Hem fiildir hem isim, bu ne biçim bir cisim

Türkçeyi Hintavrupa dillerinden ayıran en temel özelliklerden biridir: Fiil kökü isim olmaz!

Ya da şöyle diyelim: Fiil kökü ile onunla eşsesli isim arasında anlam bağı yoktur. Atmak başka at başka. İtmek başka it başka. Keza karmak/kar, yüzmek/yüz, yanmak/yan, gezmek/gez, uçmak/uç, ermek/er, artmak/art, açmak/aç… Say sayabildiğin kadar. Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeleri kadar temel bir dil kuralı.

Görünürde birkaç tane istisna var. Savaş, barış, şiş, göç, belki sık, bir de affedersiniz bunun noktalı hali. Ama bunların da en azından bir kısmını açıklayabiliyoruz. Türkçede biliyorsunuz bir fiilden isim yapan +iş eki var, bir de işteşlik ve dönüşlülük fiili yapan +işmek eki var. Birincisine örnek alış, ediş, vuruş; ikincisine alışmak, edişmek, vuruşmak. Kökümüz alış değil, al; yani sorun yok. Savaş ve barış besbelli *sava- ve *barı- fiillerinden gelme türevler, kök fiilleri kaydedilmemiş de olsa. Şişik anlamında şiş ise bence şişiş sözcüğünden sıkıştırılmış olmalı.

Peki, vatanist gençliğin zihinsel evreninin merkezi olduğu anlaşılan o öteki şeyin adını ne yapacağız? Orada da sondaki /k/ sesi iki ayrı işlevle kullanılmış olabilir mi?

Bakın o kadar da fantezi değil. Türkçede “idrar etmek” anlamına gelen siymek fiilini bilirsiniz değil mi? Çok eski bir Türkçe sözcüktür, Ortaasya Türkçesindeki aslı siymek değil sidmek’tir, sidik de oradan gelir. Oradaki +d’nin de ek olması kuvvetli ihtimaldir; yani nihai fiil kökü *simek olmalıdır. E, Türkçede alet ve işlev adı yapan bir +(i)k eki var. Ekleyin bakalım ne oluyor.

Fiili nasıl açıklayacağız? Eski Türkçede dönüşlü (yani refleksif) fiiller yapan +ik- ekini varsaysak anlam bağı oluşmuyor, olmaz. Acaba çakmak, sokmak, sıkmak, yıkmak, yakmak gibi haşin eylemlerde hep karşımıza çıkan /k/ sesi, eski ve unutulmuş bir fiil yapım eki midir diye geliyor insanın aklına. Toprağı bol olsun Gerard Clauson böyle bir intensif ekinin varlığını ısrarla savunmuştu, ama Marcel Erdal’dan ağzının payını aldı. Gene de haklı mıydı? Yok, emin değilim, sadece fikir gezdirmece benimki.

§

Bir kelimeyi kullanmadan etrafında dolaşma sanatına eski belagatte icaz deniyormuş. Frenkçesi périphrase veya periphrasis. Becerdim değil mi?

Sevan Nişanyan
20 Kasım 2009
Kelimebaz
Propaganda Yayınları

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Hiçbir dil “fonetik” denilen imlayı uzun vadede koruyamaz. Türkçede de göreceksiniz öyle olacak

Kapat