Gün düşende geceye – Nejdet Evren

suriyeli_mülteciGün düşende geceye

‘sen mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?’
demişti ozan,
Sen direncin resmini çizebilir misin üstad?

Ya da hüznün,
Ya da bir damla suda filizlenen tohumun,
Günün karanlığına, gecenin aydınlığına
Suskunluğun diline,
Utancın kalbine
İşleyebilir misin özgürlük tacını?
Şimdi çoook uzaklardan
Esen bir rüzgar gibi,
İki yanağıma düşen bir damla gibi,
Bir lokma ekmeği
Katıksız, umarsız, elemeden,
Bölebilir misin ikiye?
Başka bir ozan,
‘her çocuk öyküsüyle büyür ‘dememiş miydi?
Kimler sana nasıl öyküler anlattı,
Bir bilebilsen, bir görebilsen
Dilin rengini,
Göğün kuşağını
Kaptırmamak için yek-diğerine
Yarışan atların kişnemelerini bir duyabilsen,
Nallara çakılı mıhları
Bir bir söküp de
Topacına çivi yapabilir misin?
Gün düşende geceye
Koynunda büyür çocuk;
Bir lokmaya fit,
Çulu aramaz yufka bedeni
Üstad,
Yazabilir misin yüreğindeki yangını?
Mağrur dokunuşuyla o sana
Öğretir hayatın anlamını…
Bir bilebilsen
Bir görebilsen
Bir yazabilsen…

9 aralık 2015, Akarca
Nejdet Evren

Yorum yapın

Daha fazla Şiirler
Orhan Kemal, Nazım Hikmet’e bir şiir yazar, ona okur ve ağladığına tanıklık eder…

26 Eylül 1943 Pazar sabahı babamın cezası biter, hapishaneden ayrılır. Ayrılmadan birkaç gün önce Nâzım Hikmet'e bir şiir yazar, ona...

Kapat