Etiyopya Kralının Gözleri’ne Bir Bakış – F. Mustafa Fıstıkçıoğlu

Edebiyatımızda önemli bir yer tutan Mustafa Balel?in, ?Karanfilli Ahmet Güzellemesi?sini izleyen yedi yıllık bir suskunluğun ardından kaleme aldığı ?Etiyopya Kralının Gözleri? altı öyküden oluşuyor. Altı öyküde de ilk dikkati çeken ortak özellik tamamının başkahramanının ve anlatıcısının bir çocuk olması. Bir başka deyişle, belli bir yaşa ulaştıktan sonra geçmişine bir göz atan insanın çocukluklarıyla hesaplaşması?

Öykülerinde ele alacağı konuya çocuk gözüyle, çocuk tarafsızlığıyla bakan yazarın aile içi baskıya değindiği, kitaba da adını veren ?Etiyopya Kralının Gözleri?nde silik bir ömrün sonbaharına gelmiş bir adamın evde krallığını idame ettirme çabasını görüyoruz. Hayattaki ezilmişliklerinin acısını eve ?yansıtma? yoluyla gidermeye çalışan bir büyükbaba… Torununun gözlerine dahi bakmaya cesaret edemediği bir adamın baskı krallığının nasıl yıkıldığı gözler önüne seriliyor bu öyküde.

Yazarın isim tercihi üzerinde biraz durmak gerekiyor. Karısının gözünde ?sinirli?, aile dostları Matmazel Arlet?in gözündeyse düpedüz ?hasta? olan Sait Bey, hayatında hiç söz sahibi olamamış biridir. Oturduğu ev bile karısının babasından mirastır. Ayrıca Etiyopya?nın köleler ülkesi olması da kahramanın emelini ortaya koyuyor. Bu bakımdan Sait Bey devrik ?Etiyopya Kralı?dır.

Öyküde Mustafa Balel?in pek çok eserinde olduğu gibi kadın figürler daha az göz önünde olmalarına rağmen yön verici konumdadırlar. Bir şekilde ilişkileri, düzenleri şekillendirirler.

Medreseye Bakan Evde Son Kurban Bayramı öyküsünde yazar zamanla aile bağlarının, komşuluk bağlarının nasıl yıprandığını, kişisel çıkarların ilişkileri nasıl kopardığını konu etmiş. Yine bir çocuk gözünden her bayram Sivas?ta anneannenin konağında toplanan bir aileden farklı hayatlar ele alınmış. Bu geniş aileye komşuların da eklenmesiyle farklı dinden, milletten, düşünceden pek çok insan bir çatı altında toplanıyor. Bugün artık özlenmeye başlanan bayram gelenekleri, muhabbetler sunuluyor önce okuyucuya. Oysa ardından kişisel bencillikler devreye giriyor ve bir geleneği yıkıyor.

Mücella ya da Dayımın Daldaki Limonları?nda yazar çocuk duygusallığını, hassasiyetini öne çıkarmış. Aile konusuna bu öyküde ?besleme? kavramı da eklenmiş. Eski konak düzeni içerisinde beslemelerin konu edildiği öyküde bu düzen olumsuzlanmış.

Mustafa Balel Etiyopya Kralının Gözleri?nde kurduğu ilişkiyi bu öyküde de kurmuş. Öyküde önemli bir misafire ikram edilmek için üstüne titrenerek küçük bir saksıda yetiştirilen limonlar ile besleme Mücella arasında bir benzerlik ilişkisi söz konusu. Beslemeler küçük yaşta ailesinden koparılarak hizmet için konaklara alınır. Tıpkı misafire ikram için dalındayken ucundan küçük bir dilim kesilen limonlar gibi… Önceki iki öyküde olduğu gibi bu öyküde de otoriter bir kadın, konağın hanımı, anneannedir.

