları, Hollywood yazısının durduğu Lee Dağı?nın yamacından Ebu Garib Cezaevi?ne önemli mesajlar gönderiyor.

Bush-Cheney rejimi tarihin en çalkantılı ve tartışmalı dönemlerinden birinde iktidardaydı. Başkent ile Wall Street önemli derecede itibarını yitirmiş ve ekonomi Büyük Buhran?dan beri en korkunç pozisyona sahipti. ABD dünya sahnesinde itibar anlamında önemli bir düşüş yaşarken, Hollywood?un duruşu kendi içindeki çatlaklara rağmen, siyasete oranla daha sağlıklıydı. Bu dönem daha güçlü bir duruşa sahip Hollywood?un aşırı sağ tarafından ?liberalizm yuvası? olarak adlandırıldığı bir dönemdi. Zira Hollywood?un 2000?li yıllardaki vizyonunu, iktidarın politika ve uygulamalarını eleştiren çok sayıda film oluşturur.

Vietnam Savaşı sırasında Hollywood film endüstrisi genelde bu savaşla ilgili üretimde bulunmaktan kaçınmış, bu tarz filmler ancak yıllar sonra, ABD bölgeden çekildikten sonra çekilmeye başlanmıştır. Öte yandan, Irak ve Afganistan?a yapılan operasyonları konu alan, aynı şekilde terörizm, savaş ve militarizm, toplumsal cinsiyet, ırk, sınıf, cinsellik ve din gibi 2000?li yılların hararetli konularıyla ilgili birçok film sıcağı sıcağına çekilmiştir. Douglas Kellner, ABD?nin 11 Eylül saldırılarından sonra girdiği siyasal ve toplumsal anlamdaki çalkantılı atmosferin 2000?li yıllarda çekilen filmlerde nasıl bir yeniden üretim sürecine sokulduğunu göstermeyi amaçlıyor.

On yıllık bir kültür incelemesi
1960?lardan bugüne kadar ABD?deki kültür ürünlerinde siyasal ve toplumsal alanda görülen çekişmelerin yansımalarını görmek mümkündür. Bazı yapımlar liberal veya radikal söylemleri barındırırken, bazıları da muhafazakâr görüşleri desteklemiştir. Bunların dışındaki birçok filmde de politik açıdan çelişkili, daha belirsiz ve apolitik bir tutum sergilenmiştir. Kellner, Metis Yayınları mutfağından okuyucularla buluşan Sinema Savaşları adlı çalışmasında kitabın İngilizce baskısının çıktığı 2010 yılından 2000 yılına kadar giderek, ABD?nin on yıllık süreçte Bush-Cheney-Rove iktidarıyla Obama dönemini kapsayacak şekilde bir kültür incelemesinde bulunuyor. Bunu yaparken, ele aldığı filmleri siyasal, tarihsel ve toplumsal bir zemine oturtarak, o zamanın gündemindeki olay ve mücadelelerin nasıl temsil ve ifade edildiğini göstermeye çalışıyor.

?Belgeselin altın çağı?nın keşfedilmesi, hileli 2000 seçimleri ve muhafazakâr iktidarların yıllardır süren ihmalleri sonucunda ortaya çıkan çevre krizleri kitabın ilk bölümlerinde okurunun ilgisini toparlıyor. Bu bağlamda, Bush-Cheney yönetiminin Katrina Kasırgası?ndaki başarısızlığı ve acizliği birçok filmde gözler önüne serildi. Kellner bunların yanı sıra yine 2000?li yıllarda fazlaca görülen küresel ısınma ve doğa felaketlerini konu alan filmleri de inceliyor. Elbette 2000?li yıllara damga vuran bir dizi toplumsal kıyamet filminin bugün yüz yüze geldiğimiz çevresel felaketleri öngörmesi kadar 1929 Büyük Buhranı?ndan sonraki en büyük mali kriz olduğu belirtilen 2008-2012 Küresel Ekonomik Krizi?ni de öngörebilmiş olması oldukça anlamlı.

