Heidegger – Çeviren ve Hazırlayan: Ahmet Aydoğan

Heidegger, hocası Edmund Husserl?den ve onun fenomenolojisinden, varoluşçu felsefenin bazı yönlerinden yola çıkmış ancak felsefe dışı pek çok konuyu da felsefeye dahil etmek ve kendine has bir bakış açısı kurmak için ömrünün sonuna dek çalışmalarını sürdürmüştür.
Martin Heidegger (1889-1976), sadece felsefe alanında yaptığı çalışmalarla değil kendisinin ömrünün bir yerinde ?hata? olarak kabul ettiğini belirttiği kimilerince de ?talihsiz? olarak nitelendirilen politik tercihleriyle de sıkça anılmıştır. Heidegger, hocası Edmund Husserl?den ve onun fenomenolojisinden, varoluşçu felsefenin bazı yönlerinden yola çıkmış ancak felsefe dışı pek çok konuyu da felsefeye dahil etmek ve kendine has bir bakış açısı kurmak için ömrünün sonuna dek çalışmalarını sürdürmüştür. Pek çok eseri Türkçeye çevrilmiş ve eserleri üzerine münferit çalışmalar da yapılmıştır.
Ahmet Aydoğan?ın hazırladığı ve yine Aydoğan?ın İngilizceden çevirdiği Heidegger üzerine yazılardan oluşan kitap, değişik zamanlarda Heidegger?in değişik eserleri ve denemeleri üzerine çalışmalar yapmış kişilerin çalışmaları ve bu çalışmaları yorumlayan başka yazıları içeriyor. Sadeliğin İhtişamı, Hazırlık, Varlık ve Zaman, Varlık ve Hakikat, Greklerde Varlık Tecrübesi (sadece bu bölüm Heidegerr?in kendi metinleri), Geçiş, Düşünce ve Hakikat, Sanat ve Hakikat, Ereignis, Gelassenheit ve bugüne dek pek gündeme gelmemiş olan, Heidegger?in ?Doğu?ya ve ?Batı?ya bakışının yorumlandığı ?Doğu ve Batı? başlıklı bölümlerden oluşuyor.
Ahmet Aydoğan, sunuş yazısında en az bir bu kadar çalışmanın da dışarıda bırakıldığını ve bu çalışmaları seçerken neyi esas aldığını şöyle ifade ediyor: ?Kitabın en başta gözettiği şey olan anlaşılırlık da başka bir şeyi değil, bu büyük düşünürün, düşünce serüveni içinde, elbette böyle bir kitabın boyutlarının elverdiği ölçüde, bütün yönleriyle anlaşılmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Kitapta Heidegger?e tilmizi olacak kadar yakın yorumculara da bulundukları konum ya da savundukları görüşler nedeniyle anlaması mümkün olmayacak kadar ona uzak ya da yabancı olan yorumculara da bu aynı sebepten ötürü yer verilmemiştir.?
Çoğu zaman bir düşünürü anlamak için en iyi yol olarak kabul edilen ve en çok önerilen, o düşünürün kendi eserlerini okumaktır. Ancak bu yol bazen çok çetrefilli olabilir. Felsefi eserleri okumak için bazen başka bir yapıya ihtiyaç duyulabilir ya da tıpkı karanlık bir tünelde ilerlerken bir meşalenin ya da el fenerinin sizin ilerlemenizi hızlandırabileceği gibi, o düşünürle ilgili yapılan bazı çalışmalar, onun dünyasına giden yolda adımlarınızı daha sağlam atmanıza neden olabilir.

İyi bir kılavuza ihtiyacımız var
İster iyi bir Heidegger okuru olun ve ilgilendiğiniz bu ?fikir mimarı?nın başka düşünürlerce nasıl algılandığını merak edin ister Heidegger?le henüz tanışmamış bir okur, fark etmez. Her sanatçının, düşünürün açıkça ortaya koymasa da isteğidir anlaşılmak ve ömrünü vakfettiği düşüncelerin hedeflediği noktalara ulaşması. Bu, çoğu zaman yaşarken o düşünürün ulaşamadığı bir noktadır. Aslında çoğunca umurunda da değildir bu ama… Tarihin başka bir yerinde birileri çıkar ve o karanlık kaldığı düşünülen noktaları aydınlatmaya adar kendisini. Sorulara cevap arar. İnsanlığın fikir dünyasında tuğla üstüne koyabileceği tuğla varsa bunun için gözünü budaktan sakınmaz. Bu kitapta adı geçen yazarlar da kendilerine Heidegger?i odak olarak almışlar ve çalışmalarını bu yönde ilerletmişler.
Aslında önemli olan yapılan çalışmaların gönüllülük içermesi ve sağlıklı zihinler tarafından ortaya konulması. Hele bu düşünür, Heidegger gibi ?dil?in içinde derin kazılar yapmış ve onun her zaman yeniden ?inşa? edilebilir olduğunu savunan, varlığı dilin içinde arayan bir düşünür olursa, iyi bir kılavuza olan ihtiyacımız artıyor.
Son sözü yine bu kitabın ortaya çıkması için uzun yıllar emek vermiş olan Ahmet Aydoğan?a bırakalım: ?Elinizdeki kitap, kendi anadilinde olduğu gibi çevrildiği bütün dillerde de anlaşılmazlıkla yaftalanarak takdim edilen düşünürün önündeki bu sıfatın ağırlığını bir nebze olsun hafifletebilmek uğruna, en az bir bu kadar tutan hazır malzemenin dışarıda bırakılmasıyla oluşmuştur. Demek ki kitabın öncelikle hedeflediği şey anlaşılırlıktır.? 13/03/2009 Tarihli Radikal Kitap eki

