Esniyorum, öyleyse varım! – Funda Demir

Prenseslerin çocuk olduğunu ne ara unuttuk bilmiyorum. Süslü püslü elbiseleri, yatağın altındaki bezelyeyi, öpücük konduran prensleri de biz uydurmadık mı? İstediğimiz forma sokmak zor olmadı gerek, yüzyıllardır bütün masallar aynı şeyi söylüyor. Bildiğim bir çok prensesli hikaye arasından sıyrılan şapşahane bir kitaptır bugün bahsi geçecek olan; “Bütün Gün Esneyen Prenses”

Sarı sarayın altın saçlı kralı ve bütün gün esneyen prensesin öyküsü oldukça eğlenceli bir kitap. Kızı esnemekten başka bir şey yapmayan kralın derdi büyüktü. Prenses esnerken ağzını o kadar çok açıyordu ki; sinek ve kelebek yutmuşluğu vardı. Üstelik esnemek bulaşıcı bir eylem olduğundan prenses esnedikçe, kral,kraliçe, bakanlar ve bütün saray esniyordu. (ilginçtir an itibariyle esnemek bu yazıyı yazanı da ele geçirdi, okuyandan uzak dursun) Prensesin neden esnediğini bulmaya çalışan kral, önce acıktığını düşündü. Dünyanın dört bir yanından en leziz yemekleri getirtti. Söylemesi ayıp prenses tıka basa yedi. Sonuç nafile, esnemesi geçmedi. Prensesin uykusunun olduğunu düşünen kral onun için kuştüyünden bir yatak hazırlattı. Yatağına güller serpip, en güzel ninnileri söylemesi için ülkenin en iyi müziyenlerini buldu.

Prenses bütün gece deliksiz bir uyku çekti. Ama sabah uyanır uyanmaz esnemeye başladı. Prensesle beraber, kral,kraliçe, bakanlar ve tüm saray esniyordu tabii. Son olarak prensesin canının sıkıldığını düşünen kral en güzel fıkraları anlatan sarı bir fil getirdi. Ancak prenses hâlâ esniyordu. Komşu ülkelerden şifacılar prensesin derdine derman olmaya çalıştı, ama hiç biri başaramadı. Sonra bir gün prenses bahçede yürürken sarayda çalışan uşaklardan birinin oğlunu gördü ve yanına gitmek istedi. Prenses yanına gelmek isteyince heyecanlanan çocuğun ayakları birbirine dolandı ve fıskiyeli havuza düştü. (Fiskıyeyi kıran da bu heyecanlı gençmiş meğersem)

Prenses mağduru zavallı garibim genç kendini zar zor havuzdan kurtardığında ağzında bir balık, kulaklarında yengeç sallanıyordu. Bunu gören prenses öyle çok, öyle çok güldü ki; sonunda esnemeyi unuttu. Prensesle birlikte bütün saray halkı da esnemeyi unutmuştu. Heyecanı giderek artan çocuk “zür ırim rpenses” demişti. Bu dili dolananların dilinde “özür dilerim prenses” demekti. Çocuk konuştukça kız daha çok güldü. Kıza kutu içinde bir kurbağa hediye eden çocuk, sonra onu çekirge yakalama, tepelerden aşağıya yuvarlanma, terkedilmiş şatoda hayalet arama, göle dalma, elim sende oynama gibi bugüne kadar yasaklanan bütün oyunları oynamaya davet etti. O güne kadar esnemesi durmayan prenses artık özgürdü.

Uzaklarda aradığı şifayı çocukluğunu hatırlayarak bulan “Bütün Gün Esneyen Prenses” Carmen Gil tarafından yazılıp Elena Odriozola tarafından resimlendi. 4-9 yaş arası çocuklara hitap eden kitap Redhouse Kidz Çocuk Kitapları tarafından basıldı. İspanya Kültür Bakanlığı resimli çocuk kitabı dalında ikincilik ödülü olan “Bütün Gün Esneyen Prenses” in resimlerine bakmaya doyamayağınızı hatırlatır, keyifli okumalar dilerim.

(BirGün Kitap Eki, 135.sayı)

Kitabın Künyesi
Bütün Gün Esneyen Prenses
Carmen Gill
İllustratör: Elena Odriozola
Çev. Esin Güngör
Redhouse Kidz, 2007

Yorum yapın

Daha fazla Çocuk Kitapları
Lokman Hekim ile Çırağı – Yücel Feyzioğlu

Ç. Adında engelli bir öğrencim vardı. Çocuklar onunla alay ediyor, oyuna katmıyor, onu dışlıyorlardı. Bu kitabın içindeki Badi ile Bidielime...

Kapat