Kuyumcuzade Mehmet Hilmi Bey?in Gümüş Saplı Bastonu sorunlu evliliklerin, sorumsuz fertlerin tüm aileyi nasıl etkileyeceğini işlemiş. Öyküde maymun iştahlı Enise?nin en küçük tartışmada İstanbul?dan kalkıp Sivas?a baba evi Kuyumcuzade Mehmet Hilmi Bey?in konağına gelmesi huzur bozar. Oğlu Muhi (Muhibbi)?nin yaptıkları ise Kuyumcuzade?nin adını ?Deli Hilmi?ye çıkarır. Bu defa üzerine anlam yüklenen eşya bastondur. Her zaman aile içinde sükûneti, düzeni sağlayan baston, kızı ve torunları yüzünden camı çerçeveyi indirdiği, adını ?Deli Hilmi?ye çıkaran bastona dönüşür. Öykü de işte bu değişimi okuyucuya sunuyor. Öyküde merak unsuru önceki öykülere göre daha yoğun.

Ötekiler Gibi Bir Balık yine aile mefhumunun ele alındığı bir öykü. Önceki öykülerde olduğu gibi mekân olarak bir konak seçilmiş. Öykünün başkahramanı annesi ölmüş, babası ve kardeşiyle emekli bir diplomat olan büyükbabasının yanında yaşayan bir çocuktur. Ailenin her anlamda yıkılışı bu çocuğun bakış açısından sunulmuş. Babasının ve büyükbabasının art arda gelen ölümleri anlatıcı çocuğu ve kardeşini de birbirinden ayırır, dağıtır. Öykünün ismi ile kahramanlar arasındaki benzerlik yine dikkati çekmektedir. Dağılan yuvaların çocukları öyküde olduğu gibi çaresiz, kaderine terk edilmiş birer balık gibi gösterilmiş. ?Ötekiler gibi? sözü de öykü özelinde yıkılan ailelerin çocukları meselesini genellemiş.

Kavanoz, kitaptaki son öykü. Mustafa Balel?in aile ve konak hayatını biraz gerilerde bırakarak ilkokul sıralarına gittiği bu öyküde pişmanlık duygusu yoğun şekilde kendini hissettiriyor. Öykünün kahramanı yine bir çocuk, ancak burada gaddar bir şekilde çıkıyor karşımıza. Sınıfa yeni gelen bir çocuğa albino olduğu için yapılanlar anlatılıyor. Otobiyografik teknikten yararlanılan öykü, yazarın yazma sürecini de ihtiva ediyor. Bir sabah gördüğü kavanoz onu ilkokul sıralarına, o yıllarda arkadaşlarıyla birlikte yaptıklarına ve pişmanlıklarına götürüyor.

Sonuç olarak Mustafa Balel?in yeni kitabı ?Etiyopya Kralının Gözleri? mazide kalmış aile ilişkilerini, eski konak hayatlarını, bugün unutulmaya yüz tutmuş gelenekleri çocuk gözüyle, çocuk duygularıyla ele alıyor, işliyor. Aslında okuyucunun yanı başında duran ama dikkat edilmemiş insanlara dikkat çekerek onların hayatlarını ?biraz da kendi hayatlarımızı, kapalı dünyalarımızı? bize gösteriyor. Sıradanlaşmış, hissizleşmiş dünyamıza bu sıcacık duyguları hatırlatıyor.

F. Mustafa Fıstıkçıoğlu

Kitabın Künyesi
Etiyopya Kralının Gözleri
Mustafa Balel
Kavis Kitap / Öykü Dizisi
İstanbul, 2011, 1. Basım
136 sayfa

Ferhat Mustafa Fıstıkçıoğlu Hakkında Bilgi
1986?da Kahramanmaraş?ta doğan yazar, ilkokulu adı geçen şehirde okudu. Ortaokul ve liseyi Kadriye Çalık Anadolu Lisesi?nde tamamladıktan sonra 2004?te Selçuk Üniversitesi Türkçe Öğretmenliğini kazandı. 2008?de bu bölümden mezun oldu. Aynı yıl Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi?nde Yeni Türk Edebiyatı alanında yüksek lisansa başladı. 2011?de ?Mustafa Balel Hayatı-Eserleri-Sanatı? adlı teziyle bu öğrenimini tamamladı. 2009?dan bu yana Konya Karatay?da Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktadır.

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Öykü Kitapları
M. Şehmus Güzel’den “Felsefe Üzerine” – Mustafa Günay

FELSEFE?YE DAİR YAZILAR? M. Şehmus Güzel?in Felsefe Üzerine kitabında felsefeyle ilgili yazıları yer alıyor. Güzel?in daha çok Fransız felsefesi ve...

Kapat