Ejderha Kanadı – Renate Welsh

“Avusturyalı çocuk yazarı Renate Welsh, ‘Ejderha Kanadı’nda, aldıkları her nefesle hayatlarındaki ‘farklı’lığı ciğerleri acıyarak soluyan bir aileyi anlatır. Özellikle ailenin bir bireyi üzerinde durur.
İnsanoğlunun en acımasız özelliği kendi gibi olmayanı ‘bizden değildir’ mantığıyla dışlaması, türlü yorumları, tavırları ve (inadına) empati yoksunluğuyla hayatını zorlaştırması olabilir mi? Bilinenden değişik, yani farklı olmanın, bazen farklı olan için de zor olabileceği akla getirilmez pek. Hakaret olarak kullanmaktan çekinmediğimiz, bu farklılıkların birilerinin kaderi olduğunu aklımıza getirmeyiz hiç. Kaderin kötü talihi hasbelkader dağıttığını düşünmeyiz. Aslında embesil olan da bizizdir, gerizekalı olan da. Onlarsa spastiktir, zekâ geriliğinden muzdariptir. Sakat olan bizim zihinlerimizdir; onlar engellidir.
Aslında özellikle ailenin bir bireyi üzerinde durur; kendi halinde, sessiz sakin, akıllı bir kız olan Anne’nin. Anne’nin ağabeyi Jakop zihinsel engellidir ve Anne ağabeyini kimse görsün istemez. Çünkü toplumun engellilere karşı tavrı çoğu zaman kolay hazmedilecek gibi değildir:
“Ben olsam böyle bir çocukla sokağa çıkmazdım, insanları böyle rahatsız edemezsin”, “Bugünkü doktorlarınki de sorumsuzluk; eskiden böyle zavallı bir çocuk ölürdü”, “İnşallah Tanrı insaflı davranır da çok yakında onu yanına alır.”
Durum böyle olunca, Anne’nin tek arkadaşı da Jakop’tur; bir de kitapların resimli sayfalarında birlikte yolculuğa çıktığı büyükbabası vardır. Zaten Anne büyüyünce kardeşine de bakacak, ancak kardeşini seven bir adam bulursa evlenecektir. Bir çocuğu olursa, onu da Jakop’un tekerlekli sandalyesinde dolaştıracaktır.
Anne’nin içe kapanıklığı, görünmez olma çabaları dalgın halleriyle birleşince sadece öğretmenlerinin değil, anne babasının da dikkatini çeker. Müzik kursunda tanıştığı Lea adlı kızla yeni başlayan arkadaşlığı da bir yanlış anlama sonucu bitince, Anne’nin hayatı iyice zorlaşır. Toplumun bir küfür gibi kullandığı ‘engelli’ kelimesinin ağırlığı, evde sürekli bakıma muhtaç biriyle yaşamanın zorluğu, insanın yorgunluğunu dile getirmesinin bile vicdan azabı yaratması, annesine bir de kendisinin yük olmayı istememesi, kendini erken yaşta büyümeye, bir yetişkin gibi davranmaya şartlayan Anne’ye fazla gelmiştir.
Büyükbabasının evinde bir kitapta gördüğü ejderha Anne’nin rüyalarına girmeye başlar. Bu devasa hayvanın soluğu Anne’nin sorunları gibi yakıcıdır, kanadı da Anne’nin yalnızlığı kadar keskindir üstelik (Ya da bana öyle gelmiştir).
Hikâyenin sonunda iyi niyet ve sevgi bütün sorunları çözer. Jakop’un engeli olduğu yerde durur belki ama Anne arkadaşı Lea’ya kavuşur. Kardeşinin hastalığını açık açık konuşur Lea’yla ve rahatlar, yaşama katılmaya başlar tekrar (belki de ilk kez). Artık kardeşiyle bir araya getirmekte sakınca görmediği bir kişi vardır en azından. Anne en azından bir kişi için görünmez ya da görünmez olmak zorunda değildir.
Keşke hayat böyle romanları taklit etse! Ne türden olursa olsun, farklılıklarımız zayıf, yara almaya açık yerlerimiz olmasa. Birine baktığımızda onda değişik ne olduğunu değil de, bize benzer ne olduğunu görebilsek… Ülkemizde, çocuk ya da yetişkin engelliler, eğitim ya da bakım merkezlerinin bulunmayışı, ekonomik yetersizlikler ve cehalet nedeniyle evlere hapsolarak hepten dışlanıyor. Ne araba ne yaya trafiğinde, ne okulda ne iş hayatında, ne kamuda ne özel sektörde, Lea gibilerle karşılaşmadıklarını tahmin etmek zor değil. Neyse ki, biz yetişkinlerin beceremedikleri başaran romanlar var da, çocuklar çarpıklıkları görebilir; başkaların hayatlarıyla, başkalarının duygularıyla empati kurabilirler.
S. Fischer Vakfı, Ernst Reuter Girişimi çerçevesinde ve İstanbul Goethe-Institut’un desteğiyle yürütülen, Türk okurları çağdaş Alman edebiyatından eserlerle tanıştırmayı hedefleyen ADIMLAR projesi kapsamında yayımlanan bir çocuk romanı Ejderha Kanadı. Umarım yazarın başka kitapları da çocuklar ve gençlerle buluşur Türkçede.
Ejderha Kanadı’nın, dokuz yaş ve üstü okuyucusunu farklı olana yaklaştırması, farklı olana doğru sevecen bir adım attırması dileğiyle… Ayça Sabuncuoğlu’nu güzel Türkçesi için tebrik ederek!”
Aslı Tohumcu?nun 21.03.2008 tarihinde Radikal Gazetesi?nde yayımlanan kitaba dair Farklı olanlara dair ? adlı yazısı

Kitabın Künyesi
Ejderha Kanadı
Renate Welsh,
Çeviren: Ayça Sabuncuoğlu,
İş Bankası Kültür Yayınları,
2008,
119 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Çocuk Kitapları
İncili Terlikler, Liana Daskalova

"İstanbul limanından küçük kızıma minnacık terlikler aldım. Aman ne güzel terlikti bunlar, ne güze terlik! Süslü püslü... Burunları sivri, hem...

Kapat