Güneş hepimiz için! adlı kitaba dair – Selma Sayar

Son günlerde öyle acılara tanık olduk ki tebessüm etmek kabahat, umut ise Kaf Dağı?nın ötesinde, sevinç de firarda.

Hal böyleyken, moral değerlerimi düzelten bir kitap geçti elime.

Nebih Nafile?nin Güneş Hepimiz İçin kitabı.

Kitabın değerlendirmesine geçmeden Nebih Hoca?dan söz etmeliyim biraz da.
Onunla tanışıklığımız yıllar öncesine dayanır. Mesleğe aynı şehirde başlamıştık. O zamandan içindeki enerjinin ona yıllar sonra böylesine güzel ürünler verdireceği aşikardı.

Okumayı, araştırmayı seven; meraklı, tartışmacı bir ruha sahip, gelecek günlerin inşasında benim de bir tuğlam olsun sevdasında. Mutlu ve umutlu bir insan.

Bu duygu dünyasını müzikle taçlandırmış üstelik. Hem çalıyor, hem söylüyor.
Güzel insanlar yetiştirmenin sorumluluğunu da gayet güzel beceriyor. Bunu kitabının bir bölümünde görüşlerine yer verdiği öğrencilerinden ve dostlarından anlıyoruz.

Eleştirmen değilim; dolayısıyla kitaba dair yapacağım değerlendirme düşünce dünyamın sözcüklere yansıması olacaktır.

Yapısı ilmik ilmik örülmüş, yalın, duru, dupduru şiirin, algı ve duygu dünyamızın damağında bıraktığı tat, kolay kolay tanımlanamaz. Çünkü her bir sözcük, ayrı ve farklı tatların temsilcileridir.

Duyguları dizelerle dans ettirmek; düşünceleri resim yapar gibi sözcüklere bezemek; hayalleri zihinlerde duyumsatarak şekillendirmek; dünya görüşünü, şiir felsefesinin imbiğinden süzerek ete-kemiğe büründürmek, zordur şiirde. Bu zoru başarmak ise ancak şairin harcıdır. Bu bağlamda Nebih Nafile şairdir.

Nafile, şiirlerinde yaşamın akışını, akarken yaşama bakışını, öz ve duru Türkçeyle bazen umuda katıyor, bazen, insanın insancıllaşmasına dinler, diller, ırklar, mezhepler ve renkler üstü bakarak katkı yapıyor. Farklı kültürlerin, bu farklı kültürlerle beslenip büyüyen insanların birbirlerine karşı sevgi, saygı ve tahammül duyguları tüketilmeden, şiddete karşı ?hoşgörüyü?; savaşa karşı ?dostluk ve barışı? adres gösteriyor.

Nafile dizelerinde; ? dilin suskun / dudakların kapalı / ya yüreğin / yüreğinin sesini nasıl keseceksin / yazamadıklarını yaz / söyleyemediklerini söyle / yap yapamadıklarını?/ bu gün / bu dakika / şimdi?? diye haykırarak, üst düzey bir varoluş biçimi olan, an?ı yaşamanın sahiciliğine inanıyor; an?ı yaşayarak özgürleşmenin ve özgürleştirmenin diyalektiğine vurgu yapıyor.
?Ben? değil, ?biz? olmayı son derece önemsiyor ?neden? şiirinde olduğu gibi sınıfsal çelişkiyi sorgulayarak, gözler önüne seriyor.

Bilindiği gibi imge, şiirde tartışılan bir kavram olma özelliğini sürdürmektedir. ?Sözel verileri bulandırır.? diyenler olduğu gibi, sözcüğe can verdiğini ileri sürenler de vardır.

Nebih Nafile, ?Güneş Hepimiz İçin? adlı yapıtında, imgeyi sık kullanmıyor; daha çok düz ve yalın bir anlatımı yeğliyor. Ama ?yüreğin / alev alev yakıyor yüreğimi / gözlerin / gözlerimle konuşuyor?? ve ?güzel gözlerini / yüreğinin gözüne çevir?? gibi imge kullandığı çok az sayıdaki dizelerinde ise, kabul etmeliyiz ki sözcüklere gerçekten can veriyor?

Nafile, ayrıca dizelerinde ?umudu?, ?üretmeyi?, ?ulaşılmazlığın ütopyasını?, ?nükleer karşıtlığını?, insani bir duygu olan ?korkuyu?, hesapsız, kitapsız, beklentisiz ve çıkarsız sevmeyi, ?aşkı?, ?derin sevdayı?, ?vefasızlığı? ve ?kadın betimlemesini? işleyerek, yüreğimizin damağına çeşit çeşit lezzetler sunuyor.

Nice yeni yapıtlara?

Selma Sayar

Kitabın Künyesi
Güneş Hepimiz İçin,
Nebih Nafile,
Kurgu Kültür Merkezi ,
Ekim 2011
128 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Şiir Kitapları
Güneşin İntihar Çiçekleri ve Hüseyin Kartal – Adil Okay

?Güneş doğacak usta/ o gittiği yollardan/ çıkıp gelecek yine/ yine üstünde siyah paltosu/ yine usta/ yine oturup karşıma/ insanların anlamadığı...

Kapat