Edgar Allan Poe Hakkında 12 Satır Arası Bilgi

Edebiyat tarihinin en çarpıcı şiirlerinden “Kuzgun“un, modern polisiyenin önsözü “Morgue Sokağı Cinayetleri“nin yazarı; sadece sanatıyla değil hayatıyla da ilginç durumların ve halen çözülmemiş muammaların kahramanı Edgar Allan Poe…

1. Koruyucu Ailede Büyümüştür, “Allan” Gerçek Adı Değildir

Gerçek adı Edgar Poe‘dur. “Allan” ismi ise koruyucu ailesi tarafından verilmiş.

Boston’da 1809’da doğan Poe, henüz yürümeye yeni başladığı sıralarda annesini kaybetmiş ve bir süre sonra da babası David Poe Jr. tarafından terk edilmiş. Bunun üzerine Richmond’da yaşayan John ve Frances Allan tarafından koruyucu aile olarak evlatlık alınsa da tahmin edileceği üzere aileyle asla tamamen uyum sağlayamamıştır.

Bundan, koruyucu ailesinin kötü insanlar olduğunu çıkarmamak gerek tabii. Poe’nun uyumsuzluğu ailesiyle sınırlı olmadığını biliyoruz neticede.

2. Kedi Bağımlısıdır, Kedisiz Yazamaz

Poe’nun bağımlılıklarından birisi de kedilerdir. Şiir yazarken siyam cinsi kedisinin omzunda veya başucunda olmasını bir ilham kaynağı ve işine odaklanma aracı olarak görür.
Her ne kadar bir kedinin gözlerini oymaktan bahseden 1843 tarihli “The Black Cat” şiiriyle çelişse de Poe, hayvanları severdi. Ayrıca Catterina isimli karma renkli bir kedisi olduğu ve Poe öldükten çok kısa bir süre sonra aniden öldüğü de biliniyor.

3. Poe ile Polisiye Edebiyat İlişkisi

Popüler argümanlar Poe’nun daha çok gotik ve mistik yönünden dem vursa da Poe ayrıca “modern polisiye edebiyatın babası” olarak nitelendirilir. Bunun birincil nedeni de Morgue Sokağı Cinayetleri’nin başkahramanı olan C. Auguste Dupin karakterini yaratmış olmasıdır.

İlk kez 1841’de okurla tanıştırılan Dupin, birçoklarınca polisiye kurguya sahip ilk öykü kabul edilir. Kimi kabullerin, polisiyeyi daha öncelerine götürdüğünü de hatırlatalım, Poe’ya dair olan bu görüş, nispeten genel bir kabuldür. 1842’deki Marie Roget’nin Sırrı ve 18444’deki Çalınan Mektup hikayeleri bunu izler.
Arthur Conan Doyle’un Sherlock Holmes’ü ve Agatha Christie’nin Hercule Poirot’su gibi ünlü dedektif karakterlerin ilham aldığı Dupin, profesyonel bir dedektif değildir ve söz konusu üç öykü süresince bir uğraş şeklinde gizemleri çözmektedir.

Poe, Dupin’in soruşturma yöntemini “ratiocination” olarak isimlendirmiştir. “Rational and exact reasoning” ifadesinin kısaltmasıdır bu.

4. Ölümünden Sonra Şiir Yazmaya Devam Etmiştir (!)

Yanlış okumadınız. Poe öldükten sonra da -bir iddiaya göre- şiirlerini yazmaya devam etmiştir. İnanıp inanmamak size kalmış; lakin Lizzie Doten isimli bir medyum, şairin mezarı üzerinden onunla iletişim kurduğunu iddia etmişti.

Ölümünden 14 yıl sonra 1863’te ortaya çıkan medyum Doten, “Manevi Hayattan Şiirler” adını verdiği ve Poe’nun ruhunun kendisine dikte ettirdiğini söylediği bir kitap yazar.

İşin ilginci ise şiirleri okuyan eleştirmen ve okuyucuların, gerçekten Poe’nun kaleminden çıkmış gibi göründüğünü söylemesi olmuş. Bu da medyuma olan inancı artırmıştır.

5. Kumar Borcu Yüzünden Bıraktığı Okulda Adını Taşıyan Bir Oda Var

1826’nın Şubat’ında Poe, antik ve modern diller öğrenimi için Virginia Üniversitesi’ne kaydolmuştur. Muteber bir kurum olan enstitüde kumar, alkol ve tütünle ilgili ciddi disiplim kuralları geçerliydi. İşte tam da bu yüzden Poe, üniversiteye girdikten sadece bir yıl sonra öğrenimini bırakmak zorunda kaldı.

Poe, üvey babası John Allan’dan öğrenimi ve kitapları için para alıyordu. Ancak bu parayı bir yıl içerisinde kumarda kaybedince oldukça büyük bir kumar borcuyla karşı karşıya kaldı fakat buna rağmen Poe, babasının ona eğitimi için yeterli desteği sağlamadığından bahsediyordu.

İlginç olan şudur ki Poe, üniversitede yalnızca bir yıl harcamasına rağmen Virginia Üniversitesi’nde bir odaya onun adı verilmiştir. Bu oda bugün halen var, yukarıdaki fotoğraf da o odaya ait.