Murat Güzel, 13 Şubat 2009 tarihli http://www.memleket.com.tr
Filozofların söylediklerinin genelde anlaşılması güç olduğu söylenir. Sadece çevrildiği dillerde değil, kendi anadilinde de anlaşılması en güç filozofların başında gelir Martin Heidegger. Heidegger?in söylediklerinin anlaşılabilmesi için onun metinlerinden ve ona tilmiz olacak kadar yakın yorumcuların yazdığı metinlerden harmanlanarak yapılmış bir seçki Heidegger kitabı. Seçkiyi yayına hazırlayan Ahmet Aydoğan, kitapta anlaşılabilirliği ön plana aldığını vurguluyor.
Bütün ömrünü tek bir düşünceye, insan ile Varlık arasındaki emsalsiz ilişkiyi sorgulamaya adamış bir düşünür Heidegger. Heidegger unutulmuş Varlık nedir sorusunu yeniden canlandırmaya, insana hatırlatmaya çabalamıştır da denebilir bütün düşüncesinin bütün düzeylerinde. Heidegger?e göre ?İnsan Varlığı sadece, varolanı varolan olarak tasavvur ettiğinde düşünmektedir? Varlıktan söz ederken de varolan olarak varolanı kastetmektedir. [Bu düşünme biçimiyle] Varlığın insan varlığıyla köklü bağına engel olmaktadır.?
Varlık?ı düşünme çabası Heidegger düşüncesinin ağırlık merkezini oluşturur. Varlığın unutulmuşluğunu Heidegger, Batı?nın felsefe yapma geleneğini gerisingeri Platon?a kadar takip ederek, oradaki kırılma noktasını tespit edip yüzünü Parmenides ve Heraklitos gibi düşünürlerin aforizmik-şiirimsi düşüncesine döner.
Kitabı yayına hazırlayan Ahmet Aydoğan?a göre, Heidegger düşüncesinin bugün için tuttuğu önemi ortaya koyan nokta da budur. Ona göre, insanlar ?varolanın Varlığına uygun düşme? olarak tanımlanabilecek düşünme (Denken) arayışında olmadıkları gibi, bu doğrultuda kendilerinden beklenenin tam tersini yapıyor ve hemen her şeyi kendilerine uydurmaya çabalıyorlar. Hiçbir şeyin kendisi olmasına müsaade edilmediği gibi, insanlar da kendileri olmaktan çıkıyorlar. Sahiciliğin bu kaybı böylelikle insanın kendisini bilerek ya da sözkonusu uygunluktan da ebediyen mahrum bırakıyor. Aydoğan?a göre ?İnsan hiçbir zaman bugünkü kadar büyük bir açlıkla varlığa saldırmamıştı ve hiçbir zaman bugünkü kadar varlıktan yoksun olmamıştı.?

HEIDEGGER / Say Yayınları
Çeviren ve Hazırlayan: Ahmet Aydoğan,
2008 / 534 sayfa

İçindekiler
Varlık ve Zaman, Varlık ve Hakikat, Sanat ve Hakikat, Düşünmek Ne Demektir?, Doğu ve Batı adlı beş bölümden oluşan kitapta Martin Heidegger?in kendi metinleri ile birlikte, Glen Gray, William Baret, Werner Brock, Keiji Nishitani, Albert Hofstadter, George Pattison, S. L. Bartky, T. R. Quigley, Françoise Dastur, Robert Bernasconi, John D. Caputo gibi ünlü Heidegger yorumcularının da makalelerine yer alıyor.

Tanıtım Yazısı
“Görüşleri kabul edilsin edilmesin, kısmen eleştirilsin veya toptan reddedilsin Martin Heidegger, bugün dünyanın geldiği nokta açısından, çağdaş düşünürler arasında en fazla anlaşılmaya muhtaç olanlardan biridir. Elinizdeki kitap, kendi anadilinde olduğu gibi, çevrildiği bütün dillerde de anlaşılmazlıkla yaftalanarak takdim edilen düşünürün önündeki bu sıfatın ağırlığını bir nebze olsun hafifletebilmek için, en fazla bir bu kadar daha tutan hazır malzemenin dışarıda bırakılmasıyla ve sahasında en yetkin metinler arasındaki özenle yapılan seçkiyle oluşturulmuştur. Kitabın en başta ve öncelikli olarak gözettiği şey anlaşılırlıktır. Anlaşılırlıktır ama başka bir şeyi değil, bu büyük düşünürün, düşünce serüveni içinde, elbette böyle bir kitabın boyutlarının elverdiği ölçüde, bütün yönleriyle anlaşılmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir.”

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe
Felsefenin Abc?si – Prof. Dr. Önay Sözer

Felsefe nedir? İnsandaki ?bilme arzusu?nun felsefeye bir katkısı olmuş mudur? Varlık mı özden önce gelir, öz mü varlıktan? Felsefe metafiziğe...

Kapat