Gabriel Garcia Marquez, Yüzyıllık Yalnızlık’tan neden pişmanlık duydu?

marquezEn iyi kitaplarınız arasında Yüzyıllık Yalnızlık’tan söz etmemeniz tuhaf, oysa eleştirmenler açık ara en iyi kitabınız olduğunu düşünüyor. Bu kitaba dair pişmanlığınız sürüyor mu?

Gabriel Garcia Marquez: Evet. Hayatımı neredeyse mahvediyordu. Yayımlandıktan sonra artık hiçbir şey aynı değildi.

Neden?

Gabriel Garcia Marquez: Çünkü şöhret gerçeklik algınızı, neredeyse iktidar kadar sarsıyor, özel hayatınızı sürekli tehdit ediyor. Maalesef buna dayanmak zorunda kalana kadar kimse buna inanmıyor.

Yüzyıllık Yalnızlık’ın başarısının diğer eserlerinize haksızlık ettiğini mi düşünüyorsunuz?

Gabriel Garcia Marquez: Evet. Başkan Babamızın Sonbaharı edebi anlamda daha büyük bir başarı. Bu kitap iktidarın yalnızlığına dair, öte yandan Yüzyıllık Yalnızlık gündelik hayatın yalnızlığına dair. Herkesin hayat hikâyesi. Üstelik sade, akıcı, çizgisel bir biçimde, hatta şöyle diyeyim (ki daha önce söyledim), yüzeysel bir biçimde yazılmış.

Ondan nefret ediyor gibisiniz.

Gabriel Garcia Marquez: Hayır ama güneşin altındaki bütün numaralar ve üçkâğıtlarla yazıldığını biliyorum. O kitabı yazmadan önce de daha iyi bir iş çıkarabileceğimi biliyordum.

Söyleşiyi yapan: Plinio Apuleyo Mendoza, 1983
İngilizceden çeviren Oğuz Tecimen

yuzyillik-yalnizlikKİTABIN TANITIM YAZISI
“Yüzyıllık Yalnızlık’ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım, ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. Bu romanı dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım, kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here