6. Yaşını Gizleyerek Orduya Katıldı

Beş parasız bir şekilde üniversiteyi bırakmak zorunda kalınca 1827’nin Mayıs ayında ABD Ordusu’na katıldı. 18 yaşında olmasına rağmen 22 olduğunu iddia ederek Boston Limanı’nda görev alan Poe, burada sadece 5 dolar kazanıyordu. Buradaki görevi 2 yıl sürdü.

7. 13 Yaşındaki Kuzeni Virginia ile Evlendi

Edgar Allan Poe 27 yaşındayken, 13 yaşındaki Virginia Clemm‘le Baltimore’daki evde özel bir törenle evlendi. 1836’da gerçekleşen bu evlilikten iki yıl öncesinde, çocukluk aşkı Sarah Elmira Royster’la de iki yıllık nişanlı kalmıştı.

Bu evliliğin nasıl mümkün olduğuysa, Presbiteryan kilisesi başkanı Reverend Amasa Converse’in, Thomas W. Cleland adlı bir adamdan Virginia’nın aslında 21 yaşında olduğuna dair resmi bir imza almasında saklı.

13 yaş konusu yeterince ilginç değilmiş gibi bir de Virginia’yla kuzen olmaları durumu var. 19.Yüzyıl Amerika’sında çok da sıradışı olmayan bu duruma karşılık birtakım söylentiler de resmi olarak evlenmelerine rağmen çiftin hiçbir zaman birlikte olmadığını anlatır. Hatta Poe’nun Virginia’dan “kızkardeşim gibi” diye bahsettiği ve ona “Sister” anlamına gelen “Sissy” veya “Sis” şeklinde hitap ettiği de söylentiler arasında.

Konu her yönüyle böyle. Ama yine de Virginia’nın ölümünden sonra Poe’nun toparlanmakta zorlandığı bir gerçek.

8. 662,500 Dolar’lık Poe Şiiri

Poe’nun 1827’de yayımlanan ilk çalışması “Tamerlane ve Diğer Şiirler” 40 sayfalık bir eser. Eserin 12 kopyasının halen bir yerlerde var olduğuna inanılıyor.

İşte bu kopyalardan biri olan ve Amerikan edebiyatının da ilk edisyonlarından biri olarak anılan bu kitap, 2009 yılının Aralık ayında New York’taki bir açık artırmada 662,500 Dolar’a satıldı.

Lord Byron etkisinde yazılan bu şiirlerin yer aldığı kitabı, bilinmeyen bir alıcı adına Amerikalı TV yapımcısı William E. Self aldı. Söz konusu fiyat, Poe’nun bu eserini Amerikan edebiyatının en pahalı parçası haline getirdi.

9. İngilizceye Bir Kelime Kazandırmıştır

Türkçeye “çıngırdamak” olarak çevrilebilecek “tintinnabulation” kelimesini İngilizceye kazandıran Poe olmuştur. (Bu da Türkçenin zenginliğine bağlanabilir, ayrı konu.)

Bir çanın veya zilin aralıksız bir şekilde çalmasını ifade eden söz konusu kelime, 1848 tarihli bir Poe şiiri olan “The Bells/Çanlar“da geçiyor.

10. Poe’nun İntihar Girişimi

Poe’yu üstünkörü bile bilen herkesin, onun intihar edebileceğini düşünmesi normaldir. Bu karanlık, kasvetli hayata ve sanata sahip olan Poe, intihar ederek ölmedi, ancak intiharı denemediği anlamına da gelmiyor.

Virginia’nın ölümünden bir yıl sonra, alkolizme iyice kapıldığı sıralarda intihar etmeyi denedi Poe. Bunun için de araç olarak afyon yutmayı seçti. Fakat sonuç başarısız oldu.

11. Cenaze Törenine Sadece 7 Kişi Katıldı

1849 yılının 7 Ekim’inde hayatını kaybeden Poe’nun defin işlemleri kuzenleri tarafından tamamlandı. Cenaze töreninde sadece 7 kişi vardı. (Hatta bazı kaynaklara göre 4 kişi.)

Aradan zaman geçip de uygun maddi koşullar sayesinde hak ettiği gibi bir mezara kavuşmadan önce dedesinin Baltimore’daki arazisinde, işaretsiz bir mezarda yattı.

2009 yılında, ölümünden 160 yıl sonra Poe nihayet layık olduğu cenaze töreniyle anıldı. Dünyanın dört bir yanından binlerce kişi Baltimore’da buluştu ve ona temsili bir cenaze töreni gerçekleştirerek bir anlamda iade-i itibar etti.

12. Baltimore Amerikan Futbol Takımı Logosunu Poe’dan İlhamla Almıştır

1996’da yeni bir isme ve logoya ihtiyaç duyan Baltimore Amerikan futbolu takımı, hayatının büyük kısmını Baltimore’da geçiren şiirden ilham alır. 1845’te yazdığı en ünlü şiiri “The Raven/Kuzgun”dan hareketle “The Baltimore Ravens” adını alan takımın logosunda da kuzgun vardır.

NOT: Belli başlı bilgilerin yanı sıra Poe’nun doğumu, yaşamı, sanatı ve ölümüyle ilgili satır arasında kalmış notları derledik. Sizde olup burada olmayan bilgileri yorum olarak eklemekten çekinmeyin.
Hazırlayan: Koray Sarıdoğan
http://kalemkahveklavye.com

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Moral bozukluğu empatiyi nasıl etkiliyor?

Kapat