Eleştiri – Selma Sayar

Eleştiri zor iştir. İnsanlık günlük yaşantısında eleştirilmeye gelmezken, bunu sanatta, edebiyatta, sporda, bilimde yapmak daha da güç. Oysa eleştiri yerinde ve zamanında yapılırsa çok olumlu sonuçlar doğurabilir.

Bu gün Türk ve dünya edebiyatını yönlendiren yapıtların kalitesinin artmasında eleştirinin payının büyük olduğunu düşünüyorum.

Eleştiri genel tanımıyla herhangi bir konuda, dalda, alandaki nesne, olay, olgu ya da davranışı değerlendirmek demektir.

Sanatsal bir eserden, inceleme- araştırma ürünü olan bir yapıta kadar her şeyin eleştirisi yapılabilir. Yani toplumsal, siyasal, ekonomik her olgunun, olayın veya davranışın, bilimsel, akademik, kültürel bir yapıtın; kısacası insan elinin değdiği her ürünün ve doğa oluşumlarının yanlı- yansız, olumlu- olumsuz geniş bir şekilde değerlendirilişi eleştiri kapsamına girer.

Genel anlamdaki eleştirinin insansal veya insan dışı oluşumları değerlendirmede kullanıldığını belirttik.

Yazınsal anlamda eleştiriye gelince edebiyat alanına giren her türün değerlendirmesini kapsar. Romandan şiire, öyküden tiyatroya, anıdan gezi yazısına kadar her türün eleştirisini yapmak mümkündür.

Sanata özgü bir eserin değerlendirilmesi eleştirinin kendisidir. Bir öykü, roman veya şiirle ilgili yapılan bir yorum, sanatçının yaşamının ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi, ruhsal ve toplumsal izlenimlerin aktarılması eleştirel bir bakışın sonucudur.

Öte yandan bir araştırmacının, inceleme sonucunda edindiği kanıtları birer ölçü olarak göstermesi ve buradan sonuçlara varması da eleştiri kapsamında ele alınabilir.

Eleştirinin, sanat gereksinimlerini karşılayan seçenekleri belirtmeye yaradığı gibi, kişisel düşünce ve duyguları da ifade ettiği için didaktik niteliği taşıdığını ileri sürenler olmuştur. Kimisi se eleştirinin okurla yazar arasında bir köprü, bütünleşme görevi yüklendiğini söylemektedir.

İngiliz yazar Terry Eagleton: ? Eleştirinin görevi, yapıtın bir yorumunu vermek değil, onun sessizliklerini konuşturmaktır.? der.

Eleştiriye ilişkin yapılan tanımlar, onun, ?inceleme, araştırma, açıklama, değerlendirme, yorumlama ve yargılama? gibi işlev ve nitelikler taşıdığını, aslında eleştirinin nesnel olmaktan çok, bu özelliklerinden dolayı öznel olduğu yolundadır.

Eleştiri yapmanın amacı aslında yapıtı kendi alanında daha iyiye taşımak, güzel- çirkin, iyi- kötü, doğru- yanlış taraflarını ortaya komaktır; ama bu yorum ve yargılama yapılırken kişisel görüş ve ölçütlerin de mutlaka etkilediği bir gerçektir.

Sonuç olarak eleştiri; yazara eserindeki öğeleri tanıtmak için yol gösterip tepki ortamı yaratır. Okuyucuya birtakım deneyimleri anlama ve değerlendirme olanağı sağlar. Başka bir ifadeyle eleştirinin eski yada yeni edebiyat eserlerini ve yazarlarını incelemek, aydınlatmak, açıklamak ve değerlendirmek olarak kabul edildiğini, işe zaman zaman destekleme ve yargılamanın da dahil edildiğini öne sürer.

Selma Sayar
Eğitimci

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
Sansür ve yasaklama John Steinbeck, Yunus Emre ile sınırlı değil. Daha neler neler…

İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü?nce John Steinbeck?in ?Fareler ve İnsanlar? adlı yapıtının bazı bölümlerinin ?çıkarılması? fikri, Milli Eğitim Bakanlığı?nda ?sansürcü zihniyet?...

Kapat