Bush-Cheney yönetiminin aşırı sağ ve militarist gündemini gerçekleştirmesini kolaylaştıran 11 Eylül?ün sözünü ettiğimiz felaket filmlerine bir ?terör gösterisi? olarak paralel durması kadar, United 93, World Trade Center, The Path to 9/11, Mission: Impossible III ve War of the World gibi filmlerin 11 Eylül sonrası dünyanın imajına en düşkün halkının yaşadığı ?korku ve paranoya? sürecini nasıl ifade ettiği de önemli bir tartışma konusu olacaktır.

Elbette, Kellner?in hem bu süreçteki yapımları ve Michael Moore?un çalışmalarında olduğu gibi sinema stratejileri bağlamındaki ?provokasyonları? analiz etmesi oldukça değerlidir. Zira Moore modernist bir estetik kaygıdan ziyade eğlenceye, popülist yapımlara, siyaset bağlamında anlaşılır filmlere ve belgeselin de öznel olanına aşinadır. Kellner?ın Moore incelemesi kadar Emile de Antonio ve diğer Marksist belgesel film geleneğiyle olan karşılaştırması da önemlidir.

Adalet kavramına yapılan göndermeler
Bu süreçte Bush-Cheney yönetiminin ?adalet? kavramının üzerine giden birçok film çekilmiştir. Bunlardan ilk akla geleni, Karayip Korsanları serisinin üçüncü filmi olan Dünyanın Sonu?nun açılış sahneleridir. Yargılanmadan asılan insanlar, korsanların terörist olarak görülmesi ve film boyunca baskıcı bir rejimin temsil edilmesi bu adalet kavramına yapılan önemli göndermelerdir. Bu dönemde, Karayip Korsanları gibi birçok yapımda yabancılara sempati duyan ve yerleşik düzen yetkililerine saldıran yıkıcı bir eğilim görmek mümkün. Kellner, bu yapımların yanı sıra özellikle Star Wars serisinin ikinci üçlemesini de Bush-Cheney karşıtı bir alegori olarak okumayı tercih ediyor.

Böylesine bir film yapım atmosferinde Bush-Cheney yönetiminin en önemli fiyaskosu olarak bilinen Irak istilası ve işgali için de önemli yapımlar vardı. İşgalin nedenlerini, hazırlık sürecini, askerlerin gözünden bölgede yaşananları ve yıkıcı sonuçları ele alan önemli filmler ortaya çıktı.

Tarih boyunca meydana gelen karmaşık olayların en önemli motivasyonlarından biri farklı gündemler olmuştur. Bush-Cheney rejimi yaptıkları siyaseti dünyaya pazarlamak için ses getirecek ve desteklenecek nedenler arıyorlardı. Bu aşırı sağ rejimin belki de en mühim enstrümanlarından biri korkuydu ve uygulamalar için de bu korkudan onay almak gerekiyordu. Nükleer saldırı, kimyasal ve biyolojik silah imajları yeniden canlandırılarak, 11 Eylül ve El Kaide birçok defa pişirilerek halkın önüne konuldu. Elbette, Kellner?in analizleri bağlamında sadece rejim karşıtı yapımlarla bakmakla yetinmemeli, özellikle kurgusal filmlerdeki romantizmi ve yaratıcılığı da görmek gerekir.

Halil Türkden
(20.01.2014, http://kitap.radikal.com.tr/)

SİNEMA SAVAŞLARI
Bush-Cheney Döneminde Hollywood Sineması ve Siyaset
Douglas Kellner
Çeviren: Gürol Koca
Metis Yayınları
2013, 344 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Sinema
Bir kitap hırsızlığının politik öyküsü – Celâl Üster

Napoli?deki Girolamini Kütüphanesi?nden çalınan nadir kitapların ardındaki yozlaşma... Yaşamınızın bir döneminde, ne bileyim, belki gençliğinizde, kitabevlerinden kitap yürüttüğünüz olmuş mudur?...

Kapat